YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7704
KARAR NO : 2008/10997
KARAR TARİHİ : 15.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, aslı 3676 m2 olan ve davalılar adına paylı olarak kayıtlı … (…) Köyü Mayıs 1974 tarih 17 numaralı tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/10/1994 tarih ve 1994/51 E.- 28 K. sayılı ilamı ile yüzölçümü 8300 m2’ye çıkartılarak Ekim 1995 tarih 3 numarada tapuya kaydedilen taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Hazineye verilen kesin önel gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve müdahil Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman olan ve 4785 Sayılı Yasa gereğince niteliğini yitiren tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde bu güne kadar orman ve arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır.
Davacı Hazine, T.Sani 1305 tarih 195 numaralı sicilden gelen Ekim 1995 tarih 3 numaralı tapu kaydı kapsamının orman olduğundan tapunun iptali isteğiyle 6/24 pay sahipleri davalılar… ve … aleyhine dava açmış, yapılan yargılamada taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve 4785 Sayılı Yasa karşısında tapu kaydının geçerliliğinin bulunmadığı konusunda bilirkişi raporu verilmişse de, tapuda diğer 18/24 pay sahipleri … çocukları …, … ve …’un davaya dahil edilmesi için davacı Hazine vekiline verilen kesin önelin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Gerçekten, tapu kaydı T.Sani 1305 tarih 195 numarada … adına kayıtlı olduğu ve 1330 yılında ölümü ile çocukları …, …, … ve …a kaldığı, …’ın 6/24 payının davalılar… ve …’a intikal ettiği, diğer payların 1305 tarihli tapuda …, … ve … üzerinde kaldığı görülmektedir. Tapu maliki …in ölüm tarihine göre tapu kaydı müşterek mülk (paylı mülkiyet) hükümlerine göre mirasçılarına intikal etmiştir. Somut olayda, tapu malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından diğer paydaşların yada mirasçıların davaya dahil edilmesi yoluyla taraf teşkili sağlanamaz. Tapu malikleri … çocukları …, … ve …’un veraset ilamları ibraz edilmemiş olduğundan ölü yada sağ oldukları anlaşılamadığı gibi, temyize konu dava, 2000 yılında açılmıştır. Bu tarihten sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyünde orman ve arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Yörede orman kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmaz orman sınırları içine alınmış ve kesinleşmişse, o takdirde davanın konusu kalmayacaktır. Yargılama sırasında orman ve arazi kadastrosu yapılmışsa, bu dava aynı zamanda orman ve arazi kadastrosuna itiraza dönüşeceğinden davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olacak ve kadastro mahkemesince diğer maliklerin davaya katılmasına ve diğer tapu maliklerine husumet yöneltilmesine gerek olmadan dava, 3402 Sayılı Yasanın 29 ve 30/2.madde hükümleri gereğince sonuçlandırılacaktır.
O halde, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu … Köyünde orman ve arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihte yapıldığı, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınıp alınmadığı, arazi kadastrosu yapılmışsa, tutanak düzenlenip düzenlenmediği, iptali istenen tapu kaydının kadastroda revizyon görüp görmediği Orman Yönetiminden ve kadastro müdürlüğünden ayrı ayrı sorulmalı, orman ve arazi kadastrosu davanın devamı sırasında yapılmışsa, mevcut dava orman ve arazi kadastrosuna itiraza dönüşeceğinden bu halde davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olacağından, görevsizlik kararı verilerek, dosyanın kadastro mahkemesine aktarılması gerektiği düşünülmelidir.
Şayet yörede, orman ve arazi kadastrosu yapılmamışsa, o takdirde iptali istenen tapu kaydının geldisi T.Sani 1305 tarih 195 numaralı tapu kaydı tüm değişiklikleriyle Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmeli, iptali istenen tapu kaydı malikleri … çocukları …, … ve …’tan veraset ilamlarının ibrazı ile mirasçıları aleyhine ayrı bir tapu iptali tescili davası açılarak bu dava ile birleştirilmesi için davacı Hazineye yine, Orman Yönetiminin davaya katılma harcı yatırması için önel verilmeli, yörede orman ve arazi kadastrosu yapılmamış olmakla birlikte, bu işlemlere esas olmak üzere kadastro paftaları düzenlenmişse Kadastro Müdürlüğünden istenmeli, yine dayanılan tapu kaydının yüzölçümünün artırılmasına ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/51 E.- 28 K. sayılı dava dosyası bulunduğu yerden getirtilmeli; bundan sonra mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı,
Ayrıca, dayanak tapu kaydı da uygulanarak dava konusu yere ait olup olmadığı belirlenmeli, yüzölçümünün artırılmasına ilişkin dava ile bu davanın konusu ayrı olduğundan o davada Hazine ve Orman Yönetimi taraf olsa bile yönetimleri bağlamaycağı ve tapu kaydının ilk oluşturulduğu sınır ile geçerli olacağı, tapu kaydının asıl kapsamı, yapılan uygulamada orman sayılan yer olduğu anlaşılırsa, tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında yasal hiçbir dayanağının bulunmadığı gözönünde bulundurulmalı, uzman bilirkişiye çekişmeli taşınmazın ölçekli ve uygulanabilir krokisi düzenlettirilerek ilama eklenmeli ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de; davanın, taraf teşkili sağlanamaması nedeniyle usul yönünden reddi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 15/09/2008 günü oybirliği ile karar verildi.