Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2801 E. 2008/6624 K. 30.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2801
KARAR NO : 2008/6624
KARAR TARİHİ : 30.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

… Köyü 100 parsel sayılı taşınmaz yörede 1958 yılında yapılan genel kadastro sırasında T. Evvel 312 tarih 2 ve Mart 336 tarih 102 sırada kayıtlı tapu ve 9 tahrir nolu vergi kaydı ile 25875 m2 olarak … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Dava konusu 705 parsel sayılı taşınmaz ise evvelce 100 parsel içinde kalmakta iken daha sonra yörede 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve 1976-1980 yılları arasında yapılan aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasında nitelik kaybı nedeniyle 111 parsel olarak orman rejimi dışına çıkartıldığı ve orman rejimi dışına çıkarılan bu parselin 100 parselden ifraz edilerek , 100 parsel sayılı taşınmaz ile öncesinin bir bütün olduğu, T. Evvel 312 tarih 2 ve Mart 336 tarih 102 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı anlaşıldığından 6656, 22 m2 yüzölçümü ile 1/5 hissesi …, 240/25875 hissesi Kenan Dirlik, 140/25875 hissesi …, 140/25875 hissesi …, 221/25875 hissesi …, 120/25875 hissesi …, 120/25875 hissesi …, 240/25875 hissesi …, 250/25875 hissesi …, 3944/25875 hissesi …, 1035/25875 hissesi …, 1035/25875 hissesi …, 1035/25875 hissesi …, 3/80 hissesi …, 4/80 hissesi …p, 1000/25875 hissesi …, 968/25875 hissesi …, 967/25875 hissesi …, 230/2000 hissesi Özel … okulları, 1000/25875 hissesi …, 3/80 hissesi … ve 2035/25875 hissesi … adlarına tescil edilmiş olup halen tapuda ayni şekilde kayıtlıdır.
Davacı Hazine; 705 parsel sayılı taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası açtığı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Özel … okulları vekilinin temyizi üzerine 1. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.11.2002 gün 2002/12895-13373 sayılı bozma ilamında özetle; “Çekişmeli taşınmazın 1938 yılında yapılan ve kesinleşen orman sınırları içine kaldığı, 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında T. Evvel 1312 tarih 2 ve Mart 1336 tarih 102 nolu tapular dikkate alınarak davalıların bayii tespit ve tescil edildiği,
bilahare 1981-1982 yıllarında yapılan ve kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının anlaşıldığı, koşulların varlığı halinde 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesine 1744 Sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile anılan yasa hükümlerinin uygulanması suretiyle yapılan çıkarma işlemlerinde kadastro tespitine esas alınan eski tapu kayıtlarına değer verileceği, dava konusu 705 parsel sayılı taşınmazın 100 nolu kadastro parselinin 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 111 nolu parselin ifrazından oluştuğu, 100 nolu tapulama parseline revizyon gören T.Evvel 312 tarih 2 ve Mart 336 tarih 102 sırada kayıtlarının yerinde yapılacak keşifte yöntemine uygun biçimde yerine uygulanması, çekişmeli 705 nolu parselin bu tapular kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, dayanak tapulara değer verilip verilmeyeceğinin araştırılması ve elde edilecek delillerin somut olgularla birlikte değerlendirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamlarına uyulduktan sonra Hazinenin davasının reddine, mahkemenin 16.04.2001 tarih 1997/48-2001/226 sayılı kararının İ.İ.K nun 28 . maddesi gereğince bilgi edinilmesi amacıyla gönderildiği ve henüz kesinleşmemiş bu karar uyarınca hazine lehine tescil işlemi yapıldığı anlaşıldığından bu tescil işleminin iptaline , tapu kaydının 1997/48-2001/226 sayılı karar uyarınca yapılan tescil işleminden önceki tüm malikleri adına ve hisseleri oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 04.01.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 1981-1982 yılları arasında 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp ve 14.9.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Çekişmeli 705 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında T. Evvel 1312 tarih 2 ve Mart 1336 tarih 102 nolu tapu kayıtları uygulanmıştır.
Çekişmeli taşınmazın 1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ve tapuya tescil edilen … Devlet Orman tahdidi içinde bulundukları, daha sonra III poligon numarası verilerek 14.9.1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları anlaşıldığı gibi bu konular mahkemenin de kabulündedir. Dava konusu taşınmaz, 1938 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalmakla olup 100 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören T. Evvel 1312 tarih 2 ve Mart 1336 tarih 102 nolu tapu kayıtları birbirinin geldi ve gitti kayıtları olup sınırları sabit değildir ve 12 dönüm miktarındadır. 100 parsel sayılı taşınmaz 19218 m2 yüzölçümü ile gerçek kişiler adına tespit edilmiş olup halen tapuda gerçek kişiler adına kayıtlıdır. Sabit sınırlı olmayan tapu kayıtlarına dayanarak miktarının çok üzerinde yer gerçek kişiler adına tescil edilmiş olup tapu kayıtlarının çekişmeli 705 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı kabul edilemez ve Kamu malı olan orman niteliğindeki taşınmazlar hakkında, özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanamaz. Bu nedenle, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişi, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyiniyet kurallarından yararlanamayacağı gibi, 100 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören , sabit sınırlı olmayan ve miktarının çok üzerinde yer gerçek kişiler adına tescil edilmiş olan T. Evvel 1312 tarih 2 ve Mart 1336 tarih 102 nolu tapu kayıtlarının çekişmeli 705 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı düşünülemez. Bu nedenle, tapu kayıtları 705 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığından yasanın koruyuculuğu altında bir kayıt olarak değerlendirilmesi olanaksızdır. 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez. Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkindir. Taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. Kaldı ki dayanılan tapu kayıtları 705 parsele uymamaktadır. 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler hava fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve fen bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmamıştır.
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
3- Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet hakkı kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir.
O halde; somut uyuşmazlıkta, 100 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören T. Evvel 1312 tarih 2 ve Mart 1336 tarih 102 nolu tapu kayıtlarının sabit sınırlı olmadığı ve tapu miktarının çok üzerinde yerin 100 parsel olarak gerçek kişiler adına tescil edildiği, bu tapu kayıtlarının çekişmeli 705 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, 1744 Sayılı Yasada açıkça tapu kaydından söz edildiği yukarıda açıklanan nedenlerle 1744 Sayılı Yasa uygulamasında dava konusu taşınmaza uymayan bu tür tapulara değer verilemeyeceği gibi, dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesi orman olduğu; ancak, orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartılması halinde de yine bu taşınmazın, orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunsa dahi, ( ki T. Evvel 1312 tarih 2 ve Mart 1336 tarih 102 nolu tapu kayıtları dava konusu taşınmazı kapsamamaktadır.) özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı gözetilerek, Hazine tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 30/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.