Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/1407 E. 2023/2387 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1407
KARAR NO : 2023/2387
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2015 tarihli iddianamesi ile tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli ve 2015/161 Esas, 2015/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tutuklu veya hükümlünün kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli ve 2015/161 Esas, 2015/423 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 29.03.2021 tarihli kararı ile, Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile “temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine; Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/231 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararı ile genel hükümlere göre yargılama yapılarak sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, suçlamayı kabul etmediğine ve suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Adana Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan sanığın, 07.02.2015 tarihinde ayrıldığı 7 günlük özel izinden 14.02.2015 tarihinde dönmesi gerekirken dönmediği, iki günlük süre de geçmiş olmasına rağmen dönmeyerek firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. Adana Açık Ceza İnfaz Kurumu görevlilerince düzenlenen 16.02.2015 tarihli tutanak ile, Adana Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan sanığın, 07.02.2015 tarihinde ayrıldığı özel izinden 14.02.2015 tarihinde dönmediği ve iki günlük sürenin de geçtiği belirtilmiştir.
3. Sanık aşamalardaki beyanlarında, suçlamayı kabul ederek ikrarda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu genel kasıtla işlenen bir suçtur. Görevlilerce düzenlenen 16.02.2015 tarihli tutanak, sanık ikrarı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanığın suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un (5275 sayılı Kanun) 97 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak gösterilmesi gerekirken sadece “5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” olarak belirtilmesi suretiyle, 5271 sayılı Yasa’nın 232 inci maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesine göre düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numarada açıklanan nedenle Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/231 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasındaki “eylemine uyan” ibaresinden sonra gelmek üzere “5275 sayılı Kanun’un 97 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası” yazılmak sureti ile hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.