YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4276
KARAR NO : 2023/1422
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/664 E., 2015/177 K.
MAHKEMESİ : … Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Asıl ve birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı asıl ve birleşen dava dosyasında yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 790 ada 4 parsel sayılı 432,06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki tek katlı kargir binanın … oğlu … ‘a ait olduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine “iş bu parsel … oğlu … ‘ın kargir bina ve bahçe olarak kullanımında olduğu” şerhi yazılarak tescil edilmiştir.
2. Davacı … asıl dava dosyasına sunduğu dava dilekçesiyle; Kullanım kadastrosu çalışmalarında … ili … ilçesi … Mahallesi 790 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının “.. oğlu … .” olarak yazıldığını, taşınmazın 1993 yılından beri kullanıcının kendisi olduğunu ancak babasının ad ve soyadının yanlış yazıldığını belirterek, taşınmazın kullanıcısının “… oğlu …” olarak düzeltilmesi talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açmış ve bilahare yargılama sırasında talebinin taşınmazdaki kullanıcı isminin “… oğlu …” olarak düzeltilmesi olduğunu beyan etmiş ve Sulh Hukuk Mahkemesince 05.06.2012 tarih ve 2012/469 Esas, 2012/644 Kararla davanın tapu kaydında isim düzeltilmesi davası olmadığı gerekçesiyle verilen görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında …’ın mirasçıları davaya dahil edilmiş ve davacı duruşma sırasında yeri tek başına istemediğini, …, … ve kendi adına birlikte yapılmasını talep etiğini belirtmiştir.
3. Davacılar … ve … birleşen dava dosyasına sundukları dava dilekçesinde; Kullanım kadastrosu sırasında … ili … ilçesi … Mahallesi 790 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı …’ ın kullanımında bulunduğu yönünde şerh verildiğini, ancak taşınmaz üzerinde kendi haklarının da bulunduğunu belirterek, taşınmaz üzerine …, … ve … adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlar ve yargılama sırasında bu dava her hangi bir araştırma yapılmadan asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazdaki kullanıcılığını ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Birleşen dava dosyasının davalısı … cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın beyanlar hanesinde kullanıcı olarak … oğlu … ‘ın adının yazıldığı, … ‘ın nüfus aile kayıt tablosunda soyadının … olduğu, taşınmazın kullanıcısı olarak yazılan … davacı ve birleşen dosyanın davacılarının murisi olduğu, bu hususun dosyaya sunulan veraset belgesinden de anlaşıldığı, davacılar dışındaki diğer mirasçılar tarafından taşınmazın kullanıcısının davacılar olduğuna dair muvafakatname ve vekaletnamelerin sunulduğu gerekçesiyle, başkaca bir husus araştırılmadan asıl ve birleşen davanın kabulüne, çekişmeli 790 ada 4 parselin davacılar …, …, …’ın kullanımında olduğunun tespitine, taşınmazın beyanlar hanesine bu şekilde şerhine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece taşınmaz hakkında yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacılar adına kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.