Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18015 E. 2009/1646 K. 09.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18015
KARAR NO : 2009/1646
KARAR TARİHİ : 09.02.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yöneğtimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine 25.09.1972 tarihinde…. ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçe ile …. Köyünde davalıların miras bırakanları adına kayıtlı Cemazülevvel 1289 tarih 103 numaralı tapunun yüzölçümünün 8 dönümden 167 dönüme çıkarıldığını, ancak tapunun tezyid edildiği yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirerek, tezyid edilen miktarın iptali ile davalıların elatmalarının önlenmesini istemiş; mahkemenin 1972/95 esas numarasında kayıtlı bu davanın yargılaması sırasında, Orman Yönetimi de davaya dahil edildikten sonra davanın kabulüne karar verilmiş ise de Orman Yönetimi ve davalıların temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.12.1984 gün 7556-7781 sayılı kararı ile “davanın devamı sırasında, 1978 yılında yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazlara 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 sayılı parsel numarası ile tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği”nin açıklanması üzerine dosya Kadastro mahkemesine aktarılarak 1988/1 esas numarasına almıştır.
Davacı Hazine,…. … ve arkadaşları aleyhine bu kez kadastro mahkemesine verdiği 15.08.1979 tarihli dilekçe ile 440 parselin orman; 428, 430, 431, 432, 433 parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, tapulama komisyon kararının iptali istemiyle dava açmış, bu dava 1979/284 esas numarasını almıştır.
Davacı Orman Yönetiminin 429 parselin 1972 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tespit maliki … … aleyhine açtığı dava 1979/273 esas numarasını almıştır.
Davacı … mirasçılarının 21.08.1979 tarihinde … ve arkadaşları aleyhine 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439 ve 440 sayılı parsellerle ilgili olarak 159 numaralı vergi kaydı ve 1341 tarih 38 numaralı tapu kaydına dayalı olarak açtıkları dava 1979/285 esas numarasını almıştır.
Davacı … mirasçıları aynı davalılar aleyhine 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 sayılı parsellerin kendi zilyedlikleri altında olduğu iddiasıyla açtıkları dava Kadastro mahkemesinin 1984/1 esas numarasına kaydedilmiştir.
Davacı … tarafından 28.07.1979 tarihinde … ve arkadaşları aleyhine açılan davada 428, 430, 431, 432, 433, 440 parsellerin davalılarla müşterek olarak tespit edilmişse de 07.11.1964 tarihli senetle …’den satın alındığı 15 dönüm yerin müstakilen kendi adına tespiti gerektiği iddia edilmiş, bu dava 1979/287 esas numarasını almıştır.
Davacılar … ve arkadaşları tarafından … ve arkadaşları aleyhine açılan davada 428, 430, 431, 432 ve 433 sayılı parsellerin kendilerine ait 1341 tarih cilt 38’de kayıtlı tapu kapsamında olduğu, bu kaydın Eylül 1960 tarih 18 ve Şubat 1967 tarih 4 numaralı tapu ile birleştirildiği iddiasıyla adlarına tescil istenmiş, bu dava Kadastro mahkemesinin 1980/85 esas numarasında yürütülmüştür.
Davacı Limanköy Tüzelkişiliğinin Hazine ve İğneada Belediyesini hasım göstererek açtığı davada 437, 438 ve 439 sayılı parsellerin Limanköy sınırları içinde oLmasına rağmen İğneada sınırları içinde tespit görmüş olması nedeniyle tespitin iptali istenmiştir.
