YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19569
KARAR NO : 2023/4105
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/561 E., 2016/128 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. İstanbul (Kapatılan) 67. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/561 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan suçun unsurunun oluşmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; makul şüphe üzerine sanığın yapılan üst aramasında uyuşturucu madde çıkması üzerine Cumhuriyet savcısından alınan talimat ile sanık hakkında tutanak tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığına, sanığın ikrar ettiğine, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi yerine aynı fıkranın (a) bendi gereği karar verildiğine, müsadere konusunda karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
18.04.2014 tarihli yakalama tutanağı ve ekindeki belgelerden olay tarihinde polis memurlarınca şüphe üzerine durdurulan sanığın yapılan üst aramasında suça konu uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sanığın üst aramasının yapılması için önceden alınmış bir adli arama kararı olmadığı, güvenlik görevlilerince adli arama kararı olmaksızın önleme arama kararına istinaden şüphe üzerine durdurulan sanığın yapılan üst aramasında yapılan aramada suça konu uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle ele geçtiği, bu nedenle hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanılarak sanığın ikrarı olsa dahi
hükme esas alınıp mahkum edilemeyeceği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraatine karar
verilmiştir.
IV. GEREKÇE
18.04.2014 tarihli olay tutanağına göre; saat 00.40 sıralarında ring görevini ifa eden ekiplerce şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst aramasında pantolonunun ön sağ cebinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ancak, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu’un 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte
“önleme araması kararı” veya 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” ya da “yazılı arama emri” bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre ve sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suçu kabul etmemiş olması karşısında, kanaat oluşturacak sayıda tutanak mümziinin tanık sıfatıyla dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 67. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/561 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.