Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17084 E. 2009/2738 K. 19.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17084
KARAR NO : 2009/2738
KARAR TARİHİ : 19.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi genel mahkemede 19.03.1976 tarihinde açtığı dava ile dava dilekçesi ekinde sunduğu dilekçede hudutları ve mevkileri belirtilen taşınmazların murisi … dan kaldığını ve taksim edilmediğini belirterek tüm mirasçılar adlarına tesciline talep etmiştir. Yörede 1981 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları ile çekişeli taşınmazlarla ilgili olarak kadastro tespit tutanakları … haneleri açık olarak düzenlenerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinin 16.10.2000 tarih 1983/4-11 sayılı ilamı davalılar orman yönetimi ve hazine tarafından temyiz edilmiş ,dairemizin 27.3.2003 tarih 2003/1321-2161 sayılı kararı ile “öncelikle davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediğinden orman oldukları kabul edilen 197, 198 ve 388 parsellerin tamamı ile 259 parselin 3634.90 m2’lik bölümünün ve hamtoprak olarak tesciline karar verilen 149 parsel ile mera olarak sınırlandırılan 101 parsele ilişkin olarak hükmün kesinleştiği, davalıların bu parseller dışında kalan yerler için hükmü temyiz ettikleri belirtilerek, uzman orman bilirkişi raporlarının bazılarında resmi belgelere dayalı olarak uygulama yapılmadığı,bazılarının amenajman planını esas aldıkları, en son orman bilirkişi tarafından ise keşfi yapılmayan taşınmazlar ile ilgili olarak rapor verildiği ve resmi belgelerdeki işaretleme ile kadastro çapındaki konumlarının farklı oldukları, bu nedenle uzman bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu, ayrıca dosyada ziraat mühendisi bilirkişinin uzmanlığına başvurulmadığı, çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları ile komşu taşınmazlara ilişkin vergi kayıt ve belgelerin uygulanmadıkları, bu nedenle yeniden mahallinde keşif yapılarak üç uzman orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve fenni bilirkişi ile çekişmeli taşınmazların resmi belgelerdeki konumlarının belirlenmesi, dava sonra ise orman olmadıkları saptandığında çekişmeli taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtları ile komşu taşınmazların dayanakları olan kayıt ve belgelerin uygulanması, hudutta orman bulunduğundan miktar fazlasının ormandan açıldığının düşünülmesi ,yerel bilirkişi ile zilyetlik tanıklarının çekişmeli taşınmazlarla ilgili olarak beyanlarının alınması ,ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığının ve 3402 Sayılı Yasanın 14.maddesindeki koşulların araştırılması gerektiği” gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda, davanın kabulüne çekişmeli 14, 15, 16, 56, 57, 80, 100, 104, 161, 258, 274, 389, 391 ve 409 parsellerin … mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.Hüküm davalılar Orman Yönetimi ile Hazine tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, kadastro tespitine itiraz davası niteliğindedir.
Yörede davanın yargılaması sırasında yapılarak kesinleşmeyen orman kadastro çalışması bulunmaktadır.
