Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/17145 E. 2008/7364 K. 14.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17145
KARAR NO : 2008/7364
KARAR TARİHİ : 14.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 11.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.03.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden Hazine vekili Av. …, temyiz eden Orman Yönetimi vekili Av. … … ile … … İşler vekili Av. … Kurtoğlu geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Bir kısım eksiklikler için dava dosyası mahkemesine gönderilip tamamlanmasından sonra, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar 21.04.2003 tarihli dava dilekçesiyle mirasbırakanları … oğlu … ve … adına Ağustos 1296 tarih 604 ve 605 numaralarda kayıtlı, murisleri ve onların ölümü ile kendilerinin zilyetliğinde olan iki parça tarlanın yörede 1971 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakıldığını, 1996 yılında Kadastro Müdürlüğünce hazırlanan ifraz beyannamesinde teknik hata sonucu bitişik orman parselinden ifraz edilmiş gibi gösterilerek idari yoldan tapu kaydı oluşturulup, beyanlar hanesine de 2/B madde şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tescil edilen 3156 sayılı parsel içinde bırakıldığını, bu parselin bir bölümünün dayandıkları tapu kaydı kapsamında kaldığını bildirerek parselin tapu kaydının kısmen iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece kabulüne, bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen sırasıyla 19.515 m2 – 4.400 m2 yüzölçümündeki bölümlerin bu parselden ifrazen iptali ile davacılar adına tapuya tesciline, kalan bölümün davalı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuya dayalı olarak Hazine adına idari yoldan tapuya tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 30.10.1981 tarihinde 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp ilan edilerek kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp 21.08.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1943 ve 1744 Yasa hükümlerine göre 1981, 3302 Sayılı Yasaya göre 1991 yıllarında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde çalışmalarında … arazisi olarak orman sınırları dışında bulunduğu gibi, davacıların dayandığı Ağustos 1296 tarih 604 ve 605 numaralı tarla cinsli değişmez sınırlı tapu kayıtları kapsamında ve 1088 sayılı parselin çap sınırları dışında kaldığı, kadim tarla ve kültür arazisi olduğu halde, yörede 1971 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında tespit ve tescil harici bırakıldığı, dava konusu taşınmazlara kuzey ve batı yönde komşu olan ve 1971 yılında kadastrosu yapılan 29 numaralı parsele revizyon gören Ağustos 1296 tarih 213 numaralı … oğlu Hasandan gelen Ağustos 1970 tarih 17 nolu tapu kaydının “… Dayı” tarlası olarak davacıların tutunduğu Ağustos 1296 tarih 604 ve 605 sayılı tapu kayıtlarının önceki maliki “…” sınır okuduğu gibi davacılara ait tapu kaydının da 29 sayılı parsele revizyon gören tapu maliki “…”ı sınır okuduğu 29 sayılı parsele ait tapulama mahkemesinin 1981/5(1988/32) sayılı dosyasında yapılan keşif sonrası düzenlenen teknik bilirkişinin 31.05.1983 günlü raporu ve krokisinde de tescili istenen yerin “…” tarlası olarak gösterildiği ve dava konusu taşınmazların 1983 yılında dahi tarla olarak davacıların zilyetliğinde olduğunun belirtildiği, yine komşu taşınmazlara ait Temmuz 1317 tarih 1722 ve Mart 1324 tarih 21 nolu tapu kayıtlarının sınırında yazılı “…”un davacıların tutunduğu tapu maliki … ve …’un babası …’u okuduğu, bu durumda çekişmeli taşınmazların Ağustos 1296 tarih 604 ve 605 numaralı değişmez sınırlı tapu kayıtları kapsamında kaldığının kesinlikle anlaşıldığı, tapu maliklerinin ve onların ölümlerinden sonra da mirasçısı olan davacıların çekişmesiz aralıksız … gibi zilyetliklerinin çok eski yıllardan beri devam ettiği ve dava konusu yerlerin 1943 yılı tahdidinin dışında olduğu gibi 1981 ve 1991 yıllarında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama alanının da dışında bırakıldığı 1946 tarihli … fotoğrafı, 1957 tarihli memleket haritası ve amenajman planlarının uygulanması sonucu … ve kültür arazisi olduğunun belirlendiği, 1744 ve 3302 Sayılı Yasaların uygulanması sonucu orman rejimi dışına çıkarma işlemi kesinleşen yerlerin Hazine adına tapuya tescili sırasında 2/B madde sahası olduğu düşüncesiyle sehven Kadastro Müdürlüğünce 20.11.1996 tarihli tescil beyannamesi düzenlenerek ve parsel numarası verilerek parselin diğer bölümleriyle birlikte Hazine adına idari yoldan tescil edildiği, daha sonra bu yanlışlığın farkına varılmışsa da mahkeme kararı olmadan düzeltme işleminin yapılamadığı, tapu sicil ve kadastro müdürlüğünce bildirildiği, yargılama sırasında Orman Yönetimince görevlendirilen komisyonun düzenlediği 23.11.2004 günlü raporda dahi “dava konusu taşınmazların 1943 yılında kesinleşen devlet ormanı sınırları dışında orman sayılmayan yerlerden olduğu, daha sonra aynı yerde yapılan 1744, 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasa uygulamalarına tabi tutulmadığının” açıklandığı, bu nedenlerle, idari yoldan Hazine adına oluşturulan tapu kaydının kısmen iptali ile dayanılan tapu maliki mirasçıları adlarına veraset ilamındaki payları oranında tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine ve dahili davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının reddine; ancak, tapu maliklerinin ölüm tarihine göre tarla (arazi) cinsinde olan taşınmazın miras bırakanların veraset ilamındaki arazi miras payları nazara alınarak tescil kararı verilmesi gerekirken, hüküm yerinde bu konunun belirtilmemesi isabetsiz ise de dosyadaki veraset ilamı ve nüfus kayıtlarına göre bu yanılgının giderilerek kamu düzeni ile ilgili sicil oluşturulması mümkün olduğundan 11.05.2005 günlü kararın hüküm bölümünün (1) bendinin üçüncü satırında “İPTALLERİNE” kelimesinden sonra gelen 3, 4 ve 5. satırların hükümden çıkartılarak bunun yerine “ve hükme dayanak yapılan bilirkişi krokisinde (A) ve (B) işaretli bölümlerin … bilirkişinin rapor ve krokisinde gösterilen sınır ve yüzölçümü ile ayrı ayrı aynı köy son parsel numaraları verilerek 21.01.2002 gün ve 2002/10-14 sayılı veraset ilamına ve murislerin ölüm tarihlerine göre arazi payı nazara alınarak ve her bir parselin tamamı 768 pay kabul edilerek 128’erden 384 payının … çocukları … …, … …, … ve 96 payının … kızı … … (…) ve herbirine 24’… pay olmak üzere 96 payının … ve … çocukları … , …, …, … ve 24’erden 96 payının … kızı … …, … … kızları … …, … …, … ve 48’erden 96 payının … oğlu … …, … kızı … adlarına T.M.Y.’nın 688. maddesinde yazılı paylı mülkiyet olarak TAPUYA TESCİLİNE, geriye kalan doğudaki büyük bölümün aynı parsel numarası ile ve batıdaki … bölümünde aynı köy son parsel numarası verilerek Maliye Hazinesi üzerinde bırakılmasına … memuru … … ve arkadaşları tarafından düzenlenen krokinin ilama eklenmesine” cümlelerinin yazılarak usul ve yasaya uygun olan hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilen bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.