Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/9505 E. 2009/11651 K. 09.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9505
KARAR NO : 2009/11651
KARAR TARİHİ : 09.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 27.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 6766 ada 2 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığını, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlendiğini, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki, davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliği ve 402 m2 yüzölçümüyle tapuda paylı olarak davalı adına kayıtlı olan Çekişmeli parsel, Orman Yönetimi, … Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtıkları dava sonunda, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı kararının kesinleşmesiyle, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı ancak, … Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve Hakem kararı kapsamında kalmadığı belirlenerek, … Köyü 240 sayılı parselden ifrazen, 766 Sayılı Yasanın 46/1 maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilen 389 ve kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyse de, … Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve Hakem kararı kapsamında kaldığı için orman rejimi dışında bulunduğunun saptandığı gerekçesiyle … Vakfı ıdan atapuya tescil edilip, … Belediyesine satılan müfrez 388 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre tevhit ve ifrazıyla oluşmuştur.
1) Genel kadastroda … Köyü 240 sayılı parselin Hazine adına tesbit edildiği, … Yönetimi, Orman Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtığı dava sonunda; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı ancak, … Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve 09.04.1973 gün ve 40/48 sayılı Hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenen ve bilirkişi krokisinde kırmızı ile taranarak gösterilen 71900 m2 yüzölçümündeki bölümünün … Vakıfı adına, bu tapu kaydı ve hakem kararı kapsamı dışında kaldığı belirlenen 115400 m2 yüzölçümündeki bölümünün de 240 sayılı parselden ifrazen orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı kararının kesinleşmesiyle, 71900 m2 yüzölçümündeki bölümün 388 parsel sayısı ile … Vakfı adına, orman niteliğinde olduğu saptanan 115400 m2 yüzölçümündeki bölümün ise 389 parsel sayısı ve orman niteliğiyle tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında … köyünde yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı; 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca Akdeniz makisi olarak belirlendiği, taşınmazın tamamının 1978 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı bu işlemlerin itirazsız kesinleştiği, çekişmeli parselin 2981 sayılı yasa hükümlerine göre … bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.09.2008 tarihli 1/1000 ölçekli krokide (A) ile gösterlien 65 m2 bölümün 389 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kaldığı, başka deyişle 389 sayılı parselden ifraz edildiği belirlenip,
Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği,
… Belediye meclisinin Masadağı etekleri … ve … bölgesinde 1/5000 ölçekli 23J, 22J, 21J, 22K, 21K, paftalarında yapılan revizyon plan çalışmalarına ilişkin 20.5.1996 tarih ve 31 sayılı kararının, … 1. İdare Mahkemesinin 1998/74-1999/1274 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve bu iptal kararı ile çekişmeli taşınmazın ifraz edildiği, çekişmeli parselin bulunduğu yer imarsız duruma düşmüşse de, bu parsellerin ifraz edildiği parsellerin, 2981 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyonda ifraz edilerek tapudaki sayfaları kapatıldığı gibi, çekişmeli parselin tapudaki kaydının da henüz silinmediği, bu nedenle imar ve parselasyonun iptaline ilişkin kararın sonuca etkili olmadığı, sayfaları kapatılan parsellerin ihya edilmesi halinde, dava konusu parsel hangi parselden ifraz edilmişse, mahkemenin bu kararı ifraz parselinin geldisi olan parsel için de geçerli olacağından, kadastro parselindeki davalılar payının iptalen Hazine adına tescil edilerek, Mahkemenin kesinleşen kararının infazının yapılacağı,
Uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, kısmen hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023.(E.M.Y.931- İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı,
6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, çekişmeli parselin … bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.09.2008 tarihli 1/1000 ölçekli krokide (A) ile gösterilen ve 389 sayılı parsel çap krokisi sınırları içinde kalan 65 m2 bölümüne bölümü için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına,
Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre davalıların aşağıda ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalıların … köyü 388 sayılı parselden ifraz edilen … bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.09.2008 tarihli … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 337 m2 bölümüne, başka deyişle 388 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu parselin 388 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümünün … köyünde1947 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan maki tefrik komisyonunca makiye ayrıldığı ve makiye ayırma işlemine değer verilmeden, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle … köyünde P.I poligon numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, belirlenmişse de;
Genel kadastroda … Köyü 240 sayılı parselin Hazine adına tesbit edildiği, … Yönetimi, Orman Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin açtığı dava sonunda; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı ancak, … Yönetiminin tutunduğu tapu kaydı ve 09.04.1973 gün ve 40/48 sayılı Hakem kararı kapsamında kaldığı belirlenen ve bilirkişi krokisinde kırmızı ile taranarak gösterilen 71900 m2 yüzölçümündeki bölümünün … Vakıfı adına tapuya tesciline ilişkin, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/303-211 sayılı kararının kesinleşmesiyle, bu bölümün 388 parsel sayısı ile … Vakfı adına tapuya tescil edildiği, Tapulama Mahkemesinin sözü edilen kararının, çekişmeli parselin işte 388 parsel sayısı alan bu taşınmazdan ifraz edilen, başka deyişle çekişmeli parselin 388 sayılı parselin çap krokisi içinde kalan … tarafından düzenlenen 29.09.2008 tarihli … bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 337 m2 bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin H.Y.U.Y.’nın 237. Maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğu gözetilerek, bu bölümüne ilişkin davanın davanın reddine karar verilmesi karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, 6831 Sayılı Yasanın 2/2 Maddesinin “Orman sınırları dışına çıkartılan bu yerler Devlete ait ise Hazine adına, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ise bu müesseseler adına, hususi orman ise sahipleri adına orman sınırları dışına çıkartılır. Uygulama kesinleştikten sonra tapuda kesin tashih ve tescil işlemi yapılır.” Hükmü gözetilerek, Hazine adına tapuya tesciline karar verilen … bilirkişi … tarafından düzenlenen 29.09.2008 tarihli 1/1000 ölçekli krokide (A) ile gösterilen ve 389 sayılı parsel çap krokisi sınırları içinde kalan 65 m2 bölümünün tapu kaydının beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazılmasına karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalının aşağıdaki ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09.07.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.