YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16285
KARAR NO : 2009/16553
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 25.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle … Mahallesi 3504 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakılan, 1952 yılında koruma makisi olarak belirlenen ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parsellerin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğiyle tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli parsel, genel kadastroda gerçek kişi adına tesbit edilen … Köyü 205 sayılı parselden, itirazları Tapulama Komisyonunca red edilen Orman Yönetimi ile Vakıflar Yönetimi tarafından açılan dava sonunda, Vakıflar yönetiminin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu nedenle orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu saptanarak, Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/304-210 sayılı kararının kesinleşmesiyle, ifrazen Vakıflar Yönetimi adına tescil karar verilen 27250 m2 yüzölçümündeki 386 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerin göre ifrazıyla oluşmuştur.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin, gerçek kişiler adına tesbit edilen 205 sayılı parselin kadastro tesbitine, Orman Yönetimi, Vakıflar Yönetimi ve bir kısım gerçek kişilerin itirazı üzerine, Orman Yönetiminin ve Vakıflar Yönetiminin davalarının kısmen kabulüne, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenen 27250 m2 bölümün … adına tapuya tesciline, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen 23250 m2 bölümü ise 46/1 madde gereğince son parsel numarasıyla orman niteliğiyle tapu kütüğüne aktarılmasına ilişkin Tapulama Mahkemesinin 19.11.1974 gün ve 1970/304-210 sayılı kararlarının kesinleşmesiyle, 205 sayılı parselden ifrazen … adına tapuya tescil edilip, 21.6.1983 tarihinde … Arsa ve Arazi edindirme ve Mesken Yapı kooperatifine satılan, 23250 m2 yüzölçümündeki 386 sayılı parselin, 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluştuğu, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı daha sonra, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, sözü edilen Tapulama Mahkemesi kararının davalı gerçek kişilerin bayisi Vakıflar Yönetimi, ve sonrada S.S. … Arsa ve Arazi Edindirme Kooperatifi ile Orman Yönetimi arasında, çekişmeli parselin orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin, 3402 Sayılı Yasanın 34 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasanın 55. maddesi gereğince, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında hüküm oluşturduğu, orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunan taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması işlemine değer verilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.