YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4528
KARAR NO : 2023/2550
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Kasten yaralama, Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Dinar Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Dinar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; suçların sübutuna, suç işleme kastı bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı kararlar verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İncelemeye konu olay; sanık ile mağdurenin olay öncesinde aralarında gönül ilişkisi bulunduğu ancak ayrılmış oldukları, sanığın mağdureyi telefonla arayıp tehdit ettiği, olay günü ise mağdurenin çalıştığı güzellik merkezine giderek mağdureye “neden telefonlarıma cevap vermiyorsun” dediği ve yine tehdit ettiği, mağdurenin telefonunu eline alıp baktığı sırada, mağdurenin telefonunu sanıktan almak için hamle yaptığı ancak sanığın mağdurenin kolunu arkadan çevirip itmesi sonucunda mağdurenin sırtının koltuk kenarına gelmesi sonucunda nefes almakta güçlük çektiği, sanığın mağdurenin üzerine yürümesi üzerine mağdurenin korkup lazer odasına girip kendisini kilitlemeye çalıştığı ancak sanığın da arkasından gelerek kapıyı itip odaya girdiği kapıyı içeriden kilitleyip anahtarı cebine koyduğu, mağdurenin sırtındaki ağrıdan ağlayıp kendisini dışarı çıkarmasını istediği ancak sanığın kapıyı açmadığı, odada yaklaşık 10 dakika kaldıkları, mağdure fenalaşınca sanığın kapıyı açıp mağdureyi odadan çıkartarak yüzünü lavaboda yıkayıp oradan ayrıldığı, mağdurenin ise alt kat komşusuna giderek taksi çağırmasını istemesi ile hastaneye gitmesi, iddiasına ilişkindir.
2. 05.09.2015 tarihli İhbar Tutanağı’na göre; hastane yetkililerinin kolluk birimini arayarak durumu ihbar ettiği, anlaşılmıştır.
3. 05.09.2015 tarihli Dinar Devlet Hastanesi Raporu ve 09.10.2015 tarihli Isparta Devlet Hastanesi Raporu’na göre, mağdurenin yapılan muayenesinde; taraks BT’de sağ parsiyel pnömotoraks belirlendiği, akciğer ekspanse olduğu, minimal pnömotoraks görünümü izlendiği, göğüs boşluğunda hava birikimi nedeniyle yaşamı tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, duyularından veya organlarından birinin zayıflamasına veya işlevinin yitirilmesine neden olmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden
1. 05.09.2015 tarihli Dinar Devlet Hastanesi Raporu ve 09.10.2015 tarihli Isparta Devlet Hastanesi Raporu’na göre, mağdurenin yaralanmasının yaşamı tehlikeye sokan nitelikte olduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının d bendinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
2. Katılanın anlatımını doğrulayan yaralanmasına ilişkin Adli muayene Rapor’ları ve sanığın tevilli ikrarı karşısında, sanık müdafiin bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
1. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
A. Tüm dosya kapsamına göre; sanık ile mağdurenin olay öncesinde aralarında gönül ilişkisi bulunduğu ancak ayrılmış oldukları, sanığın mağdureyi telefonla arayıp tehdit ettiği, olay günü 11.00 sıralarında mağdurenin çalıştığı güzellik merkezine giderek mağdureye “neden telefonlarıma cevap vermiyorsun” dediği, mağdurenin de karşılık olarak “seni ilgilendirmez” dediği, sanığın “senin ağzını burnunu kırarım” diyerek masa üzerinde bulunan mağdureye ait telefonu eline alıp baktığı sırada, mağdurenin telefonunu sanıktan almak için hamle yaptığı ancak sanığın mağdurenin kolunu arkadan çevirip itmesi sonucunda mağdurenin sırtının koltuk kenarına gelmesi sonucunda nefes almakta güçlük çektiği, mağdurenin sanıktan aldığı telefonunu balkondan dışarı attığı, bunun üzerine sanığın mağdurenin üzerine doğru yürüdüğü, mağdurenin de korkarak lazer odasına girip kendisini kilitlemeye çalıştığı ancak sanığın arkasından gelerek kapıyı itip odaya girdiği kapıyı içeriden kilitleyip anahtarı cebine koyduğu, mağdurenin sırtındaki ağrıdan ağlayıp kendisini dışarı çıkarmasını istediği ancak sanığın kapıyı açmadığı, odada yaklaşık 10 dakika kaldıkları, mağdure fenalaşınca sanığın kapıyı açıp mağdureyi odadan çıkartarak yüzünü lavaboda yıkayıp oradan ayrıldığı, mağdurenin ise alt kat komşusuna giderek taksi çağırmasını istemesi ile hastaneye gittiği anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cebir, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası üzerinden tayin edilmesi,
B. Kabul ve uygulamaya göre de;
Adli Muayene Rapor’ları ve mağdurenin beyanları karşısında; sanığın mağdureyi yaşamı tehlikeye sokan ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralayarak, mağdureyi olay yerinde bırakıp ayrıldığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen ”mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakma” şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeden, uygulanması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Dinar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2016 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri konusu husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dinar Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.