Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12126 E. 2023/2702 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12126
KARAR NO : 2023/2702
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2016/11 Esas, 2016/438 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2021/1195 Esas, 2021/1065 Karar sayılı kararı ile “1) Sanığın suç tarihi itibariyle ve halen TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken; … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün tek hekim tarafından düzenlenen raporu ile yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun tespit edildiği ve TCK’nin 32/2. maddesinin uygulanması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 150/2. maddesi uyarınca sanığın zorunlu müdafii huzurunda savunması alınmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması,
3) Sanığın, oğlu olan beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan 3 yaşındaki mağduru yaralaması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 87. maddesinde gösterilen nitelikli hallerden birden fazlasının (TCK’nin 86/3-a ve TCK’nin 86/3-b maddelerinin) ihlal edilmiş olması nedeniyle TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesi dikkate alınarak temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanık hakkında kurulan hükümde TCK’nin 86/3-a maddesi ile birlikte TCK’nin 86/3-b maddesinin de gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 – K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/254 Esas, 2021/604 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mağdur vekilinin temyiz istemi, eksik ceza tayinine ve vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde 2 yaşında olan mağdur ile annesi olan sanığın, kadın konukevinde kaldıkları, mağdurun ağlaması üzerine sanığın sinirlenerek mağduru kaldıkları odaya götürdüğü ve mağdura vurmaya başladığı, sonrasında mağduru kaldırarak yatağa fırlattığı belirlenmiştir.

2. Sanık olay günü mağduru ittirdiğini ancak vurmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Mağdurun olay günü alınan adlî raporunda darp ve cebir izi bulunmadığı belirtilmiştir.

4. … Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalının 08.09.2021 tarihli Adlî Tıp Bilirkişi Kurulu Raporuna göre; sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak nitelikte bir akıl hastalığı olmadığı tespit edilmiştir.

5. Tanık beyanları, nüfus kayıt tablosu, adlî sicil kaydı, kollukça tutulan tutanaklar dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin, Eksik Ceza Tayinine ve Vesaireye Yönelen Temyiz Nedenleri Yönünden
1. Sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının, yasal bağlamda ve “5237 sayılı TCK’nun 86/2. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, meydana gelen yaralanmanın mahiyeti, failin suç kastının yoğunluğu, suçun işlendiği zaman, yer ve olayda TCK 86/3-a-b maddelerinin bir arada gerçekleştiği göz önüne alınarak” şeklindeki gerekçe ile gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, mağdur vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Düzeltme Yönünden
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/254 Esas, 2021/604 Karar sayılı kararında, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakka konu ceza 4 ay 5 gün olarak belirlenmesi suretiyle, infazın belirlenen süre üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kazanılmış hak oluşturduğundan bahisle sanığın 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/254 Esas, 2021/604 Karar sayılı kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından dördüncü paragrafın çıkartılarak yerine “1412 sayılı Kanun’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, sanık hakkında hükmolunan 7 ay 15 gün hapis cezasının, 4 ay 5 gün hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.