Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13036 E. 2023/3178 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13036
KARAR NO : 2023/3178
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin taşınmazı üzerinde tarihi eser niteliğinde olan taş bina olduğunu, binanın 200 yıldan fazla zaman önce yapıldığını, tescilli bina olduğunu, metrekare fiyatlarının normal betonarme binalara göre daha fazla olduğunu, taşınmazın … meydanında Belediye ve hükümet binalarına, çarşı merkezine yakın olduğunu, ulaşım imkanlarından yararlandığını belirtmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 22015, 216 Esas, 2016-241 sayılı kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 2017/17269 Esas ve 2019/3946 Karar sayılı ilâmı ile dava konusu taşınmazın sit alanında olması nedeniyle bedelinden indirim yapılması, dava konusu taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulması halinde kesilecek düzenleme ortaklık payı oranının kesilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/205 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.12.2021 tarihli ve 2021/4853 Esas, 2021/15457 Karar sayılı ilâmı ile aynı bölgeden Dairemize intikal eden dava dosyalarında %40 düzenleme ortaklık payı kesildiği ve Dairemiz denetiminden de geçerek onandığı anlaşıldığından, taşınmazın tespit edilen m² birim fiyatından %10,14 oranında düzenleme ortaklık payı düşülerek hesaplama yapılmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi doğru bulunmayarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, İzmir ili, … ilçesi, … Mahallesi 108 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma gerekçelerine aykırı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, zemin ve zeminüstü bedellerin düşük belirlendiğini, düzenleme ortaklık payının ve yıpranma oranının yüksek alındığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 rarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. Dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından mahkemece verilen ikinci kararla ortaya çıkan 13.572 TL fark bedele 30.09.2015 tarihinden ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken faizin başlangıç tarihinin ilk karar tarihi olarak belirlenmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkemece kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile gerekçeli kararın dördüncü paragrafında geçen ”karar ilk karar tarihi olan 31.03.2016 ile karar tarihi 05.07.2022 tarihine kadar işlemiş yasal faiz ile davacıdan mükerrer ödeme olmaması kaydıyla alınarak davalıya ödenmesine ” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine ” 30.09.2015 tarihinden karar tarihi olan 05.07.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine ” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.