Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9602 E. 2023/2117 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9602
KARAR NO : 2023/2117
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşkın haciz ve meskeniyet şikayetlerinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince taşkın haciz şikayetinin reddine, meskeniyet şikayetinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi-borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taşkın haciz şikayetinine yönelik istinaf dilekçesinin HMK 352-346 ve İİK 363/1 maddesi gereğince reddine, meskeniyet şikayetine yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/11-b maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde: müvekkilinin 88 yaşında ve okuma yazması olmayan biri olduğunu, …’da ikamet ettiğini, Türkiye’ye geldiği zamanlarda, …’da şikayet konusu taşınmazda ikamet ettiğini, müvekkilinin muhtaç olduğu çevresi, sosyo-ekonomik durumu, yaşı ve sair tüm şartların gözetildiğinde, ilgili taşınmazın, haline münasip olduğunu, takip dosyası üzerinden müvekkilinin tüm taşınmazlarına haciz konulduğunu, konulan hacizlerin taşkın haciz niteliğinde olduğunu iddia ederek taşınmazın kaydındaki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

Şikayetçi borçlu vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin 3 adet taşınmazına haciz konulduğunu, taşınmazların değerinin dosya borcundan çok daha fazla olduğunu iddia ederek … ili Merkez ilçesi … mah. 366 Ada 184 parsel 1 numaralı bağımsız bölüm üzerine konulan taşkın haciz nitesliğindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun …’da kayıtlı iki adet gayrimenkulünün bulunduğunu, taşkın haciz ve meskeniyet iddiası ile dosya bakiye alacağını verimsiz bırakmak istediğini, taşkın hacze konu diğer gayrimenkulde davacı borçlunun 1/2 oranında hissedar olduğunu, diğer hissedar olan üvey oğlu …’in de, davacı gibi yurt dışında ikamet ettiğini, davacının, dava dilekçesinde de belirttiği üzere tek başına yaşayan yaşlı bir kadın olması hasebiyle, sosyal durumuna daha uygun olan maliki olduğu diğer gayrimenkul için meskeniyet iddiasında bulunmasının gerektiğini, yılın yalnızca bir kısmı kullanılan şikayet konusu daire hakkında meskeniyet iddiasında bulunmasının yersiz olduğunu iddia ederek şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazlara ait tapu kaydı bilgilerinin ve davacıya ait nüfus kaydı bilgilerinin uyap sistemi üzerinden çıkartılarak dosya arasına alındığı, … İl Emniyet Müdürlüğü’nün müzekkere cevabında davacının ”… Mahallesi, …Sokak, No:24/5 Merkez/…” adresinde tek başına ikamet ikamet ettiği ancak şu anda Amerika’daki oğlu yanında bulunduğu hususunun bildirildiği, talimat Mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonrasında bilirkişi heyetince hazırlanan 29.03.2021 tarihli raporda hacze ve şikayete konu meskenin değerinin 400.000 TL olduğu, borçlunun barınması için zorunlu olan haline münasip bir meskenin bedelinin ise 190.000 TL olacağının tespit edildiği, borçlunun üzerine kayıtlı iki adet daha mesken bulunduğu ve bunlar üzerinde de haciz şerhi işlendiği anlaşılmakta olup, davacının fiilen bu taşınmazı mesken olarak kullandığı ve meskeniyet şikayetini bu taşınmaz yönünden kullanma iradesi olduğunun görüldüğü, aşkın haciz şikayetine ilişkin yapılan incelemede; dosyaya yatan tüm paraların düşülmesi halinde güncel kapak hesabına göre 214.291,45 TL bakiye borç bulunduğu, dosyada hacizli taşınmazların muammen bedelde satılması halinde ancak 340.000 TL’nin alacağa karşılık dosyaya gelebileceği, muammen bedelin %50’sine kadar satışın mümkün olduğu, bu durumda taşınmazların dosya borcunu karşılamama ihtimali de bulunduğu, sonuç olarak dosyada aşkın haczin söz konusu olmadığı gerekçesiyle taşkın haciz şikayetinin reddine, meskeniyet şikayetinin kısmen kabulü ile taşınmazın 190.000,00 TL’den az olmamak üzere icra müdürlüğünce satılmasına, haline münasip ev alabilmesi için gerekli 190.000,00 TL’nin borçluya, bakiye kalması durumunda bu tutarın hak sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Borçlu vekili istinaf dilekçesinde: bilirkişilerce taşınmazlara biçilen değerin oldukça düşük olduğunu, … … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/232 E. Sayılı dosyası üzerinden açılan Menfi Tespit davasının 15.04.2021 tarihinde kabul edildiğini, müvekkilinin ilgili dosyadan borçlu olmadığının tespit edildiğini, işbu dosyanın akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, haline münasip evin 190.000,00TL’ye alınamayacağını, aynı ilçenin farklı semtlerinde ev fiyatlarının araştırılması ve müvekkilinin sosyal , ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar şikayete konu takiple ilgili menfi tespit davası açtıklarını ve davalarının kabul edilip 15.04.2021 tarihinde borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş olduğunu belirterek akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini bir istinaf sebebi olarak dile getirmiş ise de, hüküm tarihi itibarıyla söz konusu ilam henüz kesinleşmemekle ve her dava açıldığı tarihteki hukuki şartlara tabi olmakla, mahkemenin şikayetlerle ilgili yargılama yapmasında bir usulsüzlük söz konusu olmadığı, davacının taşkın haciz şikayetinin İİK’nun 85.maddenin uygulanmasına ilişkin olduğu, İİK’nun 363/1.maddesi gereğince kesin karar yönelik istinaf talebinin reddi gerektiği, meskeniyet şikayeti ile ilgili istinaf talebine yönelik yapılan incelemede; mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda taşınmazın keşif tarihi itibarıyla değerinin 400.000,00 TL haline münasip değerininde 190.000,00 TL olabileceğinin belirtildiği, davacı vekilince bu bedellerin somut gerçeklikle uyuşmadığı iddia edilmiş ise de taşınmazın bedelinin ne olabileceği yönünde bir delil ileri sürmediği, mutlaka borçlunun meskeninin bulunduğu yerde veya o yere yakın bir yerde haline münasip ev alabilmesi için gerekli değerin belirlenmesinin doğru olmadığı, borçlu yönünden haline münasip ev bedeli tespit edilirken borçlunun bulunduğu yerden daha mütevazi koşullara sahip yerlerde haline münasip ev alınabilmesi için gerekli değerin belirlenmesinin esas olduğu, bu kıstaslar gözetildiğinde raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taşkın haciz şikayetinine yönelik istinaf dilekçesinin HMK 352-346 ve İİK 363/1 maddesi gereğince reddine, meskeniyet şikayetine yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/11-b maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Borçlu vekili temyiz dilekçesinde: bilirkişilerce taşınmazlara biçilen değerin oldukça düşük olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz edilmişse de Yerel Mahkeme tarafından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, alacaklı tarafından kötü niyetli taşkın hacizler yapıldığını, … … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/232 E. sayılı dosyası üzerinden açılan Menfi Tespit davasının 15.04.2021 tarihinde kabul edildiğini, müvekkilinin ilgili dosyadan borçlu olmadığının tespit edildiğini, işbu dosyanın akıbetinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, haline münasip evin 190.000,00TL’ye alınamayacağını, aynı ilçenin farklı semtlerinde ev fiyatlarının araştırılması ve müvekkilinin sosyal, ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşkın haciz ve meskeniyet şikayetlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 85/1, 363/1,82/1-12.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

1-Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine,

2-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.