Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6562 E. 2023/1414 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6562
KARAR NO : 2023/1414
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :… Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekiller tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 101629, 203068, 2010/70186, 2011/67123, 2015/64599, 2016/39507, 2011/91274, 2014/41012 sayılı ve “t.o.r.k.”, “tork+şekil”, “tork+şekil”, “smstork”, “tork”, “nutork”, “smstork”, “vtork” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “flutork+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/114524 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu; ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa markaların benzer olduğunu, “Tork” ibaresi üzerinde müvekkilinin öncelik hakkı bulunduğunu, “flu” ibaresinin ise tanımlayıcı olduğunu, ticaret unvanı ile de benzeştiğini, YİDK’in markaların farklı emtiada tescilli olduğu yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin markaları uzun zamandan beri yoğun olarak kullandığını ve tanınmış olduklarını, davalının geniş bir tanımlama ile tescil talebinde bulunmasının kötü niyet olduğunu ileri sürerek 2018-M-10967 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı emtiada tescilli olduğunu, markaların benzer olmadığını, müvekkilinin markasını tescili kapsamında kullandığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını, markalar arasında iltibas riski bulunmadığını, “tork” ibaresinin iştigal alanları olan aktüatör üretiminde tanımlayıcı olduğunu, tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu, önceye dayalı kullanım iddiasının soyut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı … Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; taraf marka ve emtia sınıflarının farklı olduğunu, anılan “tork” ibaresinin genel bir adlandırma olduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “flutork+şekil” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 07 nci sınıftaki “elektrikli açma kapama mekanizmaları” emtiasının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise “t.o.r.k.”, “tork+şekil”, “tork+şekil”, “smstork”, “tork”, “nutork”, “smstork”, “vtork” ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 06, 07, 09, 11, 20, 35 inci sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 07 nci sınıftaki emtianın itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer oldukları bütün bu unsurlar bir arada değerlendirildiğinde bütünsel olarak markalar arasında ortalama düzeyde benzerlik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK’nin 2018-M-10967 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin markaların ayırt edici olmayan/zayıf bileşenlerinin karıştırılma ihtimali olup olmadığı hakkında yaptığı değerlendirmenin hatalı olduğunu, kararda davacıya ait marka ile davalıya ait markalardaki ortak ibare olan “tork” sözcüğünün tanımlayıcı nitelikte ve ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu hususlarının incelenmediğini, “tork” ibaresinin markasal açıdan ayırt ediciliğe sahip olmadığını, “tork” sözcüğünün teknik bir terim olarak akaryakıt, lpg ya da elektrik ile çalışan motorlarda motorun aktardığı gücü anlatmakta da kullanıldığını, tork kelimesinin küçük veya büyük harf ile tek başına olduğu gibi önüne ve arkasına ekler getirilerek kullanıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı … Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalnın markasını bir bütün olarak gören ortalama tüketici kitlesinin, bunu davacının markalarıyla karıştırmalarının mümkün olmadığını, ayırt ediciliğin sağlandığını, “tork” kelimesinin gerek mühendislik alanında kullanılan ve bilinen gerekse de günlük dile yerleşmiş, herkesçe anlamı bilinen, tasviri nitelikte ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, taraf markalarının tescil kapsamlarının da farklı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.02.2015 tarih, 2014/14056 E. ve 2015/2399 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.