1) Toplanan deliller uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli 15, 16, 56, 57, 80, 104, 161, 258 ve 274 parsellerin resmi belgelere davayı olarak yapılan incelemede orman olmayan açık alanda kaldıkları, orman sayılmayan yerlerden oldukları, revizyon gören vergi kaydı içinde kaldıkları, vergi kayıt miktarından daha az olarak tesbit edildikleri, miktar fazlasının bulunmadığı, komşu parsellerin dayanakları olan vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmazların yönünü davacıların kök murisi olarak gösterdiği, bu taşınmazların kök muristen kaldığı ve mirasçılar arasında taksim yapılmadığı, tesbit tarihine kadar davacı ile diğer mirasçılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu anlaşılmakla bu taşınmazlara yönelik olarak temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece kurulan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Yukarıda belirtilen taşınmazlar dışında kalan taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarına gelince ;
a) Öncelikle çekişmeli 14 parsel sayılı taşınmaz davalı 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte 161 nolu vergi kaydı (kuzeyi … ,güneyi naim ,doğusu … ,batısı yol olan 40 ar miktarlı) ile revizyon görmüş olup, 14, 15 ve 16 parsellerin tesbit miktarlarının vergi kayıt miktarından fazla olduğu,vergi hududunda belirtilen … yönünde orman niteliğindeki taşınmazın bulunduğu anlaşılmakla çekişmeli 14 parselin vergi kayıt miktar fazlası olduğu, miktar fazlasının huduttaki ormanlık alandan açıldığı anlaşılmakla bu taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken,
b) Çekişmeli 100 parsel 101 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte 11 4 nolu mera vasfında kök muris … adına yazılı vergi kaydı ile revizyon görmüş olup, mahkemenin 16.10.2000 tarih 1983/4-11 sayılı ilk kararı ile 101 ve 100 parsellerin dayanağı olan vergi kaydının mera vasfında olduğu, öncesi mera olan taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçeleri ile 101 ve 100 parsellerin mera olarak sınırlandırılmalarına karar verildiği, bu hükmün davacı veya davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediği, ilk kararın sadece davalılar hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün bozulduğu, dolayısı ile çekişmeli 100 ve 101 parsellere ilişkin olarak kurulan ilk kararın kesinleştiği, bu taşınmazların mera olma olgusunun kesinleştiği anlaşılmakla mahkemece bu usuli kazanılmış hakkın gözetilmemesi,
c) Çekişmeli 258 ve 259 parseller 26 nolu vergi kaydı ile (25’ar miktarlı, kuzeyi …, doğusu …, güneyi …, batısı yol olan) revizyon görmüşler, Mahkemenin 16.10.2000 tarih 1983/4-11 sayılı ilk kararı ile 259 parselin 3634.90 m2’lik bölümünün resmi belgelerde ormanlık alanda kalması ve üzerinde orman bitki örtüsünün bulunması nedeni ile orman sayılan yerlerden oldukları kabul edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, bu kararın gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediği,dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamı üzerine 259 parselin kadastro tespit tutanak aslının tapu sicili müdürlüğüne gönderildiği kesinleşen 3634.90 m2’lik bölümünün orman olarak 408 parsel altında tapuya tescil edildiği ve 259 parselin geriye kalan bölümünün ise 409 parsel numarasının verildiğinin açıklandığı, vergi kaydının miktarı itibarı ile ancak 258 parseli kapsadığı, 259 parselin tamamının vergi miktarının dışında kaldığı, vergi hududunda kuzeyde … okuyan yerde orman niteliğindeki taşınmazın bulunduğu, 259 parselden orman olarak tescil edilen bölüm ayrıldıktan sonra geriye kalan 409 parsel olarak belirtilen 3634.90 m2 yüzölçümündeki bölümünde vergi kayıt miktar fazlası olması nedeni ile orman niteliği ile hazine adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesi gerekirken,
d) Çekişmeli 389 ve 391 parsel sayılı taşınmazlar belgesizden tesbit edilmiş olup, komşu parsellerin de belgesizden tesbit edildikleri anlaşılmakta ise de komşu taşınmaların kadastro tespit tutanaklarının kesinleşme şerhlerinin olmadıkları, bu taşınmazın bitişiğindeki 388 parselin mahkemenin kurduğu 16.10.2000 tarih 1983/4-11 sayılı ilk kararı ile eylemli durumda ve resmi belgelerde ormanlık alanda kalması nedeni ile orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilerek orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilerek ,hükmün gerçek kişiler tarafından temyiz edilmemesi nedeni ile kesinleştirilerek tapu kaydının oluştuğu anlaşılmakla ,öncelikle çekişmeli 389 ve 391 parseller ile etrafını gösteren geniş kadastro çapının ve komşu taşınmazlara ilişkin kadastroca oluşan tapu kayıt örnekleri dosyaya getirtilerek çekişmeli 389,391 parsellerin 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece aksine düşünceler ile kurulan hüküm yerinde görülmemiştir.
SONUÇ:1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile çekişmeli 15, 16, 56, 57, 80, 104, 161, 258 ve 274 parsellere yönelik olarak hükmün ONANMASINA,
2) 2.bentte açıklanan nedenler ile çekişmeli 14, 100, 409, 389 ve 391 parsellere yönelik olarak hükmün BOZULMASINA 19/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.