Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12595 E. 2009/15495 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12595
KARAR NO : 2009/15495
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.02.2008 … ve 2008/1006-2301 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişinin sunduğu asıl rapor ile ek raporda çekişmeli taşınmazın konumunun resmi belgelerde farklı işaretlendiği, memleket haritasında gözüken derenin çekişmeli taşınmazın içerisinde gösterildiği, ancak; paftada bu derenin nerede kaldığının anlaşılamadığı saptandığından, uzman bilirkişilerce çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun tam ve doğru olarak saptandığı hususunda tereddüte düşülmüştür. Bu nedenle, yeniden uzman orman mühendisi ve fen mühendisi bilirkişi ile çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunun belirlenmesi, orman olmadığı anlaşıldığında ise, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalara ve zilyetlik hususunda araştırma yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 394 ada 3 sayılı parselin (A)=1350,17 m2 bölümünün davacı adına, (B)=24.292,88 m2 bölümünün ise orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli 394 ada 3 parselin davacının talep ettiği dava konusu (A) harfli bölümünün üzerinde bir eski ev olduğu, toprakta humus bulunmadığı, toprağın işlenmesi nedeniyle organik maddece çok zayıf olduğu, eğiminin % 40 olduğu,orman toprağı özeliği taşımadığı, (B) harfli dava konusu olmayan bölümün ise eğiminin % 40-60 olduğu, toprakta orman kök ve dal artıkları ile 20-100 yaşında kestane, kayın, gürgen ağaçlarının bulunduğu, orman alt bitki örtüsünün olduğu, eski tarihli resmi belgelerde (A) harfli bölümün açıklık alanda kaldığı, (B) harfli bölümün ise yeşil renkli yapraklı ağaç rumuzlu alanda kaldığı, (A) bölümünün orman sayılmayan yerlerden, (B) bölümünün ise orman sayılan yerlerden olduğu açıklanarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumu işaretlenmiştir. Ancak, gerek bu raporda gerekse Dairenin iade kararı üzerine dosya içine gönderilen 10.08.2009 tarihli ek raporda çekişmeli taşınmazın (A) ve (B) harfli bölümlerinin 1965 tarihli memleket haritasında işaretlendikleri yerlerin birbirlerinden renk ve rumuz olarak farklı olmadıkları, (B) harfli bölümün eylemli durumda 20-100 yaşındaki kestane, kayın, gürgen vasıflı orman ağaçları ile kaplı olduğu ve halen vasfının orman niteliğinde olduğu, (A) harfli bölümün yüzölçümü itibarı ile (B) harfli bölümün devamı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki; taşınmazın (A) harfli dava konusu edilen bölümünün çayırlık olarak kullanıldığı saptandığından ortada ekonomik amaca uygun bir zilyetlik bulunup bulunmadığı da tartışılmamıştIr. Bu nedenlerle, mahkemece dava konusu olan (A) harfli bölümün orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilerek davanın reddi ile çekişmeli taşınmazın tamamının orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 22.10.2009 günü oybirliği ile karar verildi.