Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3304 E. 2023/1137 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3304
KARAR NO : 2023/1137
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.11.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin FETÖ Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçlarından 29/07/2016 tarihinde gözaltına alındığını ve aynı gün sorgulandıktan sonra hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandığını, sonrasında … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/18 Esas sayılı dosyası ile atılı suçlardan yargılandığını ve beraat ettiğini, yaşanan süreç itibariyle kişisel haklarının ağır ihlaline sebebiyet veren haksız gözaltı ve adli kontrol tedbiri sürecinde gerek kendisinin gerekse ailesinin yaşadığı üzüntünün maddi bir karşılığı olmadığını ancak uğradığı manevi zararın tazmini için 150.000,00-TL, maddi zararlarının tanzimi için ise 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL’nin işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili 07/12/2020 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında yapılan işlemlerin, yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasal hükümler çerçevesinde yapıldığını ve davacının isteminin haksız olup yasal olmadığını, davacının olay nedeniyle uğradığı maddi kayıplara ilişkin gerekli delilleri yeterince ortaya koyamadığını, davacının manevi tazminat isteminin Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/240 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vererek, 300,00 TL manevi tazminatın, haksız gözaltına alınma tarihi olan 29.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/531 Esas, 2021/752 Karar sayılı kararı ile davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 31.05.2022 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;

A.Maddi tazminat talebi yönünden;
1.Davacının 28.07.2016 tarihinde açığa alındığı, yaklaşık 3 aydan sonra 18.10.2016 tarihinde göreve iade edildiği; Bilahare 28.02.2017 tarihinde ikinci kez açığa alındığı ve 20.03.2019 tarihinde yeniden görevine iade edildiği, toplamda 2 yıl 4 ay süre ile açığa alınması nedeni ile iki çocuğunun okuduğu okuldan, erken kayıt ve kardeş indiriminden faydalanma belgesi olmadığı iddiası ile 1.165,5 TL ek ödeme çıkartıldığına,

2. Yine davacının açığa alındığı süreçte “geliştirme ödeneği” (Bordrolarda “Gel. G.Ç.Yr.G.Öd.” olarak adlandırılan) ve açığa alındığında aylık 680,00-TL civarında olan ve en son 2020 yılı Eylül ayında ise miktarı da 1.342,27 TL olan ödeneğin ödenmediğine, (Bu konuda bordro örnekleri dosyaya sunulmuştur.)

3.Davacının ÖSYM il koordinatörlüğü ve TÜBİTAK TOVAG Danışma Kurulu Üyesi görevlerinden kaynaklanan maddi kayıpların da bilirkişi tarafından hesaplanarak faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğine,

4. Davacı ÖSYM’den sınav başı ücret; TÜBİTAK’tan ise görevlendirme başına yolluk + yevmiye almaktaydı. Davacıya 2015 yılında 14.270,39 TL ve 2016 yılında 18.672,71 TL toplam ödeme yapılmış, bu ek gelirlerden açığa alınması nedeni ile kariyerinde düşüş ve neticede kar mahrumiyeti yaşadığına, madde tazminata hükmedilmesi gerektiğine

ilişkindir.

B.Manevi tazminat talebi yönünden;
Davacının sosyal durumu, üstelik ilgili suçlamanın ağırlığı dikkate alındığında, manevi tazminat olarak belirlenmiş olan meblağ olan 300,00 TL nin yaşanan elem ve ızdırap karşısında oldukça yetersiz olduğuna,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 maddesi kapsamında Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda davacının 29.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, … Sulh Ceza Hakimliğinin 29.07.2016 tarih 2016/138 Sorgu numaralı karar ile hakkında yurt dışına çıkamamak ve belirli gürlerde imza atmak suretiyle adli kontrol altına alınmasına karar verilerek serbest bırakıldığı, hakkında açılan dava sonucu yapılan yargılama neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli 2017/18 Esas 2019/29 Karar sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, kararın davacıya tefhim edildiği ve temyizde onanarak 16.06.2020 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının davacı tarafından 24.11.2020 tarihinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinde öngörülen süreler içinde açıldığı anlaşılmakla talebin esasının incelenmesinde;

Davacının gözaltında kaldığı sürenin fiilen infaz edildiği ve bu sürenin başka bir dosyadan mahsup edilmediği, davacı tarafından aynı kapsamda açılan başka bir davanın bulunmadığı, daha önce herhangi bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı görülmüştür.

Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede;
Davacının gözaltına alındığı tarihte, … Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştığı, görevden uzaklaştırıldığı süreler içerisinde geliştirme ödeneklerinin ödenmemesinden dolayı oluşan maddi kayıplarını, yine hakkında dava açılmasının neticesi olarak Ösym İl Koordinatörlüğü ve Tübitak Tovag Danışma Kurulu Üyesi görevlendirmelerinden mahrum kalması nedeniyle kaynaklanan maddi kayıplarını ve Huriye Boydak Kolejinin maliyeye devrinden sonra okula borcu kalmamasına rağmen kendisine çıkartılan 1165,51-TL’yi ödemesinden dolayı oluşan zararını talep etmişse de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddelerindeki tazminatın yalnızca koruma tedbirlerinden kaynaklanan zararları kapsadığı, bunun dışında kalan zararların idare hukukunun genel esasları çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği yönündeki müstekar uygulamaları nazara alınarak davacının gözaltında geçirdiği dönemle sınırlı olarak yapılan incelemede; kurum cevabi yazıları ve dosya içerisinde bilgi ve belgeler itibariyle 29.07.2016 tarihinde gözaltında kaldığı, davacının gözaltı tarihinden sonra hakkında idari soruşturma başlatıldığı, gözaltında ve tutuklu olduğu bir kısım süre boyunca (29.07.2016-01.09.2016) aylığının üçte ikisi kadarını aldığı, yine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddelerinde hangi koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebileceğinin tahdidi olarak sayıldığı, bu kapsamda soruşturmanın devam ettiği dönemleri de kapsayan uğranılan zararlar yönündeki taleplerin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, yoksun kalındığı belirtilen gelir ve gider kalemleri ile uğranılan zararların hakkında uygulanan haksız koruma tedbirinin doğrudan bir sonucu olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından davacının maddi tazminat taleplerinin tümden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/3863 E. 2018/8505 K. Sayılı ilamı da esas alınarak nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiğinden; daha önce herhangi bir adli soruşturma geçirmediği anlaşılan davacının, Fetö/Pdy terör örgütünün faaliyetleri itibariyle içinde bulunulan dönemde atılı suçtan soruşturulan ve/veya yargılanan kişilerin toplum nazarında diğer suçlardan yargılanan kişilere göre daha itibarsız hale geldiği, halihazırda gözaltına alındığı zaman diliminde … Üniversitesinde akademisyenlik mesleğini icra etmesi sebebiyle toplum önünde ve bilinir olması da nazara alınarak bu suçlama dolayısıyla duyulacak manevi ıstırabın daha fazla olacağı kanaatiyle hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, ortalama gelir düzeyine sahip davacının sebepsiz zenginleşmesine de imkan vermeyecek şekilde ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde gözaltında geçen sürenin devamı boyunca duyulan ıstırabın, başlangıçtakine göre nispeten hafif olacağı da nazara alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 300,00-TL manevi tazminatın taleple bağlılık kuralı gereği dava dilekçesinde talep edildiği şekilde haksız gözaltı tarihi olan 29.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, davalı hazine vekili ve davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince ayrı ayrı Esastan Reddine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/18 Esas, 2019/29 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma ve Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçlarından” 29.07.2016 tarihinde saat 03: 00 ‘da gözaltına alındığı, … Sulh Ceza Hakimliğinin 29.07.2016 tarih 2016/138 Sorgu numaralı karar ile hakkında yurt dışına çıkamamak ve belirli gürlerde imza atmak suretiyle adli kontrol altına alınmasına karar verilerek serbest bırakıldığı, yapılan yargılama üzerine 08.02.2019 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.06.2020 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde 24.11.2020 tarihinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Davacının gözaltına alındığı tarihte, … Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştığı, görevden uzaklaştırıldığı süreler içerisinde geliştirme ödeneklerinin ödenmemesinden dolayı oluşan maddi kayıplarını, yine hakkında dava açılmasının neticesi olarak Ösym İl Koordinatörlüğü ve Tübitak Tovag Danışma Kurulu Üyesi görevlendirmelerinden mahrum kalması nedeniyle kaynaklanan maddi kayıplarını ve Huriye Boydak Kolejinin maliyeye devrinden sonra okula borcu kalmamasına rağmen kendisine çıkartılan 1165,51-TL’yi ödemesinden dolayı oluşan zararını talep etmişse de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddelerindeki tazminatın yalnızca koruma tedbirlerinden kaynaklanan zararları kapsadığı, bunun dışında kalan zararların idare hukukunun genel esasları çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, davacının gözaltı tarihinden sonra hakkında idari soruşturma başlatıldığı, gözaltında ve tutuklu olduğu bir kısım süre boyunca (29.07.2016-01.09.2016) aylığının üçte ikisi kadarını aldığı, yine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 ve devamı maddelerinde hangi koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talep edilebileceğinin tahdidi olarak sayıldığı, bu kapsamda soruşturmanın devam ettiği dönemleri de kapsayan uğranılan zararlar yönündeki taleplerin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, yoksun kalındığı belirtilen gelir ve gider kalemleri ile uğranılan zararların hakkında uygulanan haksız koruma tedbirinin doğrudan bir sonucu olarak nitelendirilemeyeceği anlaşıldığından davacının maddi tazminat taleplerinin tümden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2021/531 Esas, 2021/752 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.