YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13992
KARAR NO : 2009/18329
KARAR TARİHİ : 09.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve … ile davalılardan İl … Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2006 yılında yapılan kadastro sırasında, Karakuyu Köyü 106 ada 2487 parsel sayılı 91 hektar 5.557,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. … Hoşça, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımlı zilyetliğine tutunarak, …, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın reddine yönelik verilen kararın davacılar ile dahili davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 09.07.2007 gün 2007/2419-2539 sayılı bozma kararında özetle; “16.11.2006 tarihinde davadan el çekilerek hüküm oluşturulduğu halde 21.11.2006 tarihinde yeniden oturum açılıp usule aykırı şekilde yargılama yapılarak yeniden hüküm oluşturulmasının yasal bir dayanağı olmadığı, ayrıca yargılamada vekille temsil edilen Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesinin de isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar … Hoşça ve … esasa yönelik olarak, davalılardan İl … Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığı tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye, bilirkişi raporlarına …’ın dava ettiği yerin halen mera niteliğinde bulunduğu, dört tarafının 106 ada 2487 sayılı mera parselinin kesinleşen bölümleri ile çevrili olduğu, tutunduğu tapu kaydının çekişmeli yere uymadığı, … Hoşça ve …’ın dava ettikleri yerlerin öncesinin mera olduğu, davacıların büyük mera parselinin bir bölümünü kısa süreli olarak işgal ettikleri anlaşıldığına, meralar üzerindeki zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağına göre davanın reddi yönünde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; …’ın Hazine yerine İl … Müdürlüğü Mera Komisyon Başkanlığını taraf göstererek dava açtığına, bu durum temsilcide yanılma niteliğinde olup asıl hasım Hazine davaya dahil edildiği ve Hazine duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde Hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; “hükmün 4 numaralı bölümünün sonuna Hazine duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi uyarınca davanın önemi, vekilin sarfettiği emek ve mesai dikkate alınarak takdiren 400.00.- TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 09/12/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.