YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11271
KARAR NO : 2009/15689
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve elatmanın önlenmesi davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… 133 ada 21 parsel sayılı 11970.27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, …-çalılık niteliğinde Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, taşınmazın kendisine murisinden kalan … alanı olduğu iddiasıyla ve 1937 tarih, 468 numaralı vergi kaydına dayanarak dava açmıştır. Bu dava yine aynı kişi tarafından … Tüzelkişiliği hasım gösterilmek suretiyle açılan ve kendisi hakkında Kaymakamlıkça men kararı verilen yola el atmanın önlenmesi ve tazminat davası ile birleştirilmiştir. Mahkemece, davacının davasının reddine ve dava konusu 21 parselin … bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2599.73 m2’lik bölümünün tespit gibi …-çalılık niteliğinde Hazine adına; (B) harfi ile gösterilen 9370.54 m2’lik bölünün ise davacı adına tapuya tesciline; (A) bölümü üzerinde bulunan 35 adet … ağacının davacıya ait olduğunun beyanlar hanesinde şerh verilmesine, davacının tazminat istemini atiye terk etmesi nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; her ne kadar davacı tarafından kendisine ait taşınmazın bir bölümünün köy yolu olarak ayrılması nedeniyle el atmanın önlenmesi davası açılmış ise de davalı tarafın davacıya ait taşınmaza el atmasının bulunmaması nedeniyle bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz ve el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1964 yılında seri bazında yapılıp 08/07/1965 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları yapılmış, temyize konu davanın varlığı nedeniyle kesinleşmemiştir.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda (davacının davasının reddine) dendiği halde, gerekçeli kararda;
(1- 1998/66 Esas sayılı dava dosyasında davacının davasının reddine, … 133 ada 21 parselin teknik bilirkişi … …’nın dosyada mevcut 11/07/2008 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 9370.54 m2’lik kısmın 133 ada 21 parsel numarası ile … oğlu 1955 doğumlu … adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 2599.73 m2’lik kısmının aynı adanın en son parsel numarası verilerek …-çalılık niteliği ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, bu kısım üzerinde bulunan 35 adet … ağacının davacıya ait olduğu hususunun beyanlar hanesine şerhine;
2- 1998/ 89 Esas sayılı dosyada davacının davasının husumet yokluğundan reddine, 133 ada 21 parsel hakkında 1998/66 Esas sayılı dosyada karar verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına) denmiştir. Kısa kararda dava reddedildiği halde gerekçeli kararın 1. bendinde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm oluşturulmuştur. Oysa, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bozma nedeni oluşturur (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.).
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 26/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.