YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8432
KARAR NO : 2009/12066
KARAR TARİHİ : 17.07.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi,davalı adına tapuda kayıtlı bulunan, Çameli İlçesi … Köyü 4013 parsel sayılı taşınmazın, orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile orman sınırları içine alınarak kesinleştiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman olarak hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, dava açmakta 3402 Sayılı Kadastro yasasının 5841 Sayılı Yasa ile değişik 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 27/07/2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Davaya konu yer 1993 yapılan arazi kadastrosunda kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve tescil edilmiştir.
6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesindeki , “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince,çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunduğu, 6831 Sayılı Yasanın 11/1.maddesinde orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacının; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak tapu kaydının iptali ve tescil istediği, somut olayda, 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece işin esasına girilerek tarafların gösterecekleri ve resen toplanması gereken deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle mahkemece, halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmelidir
Yukarıdaki yöntemle yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sınırı içinde kaldığı saptandığı takdirde ,orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmazın kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle verilecek mahkeme kararının, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/07/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.