Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6354 E. 2023/2660 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6354
KARAR NO : 2023/2660
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :6136 sayılı Yasaya muhalefet, Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması.
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından dava açılmıştır.

2. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suç eşyasının müsaderesine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 19.01.2021 tarihli ilamıyla;
“1-Sanık savunmasında, müştekilerin kendi evine yakın ikamet ettiklerini, olay günü silahla havaya ateş ettiğini, müştekiler ile arasında husumet bulunmadığını, tehdit kastının bulunmadığını belirtmesi, soruşturma aşamasında dinlenen müştekilerin de beyanlarında mermi izlerini sonradan fark ettiklerini, kimseyle aralarında husumet bulunmadığını ve kimseden şüphelenmediklerini belirtmeleri karşısında; müştekiler kovuşturma aşamasında dinlenildikten sonra, sanığın silahla ateş etme sonucu mermilerin bahçe duvarına ve konut iç duvarına isabet etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerin, mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturup oluşturmadığı, oluşturduğu kanaatine varıldığı takdirde de TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca, daha ağır cezayı gerektiren genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik kovuşturma ve yerinde olmayan gerekçe ile silahla tehdit suçlarından hükümler kurulması,
2- Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 10.11.2014 tarihli ekspertiz raporuna göre, 31.10.2014 tarihinde Bingöllüler Kıraathanesinin kurşulanması olay ilgili olarak gönderilen 9 mm çapında parabellum tipi 16 adet kovandan 9 adedinin ve 9 mm çapında bir adet mermi çekirdeğinin de aynı silahtan atıldığının belirtilmesi, yani suça konu tabancanın yargılama konusu olay dışında kullanıldığının anlaşılması karşısında; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun mütemadi suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından sanık hakkında ekspertiz raporunda anılan olaydan dolayı 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan başka dava açılıp açılmadığı ve açılmış ise iddianame tarihi saptanıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğundan, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren nitelikli hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünden dolayı sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozma ilamına uyularak 17.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suç eşyasının müsaderesine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan ise, 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, bir nedene dayanmamaktadır.

III.OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk görevlilerince düzenlenen 04.11.2014 tarihli tutanakta, uzun süreden beri takibinde bulundukları cezaevi firarisi olan … yakalandığında kaba üst aramasında, 1 adet ruhsatsız tabanca ve 13 adet fişek ele geçirildiği belirtilmiştir.
2. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 10.11.2014 tarihli ekspertiz raporuna göre, 31.10.2014 tarihinde Bingöllüler Kıraathanesinin kurşulanması olay ilgili olarak gönderilen 9 mm çapında parabellum tipi 16 adet kovandan 9 adedinin ve 9 mm çapında bir adet mermi çekirdeğinin de aynı silahtan atıldığı belirtilmiştir.
3. Sanık aşamalardaki savunmalarında ikrarda bulunmuştur.
4. Bingöllüler Kıraathanesi’nin kurşunlanması olayı ile ilgili olarak Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinde adam öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından açılan davada mükerrer dava olduğu gerekçesiyle 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarına yönelik temyiz incelemesinde
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçların seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulü hükümlerinin uygulanması gerektiğinde hukuki zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.