Yukarıda belirtilen tüm dosyalar kadastro mahkemesinin 1979/284 esas numaralı dosyasında birleştirildikten sonra … ….. İnşaat AŞ., … … …..,….ve arkadaşları dava konusu taşınmazlarda bir kısım yerleri kadastrodan önce satın aldıkları iddiasıyla davaya müdahil olmuşlar, mahkemece 07.03.1999 günü verilen kararla;
440 parselin 35000 m2 kısmının orman niteliğiyle; 29430 m2 kısmının … niteliğiyle Hazine adına,
429 parselin 4000 m2 kesiminin orman niteliğiyle Hazine,15100 m2 kesiminin … … ….., 900 m2 kesiminin … … … adına,
434 parselin tespit gibi sazlık, bataklık göl olarak sınırlandırılmasına, 435 parselin tespit gibi arsa niteliğiyle İğneada Belediyesi adına, 436 parselin tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına,
438, 439 parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, Limanköy Tüzel- kişiliğinin açtığı davanın reddine,
428, 430, 431, 432, 433 parsellerde Hazinenin miktara yönelik davasının kabulü ile artırılan 167.425 m2 bölümün iptaline, ilk tapu miktarı olan 8 dönüm kısmın tapu maliki mirasçıları … …. ve arkadaşları adına, tapu miktar fazlası kısmın ise tesbit gibi zilyedleri adına tesciline karar verilmiş, kararın Orman Yönetimi, Hazine ve davacı …. … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 23.11.2000 gün 9670-9701 sayılı kararı ile davacı gerçek kişilerin temyizinin süre yönünden reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizinin kabulüne çekişmeli taşınmazlar hakkında Orman Yönetimi tarafından açılmış bulunan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/42 sayılı orman kadastrosuna itiraz davasının krokisinin uygulanması, tahdide konu olmayan yer varsa bu kesimin eski tarihli resmi belgelerdeki konumunun belirlenmesi, orman olmayan yer varsa bu yerlerde 3402 sayılı yasanın 14. ve 17. maddeleri koşullarının araştırılması gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 428, 430, 431, 432, 433 parsellerde 8 dönümük ilk tapu miktarının zeminde 72.420 m2 yere revizyon görmüş olması nedeniyle oranlama yapılarak hüküm yerinde gösterilen oranlar dahilinde tapu maliki mirasçıları olan davacılar adına, kalan kısmın zilyedlikle kazanılacak yerlerden olması nedeniyle adlarına tespit yapılan davalılar adına,
440 parselin O3 işaretli 36.635 m2 bölümünün orman niteliğiyle, kalan 27.795 m2 bölümünün … niteliğiyle Hazine adına,
429 parselin O1 işaretli 1737 m2 bölümünün ve O2 işaretli 2556 m2 bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, 900 m2 bölümünün … …. …, 14807 m2 bölümünün … … Horuz adına tesciline,
427, 434, 435, 436, 437 parseller yönünden kadastro tespiti kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
438 parselin tespit gibi orman, 439 parselin tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tesciline”karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede 1968 yılında “Kasapmerası serisi devlet ormanı” nın tahdidi yapılmış, tahdide karşı orman yönetimi tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 1970/42-1981/19 E.K. sayılı dosyanın 14. Hukuk Dairesinin 1981/7168-6130 sayılı kararı ile onanmıştır. Ayrıca, yargılamanın devamı sırasında 1991 yılında 3302 sayılı yasaya göre yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile daha önce orman olan yerlerin bir kısmı orman sınırı dışına çıkarılmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacı Hazine, 25.09.1972 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/95 sayılı dosyasında davalı … ve 7 arkadaşı aleyhine açtığı davada C.Evvel 1289 tarih V.96 D.8 numaralı sicilden gelen 8 kil yüzölçümlü ve sınırları yol ve göl, sıçan yolu, meşelik olan tapu kaydının tapu malikleri tarafından hasımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucu mahkemenin 1959/23-1959/258 sayılı kararıyla yüzölçümünün 167.425 m2’ye çıkarıldığı ve sınırda bulunan devlet ormanlarının ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin tapu kapsamına alındığından, hükümsüz ve geçersiz olan Eylül 1960/18 numaralı tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece 03.04.1984 gün ve 1972/95-21 sayı ile davanın kabulüne karar verilmişse de, tarafların temyizi üzerine 14. Hukuk Dairesi