Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1347 E. 2023/1319 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1347
KARAR NO : 2023/1319
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Genel Kent temizliği Çöplerin Toplanması ve Nakli İşi Hizmet Alımı konulu sözleşme imzalandığını, sözleşmenin son bulmasından kaynaklı davalı kurumun sözleşme bedelinin %5’ine tekabül eden tutarın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bedel farkının henüz muaccel olmadığını, Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu 34. maddesi 2. Fıkrası ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği 249. maddesinde; kamu idarelerinin nakdi mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde bütçe emanetine alınan tutarlar muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ilgilere ödendiğini, bu hükme göre alacak muhasebe kayıtlarında sıraya alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 24.12.2017 tarihli 669 sayılı kararnamenin 127. maddesi ile 375 sayılı KHK’ye geçici 23. ve 24. maddelerin eklendiği buna göre aynı ihale sözleşmesi kapsamında hem personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı hem de personel çalıştırılmasına dayalı olmayan hizmet alımının bulunması halinde, işçi statüsüne geçiş işleminin yapıldığı tarih itibari ile personel çalıştırılmasına dayalı olan kısımlar için iş eksilişinin yapılmış sayılacağı, idareler tarafından oluşturulan kurul tarafından belirlenen miktarın 4735 sayılı Yasaya göre en geç üç ay içinde yükleniciye ödeneceğinin düzenlendiği, bu düzenleme karşısında davalı … tarafından tasfiye kurulu oluşturulduğu ve 01.06.2018 tarihli raporla davacı yükleniciye 255.275,91 TL ödeme yapılacağı karar altına alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, KHK kapsamında karar verildiğini, normlar hiyerarşisinde kanunun KHK’dan önce geldiğini, kanun hükmü gereği borcun ödeme sırası henüz gelmemiş olduğunu, muaccel olmayan alacak için icra takibi düzenlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, borcu inkar etmeyen davalı idare hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TBK’nın 90.maddesi gereğince, her borcun doğduğu anda muaccel olacağı, sürelerin sözleşme şartlarından veya hukuki ilişkinin özelliğinden tespit edileceği, davalı idarenin iç işleyişine ilişkin yasa hükmünün özel hukuk sözleşmesine uygulanamayacağı, 5018 sayılı Yasanın 34. maddesinin muacceliyete ve borcun ilama bağlanmasına engel teşkil etmeyeceği alacağın takip tarihinde muaccel hale geldiği, davacının ödemeyi talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.