YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12906
KARAR NO : 2009/14818
KARAR TARİHİ : 14.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1979 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 73 ve 295 parsel sayılı sırasıyla 9.200 m2 – 17.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı …, çekişmeli taşınmazların bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Hazine, aynı yöndeki istemle davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen bölümlerinin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, 295 parselin (B) ile işaretlenen kesiminin 2/B niteliği ile Hazine adına, 73 parselin (B) ile işaretlenen bölümünün orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir.Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/87-110 sayılı dosyası incelendiğinde; Hazinenin çekişmeli taşınmazlardan 295 ve dava dışı 297 parsel sayılı taşınmazların kesinleşen tahdit içinde iken 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 295 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 600 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına, (A) ile işaretlenen 16.400 m2 yüzölçümlü kesiminin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verildiği, Hazinenin temyizi üzerine Dairece 02.01.2006 tarihinde onandığı tespit edilmiştir. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/87-110 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ekindeki hat uygulaması, temyize konu dosyada karara dayanak alınan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokideki hat uygulaması ile aynıdır. Ancak, Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen aplikasyon haritası incelendiğinde çekişmeli 295 parsel sayılı taşınmazın batıdaki az bir bölümü de tahdit içinde gözüktüğü halde hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen hat uygulamasında taşınmazın batısı tahdit dışında işaretlenmiştir. ÇekiŞmeli taşınmazlardan 73 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan hat uygulaması ise 3 orman tahdit sınır noktasını gösterir şekilde yapılmıştır. Mahkemece bu çelişki ve farklılıklar üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişilerin, genel arazi kadastro paftasını, orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazların kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Seyitgazi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/87-110 sayılı dosyasında … taraf olmadığından ve her iki dosyadaki dava sebepleri de farklı olduğundan bu dosya temyize konu dosya yönünden HYUY’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmaz. Diğer taraftan kabule göre de; Orman Yönetiminin, kesinleşen tahdit alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, Hazine de aynı yöndeki istemle davaya katıldığı ve 73 parsel sayılı taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı belirlenerek bu bölümün tapu kaydının iptaline karar verildiği halde mahkemece el atmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1979 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında düzenlenen kadastro paftasının (çekişmeli taşınmazları ve komşularını gösterir şekilde) orijinalinden çekilmiş fotokopi örneği, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 26.03.1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılan 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazların bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri bulundukları yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazlar ile komşu taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilmek ve taşınmazın tahdit içinde, dışında ve 2/B alanında kalan bölümlerinin yüzölçümleri X ve Y değerli koordinatlı krokide gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … ve katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.