Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/11927 E. 2009/15479 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11927
KARAR NO : 2009/15479
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemece Hazine davasının kabulüne, 3749 sayılı ihdasen oluşan parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına mükerrer olarak yeniden tesciline dair verilen karar davalı Belediyenin temyizi üzerine hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.12.2008 … ve 2008/13900-19073 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli 3749 sayılı parselin geldisi kadastro sırasında arsa niteliğiyle Hazine adına tescil edilen 3289 sayılı parsel olduğu, 3289 sayılı parsel 3749, 3750, 3751 ve 3752 sayılı parsellere ifraz edilerek bunlardan çekişmeli 3749 sayılı parselin Hazine tarafından … Belediyesine satıldığı, 1981 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında “Çakıltepe Devlet Ormanı” sınırları içine alındığı ve 3586 parsel numarası verilerek 6831 Sayılı Yasanın 11/4. Maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiği, Belediyenin, Orman Yönetimi ve Hazine aleyhine Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı mülkiyetin tesbiti davası (1997/527-165) ve yine Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde Belediye, Orman Yönetimi ve Hazine arasında görülen tapu iptali tescil davalarında (1997/243-397) taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğuna ve orman kadastrosu yoluyla oluşan 3586 sayılı parsel tapusunun geçerli esasa dayandığından mükerrer olarak oluşan 3289 sayılı parsel ve gittilerinin tapu kayıtlarının iptaline karar verildiği, böylece orman kadastrosu sonucu Hazine adına orman niteliğiyle oluşturulan 3586 sayılı parselin tapu kaydının geçerliliğini koruduğu, askı ilan süresi içinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Orman Yönetimine husumet yönelterek dava konuusu parselin niteliğinin değiştirilmesi amacıyla açılan ve Belediyenin de katıldığı Kadastro Mahkemesinin 1996/63 sayılı davasının reddine dair verilen kararın 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2002 … 2001/11049-2002/491 sayılı kararı ile “Çekişmeli 3289 sayılı parsel kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı gibi, öncesi itibarıyle ve halen de orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu” gerekçesiyle hükmün onanıp kesinleştiği, böylece Kadastro Mahkemesinde açılan davada taşınmazın halen orman olduğunun belirlendiği, aynı gerekçelerle 3289 sayılı parselden ifrazen gelen ve 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/243-397 sayılı kesinleşen kararıyla mükerrer olması nedeniyle 3289 sayılı parselden ifraz edilen 3749-3750-3751-3752 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptal edildiği ve dava konusu 3749 sayılı parsel yerine geçen 3586 sayılı parselin halen orman olduğu vurgulanarak hükmün Yargıtayca onandığı, bu nedenle dava konusu taşınmazın nitelik kaybetmediği, orman olduğu gözönünde bulundurularak mahkemece davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1981 yılında seri bazında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 28.03.1996 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1976 yılında kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz “taşlık” olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Yargıtay bozma kararlarına uyulmakla davanın tarafları yönünden usulü kazanılmış hak oluşur. Usulü kazanılmış hak, usül hukukunun temel ilkelerindendir. Ancak, Yargıtay bozma kararına uyulmasından sonra o konuda bir yasanın yürürlüğe konulması, bozma kararının maddi hataya dayalı olması halleri bunun ayrıcalığını oluşturur. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; bozma kararında çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sonucu 6831 Sayılı Yasanın 11/4 maddesi gereğince Hazine adına devlet ormanı olarak 3586 parsel sayısı ile tescil edildiği, aynı yerin Bursa Defterdarlığının 13.09.1979 … ve 40-275/2215 sayılı emri gereğince idari yoldan, 715000 m2 olarak ve arsa niteliği ile 3289 parsel sayısı ile yine Hazine adına tescil edildiği ve daha sonra 3289 sayılı parsel ifraz edilerek 3749 sayılı parsel … Belediyesine satılmıştır.
Dairenin bozma kararında söz edildiği gibi, 3289 sayılı parselin ifrazen Belediyeye satılan 3749 sayılı parselin geldisi olan 3289 sayılı parsel kadastro yoluyla oluşturulmayıp, idari yoldan Hazine adına tescil edildiği; bu nedenle, daha üstün ve doğru temele dayanan ve geçerli geçerli olan kaydın orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen 3586 sayılı parsele ait tapu kaydı olduğu, 3749 sayılı parsel kaydının bu kayıt karşısında hukuki değerinin bulunmadığı yönünde birden fazla kesinleşen yargı kararı bulunduğu, davacı Hazinenin de bu yanlışlığı gidermek amacıyla temyize konu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece önce verilen kararın infaz olanağının bulunmadığı, çünkü orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı olan ve doğru temele dayanan 3586 nolu parselin halen Hazine adına tescilli olma halinin devam ettiği, bu haliyle kararın infaz edilemeyeceği gerekçeleriyle bozulması gerekirken maddi yanılgı sonucu farklı gerekçelerle bozulmuştur. Mahkemece dava dilekçesindeki ve hükmüne uyulan Yargıtay kararındaki açıklamalar dikkate alınarak ve çekişmeli parselin idari yoldan Hazine adına tescil edilen 3289 sayılı parselden ifraz edilen 3749 sayılı parsel olduğu gözetilerek, sadece … Beldesi 3749 sayılı parsele ait mükerrer tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken, gerekçe ile çelişkili ve maddi hataya dayalı bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.