YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1619
KARAR NO : 2023/2060
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2020/9 Esas, 2021/183 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılana yönelik eylemden ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/1293 Esas, 2021/1238 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11.02.2022 tarihinde tanzim olunan ve sanıklar … ve … hakkında onama, sanık … hakkında bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Sanığın eylemi gerçekleştirmediğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek sübuta,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların olay tarihinden önce hep birlikte bir alışveriş merkezinden olayda kullandıkları bere ve kapüşon gibi malzemeleri satın aldıkları, olay günü araçla olay yerine geldikleri ve sanık …’nın keşif yaparak araca geri döndüğü, ardından sanıkların yüzlerini belli etmemek için kapüşon takarak katılanın olduğu yere gittikleri, katılanı ateşli silahla yaraladıktan sonra hep birlikte araca geri döndükleri ve aracı uygun bir yere götürerek delilleri gizlemek amacıyla yaktıkları kabul edilmiş, bu suretle sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, tanık anlatımları, görüntü çözüm tutanakları, DNA incelemesine ilişkin ekspertiz raporu, sanıkların nüfus ve adli sicil kayıtları, olay tutanakları ve … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 04.02.2019 tarihli raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden
Oluşa, “Olay ve Olgular” kısmında belirtilen delillere, görüntü inceleme tutanaklarına, sanıkların savunmalarına ve tüm dosya içeriğine göre mahkemenin sanık …’in mahkumiyetine ilişkin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
B. Yasal ve yeterli gerekçe bulunup bulunmadığı ve sübuta ilişkin gerekçe yönünden
Her ne kadar sanıklar … ve … üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini beyan etmiş iseler de sanıkların bir alışveriş mağazasından alışveriş yaptıkları ve olayda kullandıkları bere ve kapüşon gibi malzemeleri satın aldıkları, olayda kullanılan ve olaydan sonra yakılmış halde bulunan araçta bulunan bere üzerinde yapılan incelemede sanık …’a ait DNA örneklerine rastlandığı, ayrıca olay öncesinde sanık …’nın aracından inerek keşif yaptığına ilişkin görüntü kaydı bulunduğu, sanık …’nın araca döndükten sonra yüzlerini belli etmek istemeyen sanıkların kapüşonlu olarak araçtan inerek eylemi gerçekleştirdikleri olayda, adli rapor, görüntü inceleme ve ekspertiz raporları, sanıkların çelişkili beyanları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile yasal ve yeterli gerekçe ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanık … bakımından ise; …’ın kolluk beyanında olay saatlerinde kendi yanında akrabası sanık … ile arkadaşı … ‘in bulunduğunu, sanıklar … ve … ile yanlarında bulunan iki şahsın olayda kullanılan ve daha sonra yakılan araca binerek ayrıldıklarını söylediği dikkate alındığında, …’in tanık olarak ifadesinin alınarak bu hususların sorulması, ayrıca olay anına ait görüntüler dosya kapsamında bulunduğundan sanık …’in fiziki yapısı ile görüntülerdeki şahısların fiziki yapılarının kıyaslanmasına ilişkin ekspertiz raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Tasarlama yönünden
1. Kasten öldürme suçu 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş,
“Nitelikli hâller” başlıklı 82 nci maddesinde;
“(1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
…
İşlenmesi hâlinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.”
Şeklindeki düzenleme ile tasarlayarak öldürme, kasten öldürme suçunun nitelikli hâlleri arasında sayılmıştır.
2. Tasarlama hâlinde fail, anında karar verip fiili işlememekte, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar bir süre geçmektedir. Fail bu süre içinde suçu işleyip işlememe konusunda düşünmekte ve suçu işlemekten vazgeçmemektedir. Failin suçu işlemekten vazgeçmesi ve fakat bir başka nedenle ve bir başka ani kararla fiili işlemesinde tasarlamadan söz edilemez. Suç işleme kararının hangi düzeydeki eylem için ve ne zaman alındığı ile eylemin şarta bağlı olmayan bu kararlılıktan ne kadar zaman geçtikten sonra işlendiği mevcut delillerle belirlenmeli, suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşılıp ulaşılamayacağı değerlendirme konusu yapılmalıdır.
3. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; … Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/15418 sayılı soruşturma evrakı içeriğine göre incelemeye konu olayın suç tarihinden sonra müşteki …’a yönelik 08.02.2019 tarihinde gerçekleştirilen eylemle ilgili olarak alınan beyanında, 20.01.2019 tarihinde katılan …’ye yönelik eylemde gerçekte asıl hedefin kendisi olduğunu, kendisinin eylemin gerçekleştiği mekanda bulunduğunu, sanıkların kendisi yerine yanlışlıkla katılan …’yi hedef aldıklarını söylediği, katılan …’nin de alınan ifadesinde sanıklarla bir husumeti olmadığını belirttiği anlaşıldığından dosya kapsamında beraat eden sanık …’in müdafii huzurunda kollukta 08.02.2019 tarihinde alınan beyanında “… bana abi yanlış adamı vurmuşuz dedi” şeklindeki ifade ve 13.11.1936 tarihli 14/32 numaralı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında yanılma ve şahısta hata halinde tasarlama hükümlerinin uygulanmayacağının belirtilmesi karşısında sanıkların hedef kişi dışında üçüncü bir kişiye karşı yanlışlıkla gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle haklarında tasarlama hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklandığı üzere tüm sanıklar yönünden tasarlamaya yönelik nitelikli hal uygulanamayacağından sanık … ve müdafiinin, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/1293 Esas, 2021/1238 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca … 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 gününde karar verildi.