Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7427 E. 2008/11113 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7427
KARAR NO : 2008/11113
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 147 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tespitinden önce orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş ormanların içerisinde kaldığından kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden ve Orman Kadastro Komisyonunca yeni bir orman sınırı belirleme işlemi yapılmadan kesinleşen Orman Tahdit sınırlarının zemine uygulanması suretiyle sınırlandırılmıştır. Davacı …; dava konusu … Köyü … mevkii, … mevkii ve … mevkiinde bulunan bulunan üç parça taşınmazının ormanla ilgisi olmadığı halde kadastro çalışmaları sırasında orman niteliğinde Hazine adına tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek tespitin iptali edilerek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, dava konusu 147 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan dava konusu … Köyü … mevkii, … mevkii ve … mevkiinde bulunan bulunan üç parça taşınmazın tespit gibi TAPUYA TESCİLİNE karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa uyarınca 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Aplikasyon ve 2/B uygulaması 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Yapılan incelemede, hükme dayanak alınan orman ve fen bilirkişi raporlarına göre, davaya konu yerin, 1940 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan ilk tahdidin aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sırasında da orman sınırı içinde bırakıldığının belirlendiği, … Köyü’nde 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ise, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerin, kadastro tespitinden önce orman kadastrosu yapılarak kesinleşmiş ormanların içerisinde kaldığın sebebiyle, kadastro tespit tutanağı düzenlenmeden ve Orman Kadastro Komisyonunca yeni bir orman sınırı belirleme işlemi yapılmadan kesinleşen Orman Tahdit sınırlarının zemine uygulanması suretiyle 147 ada 1 parsel numarası verilerek sınırlandırıldığı anlaşılmıştır.
Kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalara bakmak görevi, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 26/4 maddesi hükmünce kadastro mahkemesine ait olmayıp, bu tür uyuşmazlıklara bakmak görevi genel mahkemelere aittir. Somut olayda dava konusu taşınmaz hakkında, kesinleşen orman sınırları içinde kalması nedeniyle kadastro tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince kesinleşen orman sınırı içinde olması nedeniyle tapu kütüğüne aynen aktarılması amacı ile ada ve parsel numarası verildiği, bu nedenle davaya bakmakta 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevli olmadığı (HGK’nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 S.K.) görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak, mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine kara verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcını istek halinde yatırana iadesine 16/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.