YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4688
KARAR NO : 2023/2333
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalvaç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan beraat kararı verilmiştir.
3. Mahkemenin, 20.01.2016 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli kararı ile “.. basit yargılama usulünün Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekliliği …” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, basit yargılama usulü uygulanarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın itirazı nedeniyle genel hükümlere göre yargılama yapılmıştır.
5. Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesi birinci fıkrası, 293 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesi uyarınca 625,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/171 Esas, 2015/369 Karar sayılı dosyasında ödeme şartını ihlalden 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar infaz edilirken 18.08.2015 tarihinde Akşehir Açık Ceza İnfaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, şahsa 19.08.2015 tarihine kadar 12 saatlik süre verildiği ancak sanığın bu sürede kuruma dönüş yapmayarak firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, bu sürede borcunu ödediğini beyan etmiştir.
3. Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 20.08.2015 tarihli, 2015/170 Esas 2015/368 Karar sayılı ilamı ile tazyik hapsinin düşürülmesine ve Yalvaç İnfaz Hakimliği’nin 24.08.2015 tarihli 2015/19 Esas ve Karar sayılı kararı ile sanığın İnfaz dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hüküm, firar tutanağı, sanık savunması, ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın Antalya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 2015/171 Esas, 2015/369 Karar sayılı dosyasında ödeme şartını ihlalden 3 ay tazyik hapis cezasının infazı sırasında 18.08.2015 tarihinde Akşehir Açık Ceza İnfaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği, sanığın süresinde kuruma dönüş yapmadığı ancak borcunu ödemesi nedeni 4.İcra Ceza Mahkemesinin 20.08.2015 tarihli, 2015/170 Esas 2015/368 Karar sayılı ilamı ile tazyik hapsinin düşürülmesine karar verildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun oluşması için geçmesi gereken 48 saatlik süre içerisinde ödeme yapıp yapmadığı ve tazyik hapsinin düşürülmesi kararının kuruma dönmesi gereken tarih ve saatten önce mi sonra mı verildiği hususları araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
2. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasanın 232 nci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli kararına yönelik sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.