tarafından görevsizlik kararı verilmesine işaret edilerek bozulmuş ve dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece aktarılan 1972/95 sayılı dosyanın konusunun 427 ila 433 numaralı parseller olduğu ve yine tapu malikleri ile zilyetler arasında ve Belediye-Hazine-Köy arasında görülen ve 427 ila 433 sayılı parseller ile 434 ila 440 sayılı parseller hakkındaki kadastro tespitine itiraz davaları da bu davalar ile birleştirildikten sonra, Kadastro Mahkemesinin 07.03.1997 gün ve 1979/284-1 sayılı kararıyla 440 sayılı parselin 35.000 m2 bölümünün orman, kalan 29.430 m2 bölümün Hazine adına, 429 sayılı parselin 4000 m2 bölümünün orman, 15.100 m2 bölümünün … … Horuz, 900 m2 bölümün … …. …, 434, 435 ve 436 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, 438 ve 439 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine, 428, 429, 431, 432, 433 sayılı parsellerin aslı 8 dönüm olan tapu miktarına göre şuyulandırılarak toplam yüzölçümü göz önüne alınarak 8000 m2’ye karşılık olan payların malikleri … …. ve arkadaşları adına, fazlasının da zilyetleri adına tesciline karar verilmiş, bu kararın Hazine, Orman Yönetimi ve Rafi … mirasçıları tarafından temyizi üzerine, ….. mirasçılarının temyiz itirazlarının reddine, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile orman kadastrosuna itiraza ilişkin kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.03.1981 gün ve 1970/42-19 sayılı kararın dayanağı krokinin uygulanması ve orman olan-olmayan bölümler belirlenerek zilyetlik yönünden gerekli araştırmanın yapılmasına işaretle bozulmuştur. Bozmaya uyulduktan sonra önceki karardan farklı olarak orman olan yerlerin yüzölçümü biraz daha arttırılarak ve daha önce orman olarak tescil edilen 439 sayılı parsel hakkında oluşan usulü kazanılmış hak göz önünde bulundurulmadan arsa niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilerek hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Orman kadastrosuna itiraza ilişkin kesinleşen 24.03.1981 gün ve 1970/42-19 sayılı kararın dayanağı olan ve Orman Yüksek Mühendisi Dr…. … tarafından düzenlenen 1/10000 ölçekli haritada 1, 2, 3, 4 numaralarla işaretli turuncu renge … bölümlerin orman sınırı içine alındığı anlaşılmaktadır. Sözü edilen bu haritanın uygulanması sadece 75,402/1 orman sınır noktaları ile yapılmış, diğer noktalar kadastro paftası üzerinde gösterilmediği için denetleme olanağı bulunmadığı gibi 06.07.1979 tarihli keşiften sonra bilirkişi … … tarafından düzenlenen haritada …..olarak işaretlenen bölümün dava konusu parseller içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa o tarihte dahi bu yerlere zilyet edilmediği, esasen devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle kişiler adına tescil edilemeyeceği düşünülmemiş, davacıların dayandığı 8 kil yüzölçümlü ve sınırları yol, göl, … Yolu liman yolu olan tapu kaydının bu yerlere nasıl uyduğu, sınırların nerelerden geçtiği konularında bilirkişilerden ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmamış, eski tarihli memleket haritasından yararlanılarak bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmemiş, … ve orman bilirkişisinden dava konusu 427 ila 440 sayılı parselleri bir arada gösterir orman kadastro hattı ile irtibatlı, keza orman kadastrosuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararı ile irtibatlı kroki alınmamış, dava konusu taşınmazların eski tarihli (1960 tarihli) memleket haritasında yer yer … olarak gözüktüğü ve halen … olduğu ve orman kadastrosuna itiraz davasında Orman Mühendisi Bilirkişi Dr…. …’in bu çayırlık ve bataklık yerlerin ormanın ve … Gölünün doğal uzantısı olduğunu bildirdiği halde, bu konularda memleket haritası ve … fotoğraflarından yararlanılarak bilirkişiden rapor alınmamış, keza davacı Hazine 25.09.1972 tarihli dava dilekçesinde 75 dönüm arazinin tescili için 1967/54 sayılı dosyada dava açtığını ve Rafi … ve arkadaşlarının, sözü edilen ve mahkeme kararıyla yüzölçümü arttırılan tapu kaydına dayanarak tescil davasına karşı çıktığı bildirildiği halde, bu dosyanın akibeti araştırılmamış ve 1967/54 sıyılı davaya konu olan yerlerin kadastro sırasında tespit