YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16458
KARAR NO : 2021/10366
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava borçlu Mevlüt hakkında başlatılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu araç ve taşınmazlarını diğer davalılara sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 29/11/2016 tarih 2014/21080 Esas 2016/11017 Karar sayılı ilamı ile davanın dinlenebilmesi için takip konusu borcun iptali istenen tasarruflardan önce doğması ve borçlu hakkında düzenlenmiş kat’i veya geçici aciz belgesinin sunulması gerektiği, somut olayda davacı vekili gerek dava dilekçesinde gerekse yargılama sırasındaki beyanlarında takip konusu alacağın incir ticaretinden doğduğunu, kendisinin incir üreticisi borçlunun ise incir ve tarımsal ürün alım satımı yapan tüccar olduğunu belirttiği bu konuda dinlenen tanıklar …, … ve …’da davacının iddiasını destekler nitelikte beyanda bulunduğu, takip konusu borcun 12/11/2011 tarihli çeke dayalı olup 23/9/2011 ve 20/9/2011 tarihli tasarruflardan sonra düzenlendiği ancak ticari hayatta çekin de bono gibi vadeli kullanıldığı bilinen bir gerçek olduğu, takip konusu borcun iptali istenen tasarruftan önce doğduğunun iddia edilmesi halinde davacı vekiline borcun doğumuna ilişkin temel ilişki konusunda delillerini sunması için süre verilmesi, bildireceği delillerin toplanması, borcun doğumuna ilişkin temel ilişkinin tespiti ile borcun doğduğu tarihin belirlenmesi gerektiği, davacı tarafından borcun iptali istenen tasarruflardan önce incir ticaretinden doğduğu iddia edildiğinden bu konuda davacının çiftçilik ve üretim belgeleri ile mal teslim belgeleri ve varsa başka delilleri ile borçlunun ticaret ve vergi kayıtları ile ticari defterleri ilgili birimlerden istenerek gerek görülmesi halinde borçlunun (varsa davacının da) ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediği, ayrıca mahkemece aciz belgesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle de dava reddedildiği oysa takip dosyası içinde 31/7/2013 tarihli İİK’nun 143 ve 251 maddeleri gereğince 21.337,01 TL üzerinden düzenlemiş ve iptal edilmemiş kat’i aciz belgesi bulunduğunu anlaşıldığından mahkemenin bu yöndeki red gerekçesi de isabetli görülmediği, keza, İcra Mahkemesince iptal edilmemiş aciz belgesinin geçerli olup olmadığını tasarrufun iptaline bakan Mahkemenin değerlendirme yetkisi bulunmadığından bahisle bozulmuş, bozmadan sonra borcun doğumunun tasarruf tarihinden önce olduğunun ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılmış ve davacının borcun, tasarruflardan önce doğduğunu ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiş isede varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Dava konusu araçlar 20/09/2011-23/09/20122-31/10.2011-23/11/2011 tarihlerinde taşınmaz ise 23/09/2011 tarihinde satılmıştır. Takip dayanağı çek tarihi ise 12/11/2011 tarihidir. Dosya içerisine gelen kayıtlara göre davacının taze incir ve toptan üzüm satışı işini 23/09/2011 tarihinde son verdiği ilişkin vergi kaydı , bulunduğu, tanıkların davacı alacaklı ve borçlu arasındaki 7-8 yıldır devam eden incir alım-satım işi yaptıklarını belirttikleri görülmüştür. Bu halde davacı vergi kaydını sildirdiği tarihten sonra ticari faaliyet yapamayacağına göre borcun 23/09/2011 tarih ve öncesinde doğduğu kabul edilerek, işin esasına girilip toplanan delil ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davanın esasına girilerek, toplanan delil ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.