Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/18266 E. 2008/720 K. 24.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18266
KARAR NO : 2008/720
KARAR TARİHİ : 24.01.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü Sıraca mevkii 288 Ada 15 parsel sayılı 1025.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında olmakla birlikte dört yönden devlet ormanı olarak sınırlandırılan alanlara sınır orman içi açıklığı olduğundan tesbitinin iptali ve Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli parselin tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 1967 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 1980 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş olan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1990 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarıyla, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporu ve ziraat uzmanı bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafında açık ziraat alanı olarak nitelendirildiği, eğimin % 20 olduğu 7 adet teras ile eğimin düşürüldüğü üzerinde … yapıldığına ilişkin bitki artığı bulunmadığı, sonuç olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek, orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, uzman bilirkişi raporuna eklenen, üzerine orman sınır hattı işaretlenmiş olan memleket haritasında taşınmazın konumu pafta ile çakıştırılmak suretiyle gösterilmiştir.
Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporu; çekişmeli taşınmazın yüzölçümüyle, taşınmazın işaretlendiği memleket haritası ölçeği gözetildiğinde, harita üzerine işaretlenen orman sınır hattı, renklendirme ve semboller karışık olup çoğu okunamadığından, çekişmeli taşınmazın haritanın oluşturulduğu tarihteki niteliği ile orman sınır hattına göre konumunu belirlemekte yetersiz olup denetime olanak vermese de; çekişmeli taşınmazın Kuzey, Doğu ve Güney yönlerinde sınırlaması itirazsız kesinleşmiş, ana kayanın çoğunlukla ortaya çıktığı, taşlık ve çalılık nitelikli devlet ormanı ile çevrili olduğu, batısındaki belgesiz kazandırıcı zamanaşımı
zilyetliği yoluyla … … adına tesbit edilen dava dışı aynı ada 14 sayılı parsel için Hazine tarafından açılan davanın kısmen kabul edilip, çekişmeli taşınmaza sınır olan ve bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 147.02 m2 yüzölçümündeki bölümünün kimsenin kullanımında olmayan taşlık ve çalılık olarak belirlenerek, kadastro dışı bırakılmasına ilişkin Yerel Mahkemenin 10.06.2005 gün ve 2004/218-218 sayılı kararının, Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmesiyle, çekişmeli parselin dört yönden ana kayanın yer yer ortaya çıktığı, genel yapısı taşlık ve çalılık olan Devlet Ormanı ile çevrili orman içi açıklığı olduğu anlaşılmaktadır.
Taşınmazın orman kadastrosu sınırları dışında bırakılması ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığının tesbiti ayrı olgulardır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı gibi, taşınmazda … yapıldığına ilişkin bitki artıkları ve yakın zamanda … yapıldığına ilişkin emare bulunmadığından, sadece sahiplenmek suretiyle sürdürülen zilyetlik, taşınmazın ekonomik amacına uygun değildir.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Hazinenin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24.01.2008 günü oybirliği ile karar verildi.