tutanaklarının düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise parsel numaralarının ne olduğu ve kimler adına tespit edildiği araştırılmamış bu davaya konu olan yerlere tespit tutanağı düzenlenmişse … hanelerinin açık olacağından mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibi adına tescil edilip, düzenli sicil oluşturulması gerektiği düşünülmemiş, daha önceki kararla orman olarak tesciline karar verilip kesinleşen 439 sayılı parsel arsa niteliği ile tescil edilerek Orman Yönetimi yararına oluşan usulü kazanılmış hak ihlal edilmiş ve Hazinenin açtığı 1972/95 sayılı dosyanın 06.10.1983 günlü yapılan keşfinde 8 dönümlük tapu kaydının, tapu maliklerince kullanılan kısmının eski fabrika binası ve etrafı olduğu ve o yerlerin de 1946 yılında ormanların devletleştirilmesiyle Hazineye geçtiği, yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından söylenmiş ve hazır bulunan taraf vekillerinin huzuruyla ve yer göstermesi ile yapılan keşif sonucu İnşaat Yüksek Mühendisi…ve Orman Mühendisi …tarafından düzenlenen 17.02.1984 tarihli 1/5000 ölçekli krokide dava konusu yerin 387 ila 402 orman sınır noktalarının doğusunda ve yanı krokide Sıçan Yolu olarak işaretlenen yolun batısında kalan ve 1970/42 sayılı orman kadastrosuna itiraz dosyasında Dr…. … tarafından düzenlenen krokide 2 numara ile işaretlenen yer ile bu yerin güneyinde bulunan …. Çiftliğine giden yolun kuzeyindeki yer olduğu (tahminen 421, 1027, 1011 ve 1028 sayılı parseller ve civarı) ve bu krokide tapu kapsamının büyük bölümünün orman tahdidi içinde kaldığı, sadece 388 orman tahdit sınır noktasından doğuya doğru çizilen hattın güneyinde kalan ve içinde kuyu bulunan, doğusu 25 metre, güneyi 150 metre olan (doğudaki 25 metre olan uzunluk taban olacak şekilde) üçgen şeklindeki 1875 m2 bölümün orman sınırı dışında kaldığı ve tarafların göstermesine göre, tapu kapsamı ve dava konusu yerin kapsamı belirlenmiş olduğu halde, kadastro sırasında bu olgular göz önünde bulundurulmadan aslı 8 dönüm olan tapu kaydı kadastro sırasında 427, 428, 429, 430, 431, 433 ve 440 sayılı parsellere uygulanmış, mahkemece de bu yanlışlığın farkına varılmadan bu parsellerden tapu sahiplerine yer verilmiştir.
O halde; Hazinenin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/54 sayılı dosyasında Doğusu: … Yolu, Batısı: …, Kuzeyi: … Yolu, Güneyi: … kulübeye giden yol ve …. Çiftliğine giden yol ile çevrili 75 dönüm taşınmazla ilgili açtığı tescil davası bulunduğu yerden getirtilip incelenmeli, komşu 421, 422, 423, 426, 435, 441, 1011, 1027 ve 1028 sayılı parsellerin tutanak örnekleri, revizyon kayıtları, kesinleşmişse tapu kayıtları (kadastroca oluşan) getirtilmeli, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli İğneada Beldesi 9, 10 ve 11 numaralı kadastro paftalarının fotokopi örnekleri Kadastro Müdürlüğünden ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmeli, bundan sonra bir orman yüksek mühendisi, bir harita mühendisi huzuruyla keşif yapılarak öncelikle 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/42-19 sayılı kesinleşen kararının dayanağı Dr…. tarafından düzenlenen 1/1000 ölçekli haritada gösterilen ve orman sınırı içine alınan 1, 2, 3 ve 4 numara ile işaretli turuncu renkli bölümler orman kadastro paftası ile aynı ölçekte eşitlenerek, kadastro paftası üzerine aplike edilmeli, keza orman kadastro ve arazi kadastro haritalarının birleştirildiği harita, dosyadaki 1/25.000 ölçekli 1960 tarihli ile memleket haritası (ölçeği de 1/5000 ölçeğine çevrilerek) çakıştırılmalı, yine taraf vekillerinin huzuruyla Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/95 sayılı dosyasında dava konusu olarak belirlenen yere ait keşif sonucu İnşaat Yüksek Mühendisi…ile orman yüksek mühendisi tarafından düzenlenen kroki dahi yerine uygulanmalı, bu krokide 379, 380, 381, 382, 383, 384 ve 686 ila 402 orman sınır noktalarının çevirdiği ve doğuda da …. Yolu olarak gösterilen ve 174.000 m2 bölümün orman sınırı içinde, 78.000 m2 bölümü de orman sınırı dışında olan toplam 252.000 m2 alanın 1972/95 sayılı dosyanın konusu olduğu göz önünde bulundurularak bu alan içinde kalan arazinin kadastro