YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3975
KARAR NO : 2023/2400
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2013 tarihli ve 2013/4979 Soruşturma, 2013/1781 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma, tehdit, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 149 uncu maddesinin (a) ve (h) bentleri, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2013 tarihli ve 2013/128 Esas, 2013/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 54 üncü maddesi gereği suçta kullanılna bıçağın müsaderesine karar verilmiştir.
3. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2013 tarihli ve 2013/128 Esas, 2013/204 Karar sayılı kararının katılan ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2014/13024 Esas, 2018/1453 Karar sayılı kararı ile 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet ve yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin onanmasına; tehdit suçundan kurulan mahkumiyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının ise,
1) 29.04.2013 günü gece saat 01:30 sıralarında, terminale yolcu bırakmaya gelen yakınan …’nın aracına sanık …’nin izinsiz olarak binip, boğazına bıçak dayamak suretiyle yakınanı ormanlık alana götürüp, basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde darp ettikten sonra aracın bagaj kısmını yakınanı bindirip, bir müddet yol aldıktan sonra ıssız bir yerde tekrar indirip darp ettiği, yakınanın fenalaşması üzerine yol boyunca ‘polise anlatırsan seni öldürürüm’ diye tehdidine devam edip, yakınanı hastaneye götürüp tedavisini yaptırdığı olayda; her ne kadar aracın bagaj kısmında kan izine rastlanılmamış ve olayın meydana geldiği yerlerde suça dair herhangi bir iz veya emare bulunamamış ise de; yakınanın olaya ilişkin değişmeyen beyanları, kamera kayıtları, yakınanın adli raporu, tanık beyanları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin sübut bulduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
2) Kabule göre de; sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 106/1. maddesindeki tehdit suçunun, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34.maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunulup, sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/355 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2018/355 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18.11.2021 tarihli ve 2021/985 Esas, 2021/21273 Karar sayılı kararı ile;
“Olay gecesi sanığın, aralarında husumet bulunan ve taksici olan mağdurun taksisine binerek boğazına bıçak dayamak suretiyle aracı Hışıroğlu mevkiindeki ormanlık alana sürmesini istediği, aracı belirttiği noktaya götüren mağduru araç içerisinden çıkartıp darp ettikten sonra aracın bagajına kilitlediği ve mağdurun elinden kontak anahtarı alarak aracı Pınarönü mevkiinde bir fabrikanın önüne doğru sürdüğü ve burada mağduru araçtan çıkarıp “seni öldüreceğim” şeklinde tehdit ederek mağduru tekrar darp ettiği ve aldığı darbeler nedeniyle bayılacak duruma gelen mağduru aracın ön sağ koltuğuna oturtarak hastaneye götürmeye karar verdiği, yolda da mağdura “seni hastaneye götürüyorum, bu olayla ilgili polise birşey anlatırsan seni yaşatmam” şeklinde tehditte bulunduğu olayda, sanığın mağduru hastaneye götürürken de alıkoyma fiilinin henüz sona ermediği, eyleminin bir bütün olarak TCK’nın 109/2, 3-a madde ve fıkralarında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği gözetilmeden, eylemin ikiye bölünerek ayrıca tehdit suçundan da yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2021/169 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın katılanı bıçakla tehdit edip yaralayarak hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Katılan aşamalarda, kullandığı ticari taksi ile terminale müşteri bıraktığı sırada husumetli olduğu sanığın aracın ön koltuğuna oturarak bıçağı boğazına dayadığını ve Hışıroğlu mevkiinde bulunan ormanlık alana doğru aracı sürdürdüğünü, bahse konu yerde araçtan indirip bıçağın arka kısmıyla yüzüne ve kafasına vurduğunu, darbelerin etkisiyle yere düştüğünü, kendisini yerden zorla kaldırarak aracın bagajına kilitlediğini ve bir süre sonra mantar fabrikasının orada kendisini tekrar araçtan indirip kafasına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurduğunu, darp ettiği sırada da öldürmekle tehdit ettiğini, sonra da aracın ön koltuğuna oturtarak “seni hastaneye götürüyorum, bu olayla ilgili ifade verirsen polise birşey söylersen seni yaşatmam” diyerek tehdit ettiğini, kendisine ait cep telefonunu da alarak yardım istemesini engellediğini, sanığın kendisini hastaneye götürdükten sonra doktor ve hemşirelere olanları anlatması üzerine kolluğa haber verildiğini belirtmiştir.
