Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15664 E. 2009/18247 K. 08.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15664
KARAR NO : 2009/18247
KARAR TARİHİ : 08.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 16/4/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/12/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davacı … vekili avukat … …,karşı taraftan davalı HAZİNE vekili avukat … … ile davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … …, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … İlçesi … Köyü Bahrat mevkiinde bulunan arazi kadastrosunda tespit harici bırakılan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın REDDİNE, dava konusu taşınmazın Orman vasfı ile Hazine adına Tesciline karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 26/11/2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.Genel arazi kadastrosu işlemi 27.05.1958 tarihinde tamamlanmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşen orman kadasto haritası ve eski tarihli resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada kısmen açık kısmen orman alanında yer aldığı, kesinleşen orman kadastrosunda kısmen orman sınırı içinde kısmen de orman sınırı dışında olup etrafının da kesinleşen orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırılan taşınmazlarla çevrili olmakla kısmen orman niteliğinde kısmen de 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde olduğu, bu tür yerlerin 3402 sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17.maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğu ,kaldı ki taşınmazın kadastro sırasında çevredeki ormanlarla bir bütün olarak tespit harici bırakıldığının kabulünün zorunlu olduğu,bu hali ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanmaya elverişli taşınmaz niteliğinde olmadığı, Yargıtay H.G.K.nun 24.10.2001 gün, 2001/8-464/751 sayılı kararı ile H.G.K.nun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde tespit dışı bırakılan taşınmazın öncesinin orman olduğunun kabulü ile daha sonraki tarihte yapılacak orman kadastrosunda tespit harici bırakılmasından dava tarihine kadar yirmi yıllık zilyetlikle kazanma süresinin geçmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlandığı,yörede yapılan orman kadastrosunun kesinleşme tarihinden dava açma tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, bu durumda,davacı kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı şartların oluşmadığı,keşifte uzmanlığına başvurulan … bilirkişisinin 27/09/2009 tarihli krokisinde (B) ve (C) ile gösterilen taşınmazın 18 ve 16 parseller içinde yer aldığının saptandığı ,bu taşınmazların tapuda zaten tescilli olduğundan Hazinenin tescil istemine konu yerin aynı krokideki A ile işaretli taşınmaz olduğu ve tapusuz olan (A) ile gösterilen taşınmazın hazine adına tescilinin gerektiğinin saptandığına, davaya konu taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harcın tamamlatılmış olmadığı nedeniyle dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden avukatlık ücretinin saptanmasının ve kişinin davasının reddedilme gerekçesinin diğer davalılar yönünden de aynı olduğu anlaşıldığına göre mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; hüküm yerinde hükmün infazına olanak verecek biçimde ,tescile dayanak alınacak krokinin gösterilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının birinci bendi tamamen hükümden çıkarılarak yerine (1- Davacı gerçek kişinin davasının reddine,bilikişi … …’UN 27/2/2009 tarihli krokisinde kısmen orman sınırı içinde ve kısmen orman sınırı dışında olduğu saptanan ve (A) ile gösterilen 22618 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliğinde HAZİNE adına tesciline) cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı HAZİNE ile ORMAN YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden DAVACI GERÇEK KİŞİYE yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 08/12/2009 günü oybirliğiyle karar verildi..