sırasında kaç numaralı parsel olarak işlem gördüğü belirlenerek, bu parsellerin tümünün, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/95 sayılı dosyasının konusu olacağı ve aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, içinde kuyu bulunan 1875 m2 bölümün orman sınırı dışında kaldığının belirtildiği göz önünde bulundurularak, kroki kapsamındaki taşınmazların tutanak asılları ve ekleri getirtilip tümünün … hanesinin açık olacağı düşünülerek ve yine 1972/95 sayılı dosyada davacı Hazinenin 25.09.1972 tarihli dilekçesinde sözünü ettiği 1967/54 sayılı dosya getirtilerek bu dosyadaki dava dilekçesi, keşif yapılmışsa keşif zaptı ve kroki nazara alınıp o davanın konusu olan 75 dönümlük arazi kadastro paftası üzerinde belirlenerek, davaya konu bu 75 dönüm arazinin kapsadığı alan hakkında düzenlenen tespit tutanaklarının kesinleşmeyeceği göz önünde bulundurularak, tutanak aslı ve ekleri bulunduğu yerden getirtilip, … hanelerinin açık olduğu düşünülerek 3402 Sayıl Yasanın 30/2. maddesine göre taraf delilleri ve mahkemece lüzum görülen diğer deliller toplanarak gerçek hak sahibi adına tescile karar verileceği nazara alınmalı, bölgeye ait 1960 tarihli memleket haritasının düzenlenmesine esas olan … fotoğrafları ve memleket haritası özel aletlerle incelenip dava konusu taşınmazların bu belgelerde nasıl göründüğü, o tarihlerde yol ve bataklık olup olmadığı incelenerek bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, yine Dr…. tarafından 1970/42 sayılı dosyanın 06.07.1972 tarihli keşfinden sonra düzenlenen krokide Sülüklü Göl olarak işaretli alanın 1974 yılında dahi kullanılmayan bir göl alanı olduğu nazara alınarak o yerlerin zilyetliğe konu olamayacağı düşünülmeli, kişilere ait 8 dönüm yüzölçümlü değişir sınırlı tapu kaydının Hazinenin taraf olmadığı dava sonucu yüzölçümünün artırılmasının Hazine ve Orman Yönetimini bağlamayacağından tapu kaydını ilk tesisinde olduğu gibi 8 dönüm=7357 m2 yüzölçümlü kabul edilip, bu miktar kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa, artık bu tapuya kapsam tayin edilecek başka bir yerin kalmadığı düşünülmeli, 1972/95 tarihli dosyada 06.10.1983 tarihinde yapılan keşif sırasındaki yerel bilirkişi-tanık beyanları ve 17.02.1984 tarihli kroki nazara alınarak yerine uygulanmalı ve 7357 m2 yüzölçümlü tapu kapsamı, kesinleşen orman sınırı içinde kalmıyorsa tapu kaydına 3402 Sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32. maddesi gereğince kapsam belirlenmeli, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, tapu kaydına dayanmayan diğer kişilerin zilyetliklerinin ne zaman başlayıp, nasıl sürdürüldüğü, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığı, yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulmalı, memleket haritası ve bu haritanın düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafları stereoskop aleti ile incelenerek bilirkişiler tarafından verilecek raporlara göre yerel bilirkişisi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, gölün uzantısı sazlık, bataklık yerlerin gölün devamı niteliğinde olduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı nazara alınmalı, tapu kaydına orman sınırı dışında kalan bir yerde kapsam tayin edilecekse bu bölüme ayrı bir parsel numarası verilerek kayıt malikleri adına tescil edileceği, kayıt kapsamı dışındaki bölümlerin şimdi olduğu gibi ayrıca paya dönüştürülerek tescil hükmü kurulamayacağı düşünülmeli, yapılan uygulama … bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, daha önceki kararla orman olarak tescil edilen 439 sayılı parsel hakkında orman yönünde kazanılmış hak olduğu keza, 427 sayılı parselin de ilk davanın konusu olduğundan, tutanağının kesinleşmeyeceği ve gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi düşünülmeli, 429 ve 440 parsellerde de Orman Yönetimi yararına oluşan kazanılmış hak nazara alınarak hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi ve Hazinenin 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 439 ve 440 sayılı parseller hakkındaki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/02/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.