Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/13989 E. 2009/18315 K. 09.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13989
KARAR NO : 2009/18315
KARAR TARİHİ : 09.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 221 parsel sayılı 8.615,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek … bilirkişinin krokili ek raporunda (B) ile işaretlenen bölümünün orman niteliği ile Hazine, (A) ile işaretlenen kesiminin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından (A) ile işaretlenen bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın tamamının 1957 yılında bütünlemesi yapılmış memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, ancak 1952 uçuş tarihli … fotoğraflarında (A) ile işaretlenen bölümünün açık alan, (B) ile işaretlenen kesiminin ise çalılık olarak gözüktüğü, taşınmazın eğim ölçere göre % 15-20 eğimli olduğu, (B) ile işaretlenen kesiminin üzerinde çalılık bulunduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, ancak (A) ile işaretlenen bölümün üzerinde 2 tane … ağacı bulunmakla birlikte buğday ekili … alanı olduğu, … fotoğrafındaki konumu karşısında orman sayılmayan yerlerden olduğu, memleket haritasının hatalı boyandığı, … fotoğrafının esas alınması gerektiği açıklanmış olup taşınmazın … fotoğrafındaki konumu gösterilmediği gibi aynı orman bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmaza komşu olan 101 ada 220 parsele ait Saimbeyli Kadastro Mahkemesinin 2008/73-2009/50 sayılı dosyasında düzenlenen raporda ise; taşınmazın tamamının 1957 yılında bütünlemesi yapılmış memleket haritasında ve 1952 uçuş tarihli … fotoğrafında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, üzerinde orman ağaçları bulunduğu, orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ve taşınmaz ile çevresi … fotoğrafında koyu renkli alanda işaretlenmiştir. Her iki dosyada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporu ekindeki memleket haritaları incelendiğinde; çekişmeli 101 ada 221 parselin (A) bölümü ile 101 ada 220 parsel sayılı taşınmazın tamamının rumuz gözükmeyen ancak çevrelerinde ibreli ağaç rumuzları bulunan yeşil renkli alanda işaretlendikleri görülmektedir. Bu durumda orman bilirkişi tarafından birbirine bitişik taşınmazlar hakkında çelişik raporlar düzenlenmiş olup çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece, eski tarihli ve 1980-1990 yıllarına ait memleket haritası ile aynı yıllara ait … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi, bulunamaması halinde 2 orman mühendisi bir harita mühendisi bulunamaması halinde bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişilerden, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğini kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (… veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, keşifte, çekişmeli taşınmaz hakim tarafından gözlemlenmeli, taşınmaz üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı, çekişmeli yeri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalıdır.
Açıklanan konular gözönünde bulundurularak çekişmeli yerin çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı ve aleyhteki kararı davalı kişi temyiz etmediğinden davacı … yönetimi yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir..
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.