YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8850
KARAR NO : 2009/10725
KARAR TARİHİ : 25.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davada…Köyü 82 parsel sayılı 2900 m2 yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olana taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasında 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydı iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi ve davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve … bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içine alınarak aynı işlem ile 31.12.1961 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı kurumun genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y. İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak mahkemece çekişmeli taşınmazın vasfının belirtilmemesi ve tapu kaydına 2/B madde uygulaması ile hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığının şerh edilmemesi ve davada kendisini vekil ile temsil ettiren ve davası kabul edilen hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hükmün 1. Fıkrasında 2. satırdaki “taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine “taşınmazın tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı hususunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine, davacı Hazine lehine takdir edilen 450.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmak sureti ile hükmün H.Y.U.Y.’ın 438/7 maddesi gereğince düzeltilmesine ve bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.