Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/159 E. 2009/3619 K. 04.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/159
KARAR NO : 2009/3619
KARAR TARİHİ : 04.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2005 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 108 ada 9 parsel sayılı 6.838,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden … mirasçıları ile …’nın zilyetliğinde olduğu ancak taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/142 esas sayılı dosyada dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
105 ada 608 parsel sayılı 14.179,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden … mirasçılarının zilyetliğinde olduğu ancak taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/142 esas sayılı dosyada dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
105 ada 638 parsel sayılı 1.800,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden …’nın zilyetliğinde olduğu ancak taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/142 esas sayılı dosyada dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
105 ada 639 parsel sayılı 2.423,35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesizden …’nın zilyetliğinde olduğu ancak taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde 2004/142 esas sayılı dosyada dava bulunduğundan söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca tespit edilmiştir.
Davacı … 11.05.2004 tarihinde, dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazların babası … …’dan irsen intikal ettiği, babasının ölümünden sonra annesi…ve kendisi dışındaki mirasçıların paylarını 12.12.1969 tarihli senetle … ve …’ya sattıkları, annesi…ve kendisinin paylarını satmadıklarını, … …’dan kendisine intikal eden payın mülkiyetinin tespiti istemiyle asliye hukuk mahkemesinde dava açmıştır. Gökçebey Asliye Hukuk Mahkemesi 2004/142 -2005/112 sayılı ilam ile çekişmeli taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca davanın kadastro mahkemesine aktarılmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesince çekişmeli taşınmazların tutanak asılları ile aktarılan dava dosyası birleştirildikten sonra davanın reddine, dava konusu 105 ada 638 ve 639 parsel sayılı taşınmazların …, 105 ada 608 parselin ¼’… pay itibariyle …, …, … ve … ….., adlarına, 108 ada 9 parselin 1/2 payının … mirasçıları, 1/2 payın … adlarına tapuya tescillerine, 105 ada 608 parsel üzerindeki … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 2 katlı evin … çocukları … ve … ’nin, (B) ile işaretlenen tek katlı evin … oğlu … ’nin mülkiyetinde olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine, … hanelerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı … …’dan ırsen intikal ettiğine, … …’nın ölümünden sonra davacı dışındaki tüm mirasçıların paylarını 12.12.1969 tarihli adi senetle … …’nın çocuklarından … ve …’ya sattıkları, … …’nın ölümüyle de mirasçılarının paylarını … oğlu …’ya sattıkları, 1969 yılından 05.10.2000 tarihine kadar 31 yıl süreyle … ve … tarafından nizasız ve fasılasız … sıfatıyla kullanıldığı, 05.10.2000 tarihinde … tarafından … ve … aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının Gökçebey Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.07.2003 gün 2000/16-2003/152 sayılı kararı ile davalı kişilerin çekişmeli yerleri bağımsız olarak 30 yılı aşkın süreyle nizasız fasılasız … sıfatıyla kullandıkları, Medeni Yasanın 713. maddesindeki koşulların davalılar yararına oluştuğu gerekçesiyle reddedildiği, temyiz üzerine Yargıtayca onanarak 03.12.2003 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığına, davacının taraf olduğu Gökçebey Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.07.2003 gün 2000/16-2003/152 sayılı kararının H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm olduğuna, kesin hükmün davanın taraflarını, akdi ve ırsi ardıllarını bağlayacağına göre taşınmazların payı oranında adına tescili istemine ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
2) Ne var ki çekişmeli taşınmazların … haneleri açık olup 105 ada 608 , 638 ve 639 parsellerin sınırlarında orman parseli, 108 ada 9 parselin sınırında … ırmağı bulunduğu halde mahkemece Orman Yönetimi ve Hazinenin davaya katılımı sağlanmadan, orman araştırması yapılmadan ve 108 ada 9 parselin sınırda bulunan ırmaktan kazanılıp kazanılmadığı yönünde jeoloğ bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi doğru değildir.
Bu sebeple; mahkemece öncelikle Orman Yönetimi ve Hazinenin davaya katılımı sağlanarak husumet yaygınlaştırılmalı, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde bir orman mühendisi, bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan,, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmazlar hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmazlar üzerinde neler bulunduğu ( bitki örtüsü, ağaçların cinsi,sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı, açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişmeli yerlerin çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazların etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalıdır.
Dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; Jeoloji mühendisinden 108 ada 9 parselin sınırında bulunan … çayından kazanılıp kazanılmadığı yönünde rapor alınmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; çekişmeli taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalılar yanında, eklemeli zilyetler yönünden de Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı …’nın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE ,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.