3. 29.04.2013 tarihli CD çözüm tutanağı ile terminalden edinilen kamera kayıtlarına göre olay gecesi 01.15 sıralarında sanığın katılana ait ticari taksinin ön sağ tarafa bindikten sonra terminalden çıkış yaptığı belirlenmiştir.
4. 29.04.2013 tarihli CD çözüm tutanağı ile Devrek Devlet Hastanesinden edinilen kamera kayıtlarına göre saat 02.24’de hastane bahçesine katılana ait ticari taksinin geldiği, aracın acil girişi yanında park yerinde durduğu, ön yolcu kapısından inen şahsın katılan, şoför kapısından inen şahsın ise sanık olduğu, araçtan indikten sonra sanığın katılanın koluna girerek hastaneye giriş yaptıkları, doğrudan acil muayene odasına girdikleri, içeride beş dakika kalan sanığın muayene odasından çıktığı ve gelirken kullanmış olduğu katılana ait araç anahtarını elinde tuttuğu, o sırada polis otosunun geldiği ve sanığın üst aramasının yapıldığı belirlenmiştir.
5. a) Devrek Devlet Hastanesinin acil servisinde doktor olarak görev yapmakta olan M.A., olay gecesi saat 02.00 sıralarında yaralı bir şahsın hastaneye getirildiğini, yürüyebilecek durumda olmadığı için sanığın da kolundan girmiş olduğunu, sanığa sorduklarında 4-5 kişi tarafından dövülürken ellerinden kurtardığını anlattığı halde, katılanın sanık müdahale odasından çıktıktan sonra kendisini yaralayan şahsın sanık olduğunu, araç anahtarını ve telefonunu da aldığını belirtmesi üzerine kolluğa haber verdiklerini,
b) Devrek Devlet Hastanesinin acil servisinde tıp teknisyeni N.S. ve hemşire N.Ç., doktor M.A.’nın beyanlarını teyit etmekle birlikte sanığın, katılanın elinden cep telefonunu annesini aramak istediğini söyleyip aldığına bizzat şahit olduklarını, kendilerine sanık ile ilgili anlattıklarını aynı şekilde polis memurlarına da anlattığını,
İfade etmişlerdir.
6. 29.04.2013 tarihli görgü tespit tutanağı ile katılana ait ticari takside yapılan incelemede ön kaput üzerinde dağınık bir vaziyette kan izlerinin olduğu, 29.04.2013 tarihli olay yeri inceleme raporu ile ön cam silecek üzeri, ön cam ve sağ kapı eşiği üzerinde kurumuş kırmızı renkli lekelerin olduğu belirlenmiştir.
7. 29.04.2013 tarihli tutanak ile katılana ait araç anahtarı ve cep telefonunun sanıktan teslim alındığı belirlenmiştir.
8. 02.05.2013 tarihli tutanak ile Devrek Devlet Hastanesi Acil Servisinin giriş kapısının sağ tarafında çalılıkların altında bulunan ve üzerinde kan izleri olan bıçak katılan tarafından olay sırasında sanığın kullanmış olduğu bıçak olduğuna dair teşhiste bulunduğu belirlenmiştir.
9. 08.05.2013 tarihli adli tıp uzmanınca düzenlenen rapor ile katılanın sol frontopiratietal ve perseptal sefal hematoma ve subkonjuktival hemorojiye neden olan yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirlenmiştir.
10. Sanık kollukta ve savcılıkta 4-5 kişi tarafından darp edilirken katılanı onların ellerinden kurtarıp hastaneye götürdüğünü; kovuşturma aşamasında ise katılan ile karşılıklı birbirlerini darp ettiklerini, korkusundan önceki aşamalarda farklı şekilde beyanda bulunduğunu ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, bu anlatımları destekleyen tanık beyanları, kolluk tutanakları, kamera kayıtları çözüm tutanakları, doktor raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, katılanın boğazına bıçak dayayıp öldürmekle tehdit etmek ve darp etmek suretiyle hürriyetinden alıkoyan sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2021/169 Esas, 2022/168 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.