YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18647
KARAR NO : 2009/18690
KARAR TARİHİ : 14.12.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 108 parsel sayılı 46400 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın yörede 1945 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken 1979 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 02.05.2008 tarihli krokide (B) harfi ile gösterilen 39753,67 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali Hazine adına tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1979 yılında yapılan ve kesinleşen 2.madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1983 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, kısmen daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın kısmen 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kısmen kaldığı, daha sonra bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 1979 yılında yapılan Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırlarının kısmen içinde olduğu halde, 1983 yılında arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, Aralık 1953 tarih 80 nolu tapu kaydı revizyon görerek hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması, dayanak tapu kaydının 1945 yılında kesinleşen orman sınırları içinde iken 1953 yılında yolsuz şekilde oluşturulması nedeniyle malikine
mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya orman sınırı içinde kalan bölümde hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen davalıların temyiz itirazlarının reddine, dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı belirlenerek, bu kısma yönelik davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazinenin de yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14.12.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.