YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/826
KARAR NO : 2009/3457
KARAR TARİHİ : 02.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 915 parsel sayılı 7840 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1969 yılında 766 Sayılı Yasaya göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında tarla niteliği ile davalı adına tespit edildiği, yörede yapılan ve 11.08.2006 – 11.02.2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, halen eylemli orman olduğu, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın 09.06.2008 tarihli krokide (A1)=1362,20 m2, (A2)=181,72 m2 ve (A3)=802,25 m2’lik kısımlarının tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 11.02.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1969 yılında yapılıp, 17.04.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına ve eski tarihli memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen orman tahdidi dışında kalan ve kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, Ancak; dava kabul edildiği halde davanın açılmasına davalı tarafın haksız davranışı ile sebebiyet vermediği gerekçesiyle, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan alınmamasına karar verilmiş ise de bu değerlendirme doğru görülmemiştir. Şöyle ki; davalının yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için H.Y.U.Y.’nın 94. madde hükmüne göre davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk celsede davayı kabul etmiş olması gerekir.
Somut olayda, davalının haksız davranışı ile davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilse dahi duruşmaya gelen davalının davayı kabul etmediği, davanın reddini istemiş olmasına göre, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerektiği, ayrıca yargılamada vekille temsil edilen Orman Yönetimi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekillik ücretinin de takdiri gerekir. Davalıların yazılı olduğu şekilde yargılama giderleri ve
2009/826-3457
vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 6. ve 7. fıkraların hükümden çıkartılarak; bunun yerine, “Davacı tarafından yapılan toplam 364.-TL. yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 110.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” ve “davacı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 500.-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/03/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.