Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2007/740 E. 2007/843 K. 30.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/740
KARAR NO : 2007/843
KARAR TARİHİ : 30.01.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenin sıfatına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu 08.09.2004 tarihinde ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılar …, ….. için manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşülmüştür.
Olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre, davacılar …… için 2.500,00’er YTL manevi tazminat yerine 4.000,00’er YTL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerlerine,
“1-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacı … için 15.000,00-YTL manevi, davacı … için 15.000,00-YTL manevi, davacılar …, ….. için 2.500,00’er YTL manevi tazminat olmak üzere toplam 45.000,00-YTL tazminatın olay tarihi olan 08.09.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 2.430,00-YTL ilam harcından peşin alınan 1.350,00-YTL’nin ve bozmaya konu ilam için davalı tarafça yatırılan bakiye harç tutarı 1.890,00 YTL indirimi ile fazla yatan 810,00 YTL harcın talebi halinde davalılara iadesine.
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yargılama dolayısıyla yapılan yargılama giderinden, takdiren 910,90-YTL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 745,00-YTL yargılama giderinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
4- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davalı tarafça yargılama dolayısıyla yapılan yargılama giderinden, takdiren 20,90YTL yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 24,00-YTL yargılama giderinin davacılardan dayanışmalı olarak alınarak davalılara verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden davacı … için 1.620,00-YTL, davacı … için 1.620,00-YTL, davacılar …, … (Aslan), …, …, Hanife Ahmedoğlu, Zehra Salcıoğlu için ayrı ayrı 400,00’er YTL avukatlık ücreti olmak üzere toplam 5.640,00-YTL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalılar yararına red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden davacı …’dan 600,00-YTL, davacı …’dan 600,00-YTL, davacılar …,…nun herbirinden ayrı ayrı 400,00’er YTL vekalet ücreti olmak üzere toplam 3.600,00 -YTL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafça yargılama ve temyiz aşamasında yatırılan ancak sarf edilmeyen toplan 41,60-YTL nın talebi halinde davacılara iadesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 30.01.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Düzelterek Onama yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerle karşıyım:
1-Yüksek Mahkeme, bir inceleme mahkemesidir. Hüküm mahkemesi değildir. Denetim makamı, temel olarak hükmü bozma veya onama ile yetkilidir. Düzeltilerek Onama, istisnai bir yetkidir. İstisnai yetkiler yorumla genişletilemez. Manevi tazminatta düzelterek onama yetkisi genel olarak başvurulan bir yetki değildir. Nitekim dairemizin önceki uygulaması ve diğer tazminat dairelerinin uygulamaları manevi tazminatta düzelterek onama yetkisini işletme biçiminde olmamıştır. İstikrarlı uygulamada bu şekilde teşekkül etmiştir.
2-Manevi tazminatı takdir hakkı, hüküm mahkemesinindir (BK.45.47.49 ve MK. 24). Yasa koyucunun bu yetkiyi alt mahkemeye vermesinin temel nedeni alt mahkemenin hukukun yanında vakıaları değerlendiren bir mahkeme oluşudur. Yargı makamlarından olaya ve maddi delillere en yakın olan organ alt mahkemedir. Manevi tazminat çoğunlukla olayların takdirinden kaynaklanan bir tazminat şeklidir. Yüksek Mahkeme elbette alt mahkemenin takdirini inceleyebilecektir. Ancak alt mahkemenin yerine geçerek takdiri bizzat kendisi yapamayacaktır.
3-Düzelterek onama Prof. Kuru’nun isabetle vurguladığı gibi hukuk kuralının uygulanmasında hata edilmiş olması ön şartına bağlıdır. Yeniden yargılamayı gerektirmemek gerekli ve fakat yeterli olmayan bir şarttır. Takdir hakkının az veya çok kullanılması bir hukuk hatası anlamına gelmez. Bu bir tercih meselesidir.
4- 3 nolu gerekçemin doğal uzantısı, bu tür bir uygulamanın hakimin direnme hakkını ve bozma aleyhinde olan tarafın direnmeyi isteme imkanını ortadan kaldırmaktadır. Usul dengesi, HUMK. 438 hükmü yanlış yorumlanarak bozulmaktadır.
5-Düzeltilen miktar ile hükmedilen miktar arasında büyük bir fark yoktur. Özellikle enflasyonun para değerini hızlı bir şekilde çökertmeyi karşısında her ikisi arasındaki fark önemsenemez. Takdir ve hakkaniyet hukuku terimiyle, Yargıtay’ın müdahalesini haklı kılacak fahiş bir hata yoktur. Bu yönden düzelterek onama gerekçesinin hakkaniyet ve hak temelinde de dayanağı bulunmamaktadır. Daha ötesi olayın niteliğine, manevi tazminatın amacına ve para değerinin azalıcı karakterine göre hükmedilen tazminat dahi azdır. Ne var ki davacı temyizi olmaksızın Yüksek Mahkemenin böyle bir gerekçe ile davacı lehine dokunma hakkı yoktur.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle manevi tazminatın çokluğu gerekçesine dayalı olarak miktarın azaltılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. 30.01.2007