YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1654
KARAR NO : 2009/7746
KARAR TARİHİ : 07.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi ve davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.04.2007 gün ve 2007/2703-4927 sayılı kararı ile, Mahkemenin çekişmeli … Köyü 25556 ada 7 sayılı parsele ilişkin hüküm onanmış, aynı ada 6 sayılı parsele ilişkin hüküm ise “25556 ada 6 sayılı parsele ilişkin Hazine tarafından açılan tapu iptal tescil davasının reddine ilişkin kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, 6 sayılı parselin tamamının 111 sayılı kadastro parselinin çap sınırları içinde kalmadığı, bir bölümünün genel kadastroda orman sınırları içinde olduğu için tapulama dışı bırakılan 364 sayılı parselden ifraz edildiği, bu bölüm için kesin hüküm olmayacağı, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte çekişmeli 6 sayılı parselin 111 sayılı parsel içinde kalan bölümü ile bu parsel dışında kalan bölümlerinin saptanması ve infaza elverişli kroki düzenlettirilmesi, kesin hüküm kapsamındaki bölüm için davanın reddine, kesin hüküm kapsamı dışındaki bölümün, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve Devlet ormanları ile çevrili olduğundan bu işlemin, iptaline karar verildiği, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, Akdeniz makisi olarak ayrılmışsa da, yörede çalışan makiye ayırma komisyonunun ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı gibi, makiye ayrılan yerler için özel yasaları uyarınca tapu kayıtlarının oluşturulmadığı, bu nedenleri makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği gözetilerek bu bölüm için davanın kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, … köyü 25556 ada 7 sayılı parsele ilişkin hüküm onanarak kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 25556 ada 6 sayılı parselin ise bozma kararından sonra alınan bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 14 m2 ve ve C ile gösterilen 260 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin tapu kayıtlarının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline, 6 sayılı parselin geri kalan bölümlerine ilişkin davanın reddiyle bu bölümün davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi ve davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 15.12.1989 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
-2-
2009/1654-7746
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazların incelenmesiyle sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 1261 m2 yüzölçümünde, tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli imar parseli, arazi kadastrosunda vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ½ şer pay ile … … ve … … adlarına tesbit edilip, … Yönetiminin açtığı davanın reddine ilişkin Tapulama Mahkemesi kararının kesinleşmesiyle tesbit gibi gerçek kişiler adına tapuya tescil edilen 15450 m2 yüzölçümündeki … köyü 9 sayılı parselden, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifrazen payları oranında … … adına oluşmuş, satış ile … Hayyar’a geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, çekişmeli taşımaz, 1946 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, 1963 yılında arazi kadastro ekiplerince bu durum göz önünde bulundurulmadan ikinci kez kadastrosunu yaparak o tarihde kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalmaya devam eden taşınmaz hakkında sicil oluşturduğuna, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayalı Yasanın 22/1. maddesi hükümlerine göre ” Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edileceğine “, bu nedenle orman kadastrosundan sonra yapılan kadastronun ikinci kadastro olması nedeniyle T.M.Y.’nın 1026 (EMY. 934, İsviçre MY. 976) maddesi hükmüne göre iptal edilmesi gerektiğine, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre ikinci kadastronun bulunduğu hallerde uygulanamayacağına, karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalı tarafın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/05/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.