YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8927
KARAR NO : 2023/2015
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine ilişkin yapılan takipte borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve takibin devamına karar verilmiştir.
Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesine karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı borçlular dava dilekçesinde; takip konusu borcun bir kısmının ödendiğini, bir kısmının da muaccel hale gelmediğini, borcun dayanağının 28.05.2018 tarihli … yeri devir ve borç yapılandırma sözleşmesi olduğunu, 28.08.2018 tarihinde imzalanan sözleşmeye binaen 29.08.2018 tarihinde şirkette fiilen işletmeye başlasalar da resmi devir işleminin 01.11.2018 tarihinde yapıldığını, sözleşmenin sekizinci bendinde yer alan ve borçlular tarafından toplam 349.518,31 TL fazla ödeme yapıldığını, bu fazla ödemelere ilave olarak borçların da ödendiğini, aynı şekilde bir takım takip dosyalarına ilişkin adı geçen şirkete ait borçların kapatıldığını, takibe konu 20.06.2019 tarihli 212.000,00 TL bedelli bononun arkasına senede mahsuben 100.000,00 TL alındığının yazıldığını, diğer senette de 10.000,00 TL alındığının açıklandığını, sözleşmenin birinci sayfasının en altında yer alan “bu borçlar dışındaki borçlar kabul edilmeyecektir, bunlar dışında çıkabilecek ödemeler vadesi gelen ilk bonodan mahsup edilecektir” hükmü gereğince muaccel bonolardan mahsup edilmesi gerektiğini, toplamda 637.600,09 TL fazla ödeme yaptıklarını belirterek takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı alacaklı tarafından verilen cevap dilekçesinde; taraflar arasında 28.08.2018 tarihli … yeri devir ve borç yapılandırma sözleşmesi imzalandığını, protokolde belirtilen borçlar ve alacaklar üzerinde tam bir mutabakata vararak sözleşme imzaladıklarını, 28.08.2018 tarihli protokolün onuncu maddesinde açık bir şekilde üst üste üç bononun ödenmemesi veya … yerinin devri-satışı halinde tüm ödenmemiş bonoların muaccel hale geleceğinin kararlaştırıldığını, takip dosyasından da anlaşılacağı üzere üst üste altı bononun ödenmediğini, İİK’nın 169/a maddesinde sayılan belge niteliği taşımadığını, kambiyo senedi ve muacceliyet protokolündeki imzanın inkar edilmediğini, itiraz dilekçesindeki ödeme (takas-mahsup) mahiyetindeki iddiaların genel mahkemede açılacak bir davada değerlendirilebileceğini beyanla itirazın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; takip dayanağının yasal unsurlarını içeren kambiyo senedi niteliği taşıdığını, borçluların mahkemeye başvurusunun İİK’nın 169/a maddesi kapsamında borca itiraz olduğunu ve bu iddianın söz konusu madde hükmü gereğince resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanması gerektiğini, borçlular tarafından sunulan bir takım belge ve fatura ödemelerini gösterir dekontlarda ödemelerin ilgili bonoya istinaden yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin talep olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı borçlular istinaf başvuru dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki nedenlerin yanında hukuka ve usule aykırı düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, takibin dayanağının 28.08.2018 tarihli … yeri devir ve borç yapılandırma sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında başkaca alacak verecek meselesi ve bir borç ilişkisi bulunmadığını, bilirkişi raporunda itiraz dilekçesi ekinde sunulan ödemelerin hesaplamaya dahil edilmediğini ve bu nedenle hukuka aykırı sonuç çıktığından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen karara karşı davacı borçlular tarafından sunulan istinaf dilekçesi ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme neticesinde borçluların takip konusu senetlere mahsuben taraflar arasında imzalanan 28.08.2018 tarihli sözleşme gereğince fazlasıyla ödeme yapıldığı iddiasıyla İcra Mahkemesine başvurduğunu, takip dayanağı bonoların taraflar arasında imzalanan 28.08.2018 tarihli “… yeri devir ve borç yapılandırma sözleşmesi” gereğince düzenlendiğini ve tarafların kabulünde olduğunu, takip dayanağı olarak da bonolar yanında sözü edilen sözleşmelerin gösterildiğini, sözleşme taraflara karşılıklı edim yükleyen nitelikte bir sözleşme olmayıp, ödeme planını içerir şekilde düzenlenmiş olduğu, sözleşmenin onuncu maddesinde üst üste üç bononun ödenmemesi veya … yerinin devri-satışı halinde tüm ödenmemiş bonolar muaccel hale gelecektir şeklinde muacceliyet şerhine yer verildiğini, muacceliyet hükmü geçerli olup maddede belirtilen üst üste üç bononun ödenmediği hususunun tartışmasız olduğu, bu nedenle takip tarihi itibariyle vadesi gelmeyen senetler de söz konusu madde gereğince muaccel hale geldiğinden takibe konu edilmesinde yasaya uymayan yön bulunmadığından itiraz dilekçesi ekinde sunulan ödeme iddiasına dayanak yapılan belgelerde takibe konu senetlere atıf bulunmadığı gibi iddia edilen ödemelerin sözleşmedeki hükme ilişkin olduğu hususunun yargılamayı gerektirdiği gerekçeleriyle; mahkemece itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlular dava dilekçesini tekrarlayarak, istinaf kararına karşı yasal süresi dahilinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, borca itiraz davasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İcra İflas Kanunu 168. madde, 169. madde.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.