Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/9519 E. 2008/13790 K. 27.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9519
KARAR NO : 2008/13790
KARAR TARİHİ : 27.10.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve dahili davalıların tamamı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … ili … ilçesi … Köyü 166 ada 76 parsel sayılı taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile …’ın zilyetliğinde bulunduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2007/2 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçümü mahkemece belirlenmek üzere tespiti yapılmıştır.
166 ada 78 parsel sayılı taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile …’nin zilyetliğinde bulunduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2007/2 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçümü mahkemece belirlenmek üzere tespiti yapılmıştır.
166 ada 79 parsel sayılı taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile …’nin zilyetliğinde bulunduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2007/2 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçümü mahkemece belirlenmek üzere tespiti yapılmıştır.
166 ada 80 parsel sayılı taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile …’nin zilyetliğinde bulunduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2007/2 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçümü mahkemece belirlenmek üzere tespiti yapılmıştır.
166 ada 81 parsel sayılı taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile …, … ve …’un zilyetliğinde bulunduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2007/2 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçümü mahkemece belirlenmek üzere tespiti yapılmıştır.
166 ada 82 parsel sayılı taşınmaz senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile …, … ve …’un zilyetliğinde bulunduğu, taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinde 2007/2 esas sayılı dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca malik ve yüzölçümü mahkemece belirlenmek üzere tespiti yapılmıştır.
Davacı … Yönetimi, 10.01.2007 tarihli dilekçe ile; … Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazineyi taraf göstererek 166 ada 2 sayılı orman parselinin sınırlarında ve içinde yer alan taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, 25.05.2007 tarihli oturumda imzalı beyanında, 166 ada 76, 78, 79, 80, 81 ve 82 parsel sayılı taşınmazları dava ettiğinin belirtmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların zilyetleri davaya dahil edilip taşınmazların tutanak aslı ile kadastro mahkemesindeki dava dosyası birleştirildikten sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve dahili davalıların tamamı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılıp 24.01.2007-22.02.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazların uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulü yolunda kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosuna itiraz davalarında Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği yasal hasım oldukları halde mahkemece Hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve Hazine vekili yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün (A) bölümünde yer alan 1, 2 ve 4 numaraları kesimlerinin” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 27/10/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.