YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4312
KARAR NO : 2023/2622
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 09.06.2016 tarihli ve 2013/500 Esas, 2016/217 Karar sayılı kararının Üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar …, … ve … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca, sanık … hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan, sanık … hakkında yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları, sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında 136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 8320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği sanık … hakkında tehdit suçundan, sanık … hakkında yaralama suçundan mahkumiyet kararları verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Üst Cumhuriyet savcının temyiz isteği sanıklar … ve … hakkında belirlenen temel hapis cezası üzerinden 5237 sayılı KAnun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiğine ilişkindir.
3. Sanık … müdafinin temyiz isteği, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.
4. Sanık …’nın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılan sanık …’nın temyiz dışı katılan sanık … ve sanık … tarafından köylerinin içinden araçla hızla geçmesi nedeniyle aralarında çıkan tartışma sonrası darp edildiği, katılan sanık …’nın darp edilmesinden sonra olayı duyan kardeşleri sanıklar … ve …’nın yanlarına katılan sanık …’yı da alarak ağabeyi …’nun işlettiği dükkana araba ile gidip orada bulunan temyiz dışı sanık …’yu tehdit edip, oradan araba ile ayrıldıktan sonra sanık …’nın ele geçirilemeyen ve yasak nitelikte olan silahla havaya ateş etmek suretiyle tehditte bulunduğu bu suretle atılı yaralama, tehdit ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarının işlendiği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan sanık … ile ilgili Akçakale Devlet Hastanesinden alınan 17.06.2012 tarihli raporda, mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlileri tarafından olayın intikali ve olay yeri yakınında 18 adet boş 7.62 milimetre (mm) çapında mermi bulunduğuna dair 17.06.2012 tarihli Görgü Tespit Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
4. Kolluk tarafından olay yerinde yapılan incelemeye ilişkin Olay Yeri İnceleme Raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
5. Olay yerinde bulunan 7.62 mm çapındaki 18 adet boş mermi kovanı ile ilgili Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden 18.08.2012 tarihli ekspertiz raporu alındığı, bu raporda söz konusu kovanların aynı silahtan atıldığını tespit edildiği, 16.10.2014 tarihinde alınan ek raporda 7.62 çapındaki mermilerin atıldığı silahın 6136 sayılı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim nitelikteki silahlardan olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
6. Dava dosyası kapsamına göre suçta kullanılan silahın ele geçirilemediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz talebi yönünden
Üst Cumhuriyet Savcısının bir aylık temyiz süresini geçirdikten sonra 07.09.2016 tarihinde kararı temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Sanık … hakkında yaralama suçundan sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden
a. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca sanık … yönünden zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.05.2013 tarihli ilk savunması, sanık … yönünden 19.01.2014 tarihli ilk savunması olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve tehdit, sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden
Kolluk tarafından düzenlenen, görgü tespit tutanağı ve olay yeri inceleme raporu, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan raporlar, tanık beyanları ve tüm dava dosyası kapsamına dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık …’nın suçu işlemediğine ve sanık … müdafinin cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına ve erteleme ilişkin hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak, sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan belirlenen temel hapis cezası olan 2 yıl 6 ay üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 2 yıl 1 ay 15 gün olarak bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) 06.11.2007 tarihli, 2007/3-167 Esas, 2007/222 Karar; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 Esas, 2014/321 sayılı Kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Kanun uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesinin kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz süresi; 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tefhimden itibaren bir ay olup, Üst Cumhuriyet Savcısı’nın 09.06.2016 tarihinde verilen hükme karşı, yasal süre geçtikten sonra 07.09.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2013/500 Esas, 2016/217 Karar sayılı sanık … hakkında yaralama ve sanık … hakkında tehdit suçlarından kurulan kararına yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3. Gerekçe bölümünün üçüncü bendinde açıklanan nedenlerle Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2013/500 Esas, 2016/217 Karar sayılı sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
4. Gerekçe bölümünün üçüncü bendinde açıklanan nedenlerle Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2013/500 Esas, 2016/217 Karar sayılı sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan kurulan kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (C) bendinin ikinci paragrafı ile (E) bendinin ikinci paragrafında yer alan “2 yıl 1 ay 15 gün” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine “2 yıl 1 ay” ibareleri eklenmek suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.