Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/10451 E. 2009/15838 K. 27.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10451
KARAR NO : 2009/15838
KARAR TARİHİ : 27.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 596 parsel sayılı 12.360 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, K.Evvel 1935 tarih 18 ve Temmuz 1951 tarih 29 sıra nolu tapu kayıtları ve 191 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak bağ, meyvelik ve tarla niteliği ile Şükrü Ceylan adına tespit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 2826 ve dava dışı parsellere ayrılmıştır. 2826 parsel sayılı 1.179 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağ, meyvelik ve tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalıların el atmalarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1945 yılında yapılan orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükmüne göre makiye ayırma işlemi, 1958 yılında arazi kadastrosu, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilk tahdidin aplikasyonu ve 2. madde uygulaması ile 1993-1995 yılları arasında 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında Kurtdere Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, toprak tevzi komisyonunca dağıtımının yapılmadığı, eğim ölçere göre %10-40 eğimli olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.’nın 22.03.1996 … 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.’nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 … ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 … ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 … ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, diğer taraftan çekişmeli taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere
kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, alım bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine dayanarak isteyebileceğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.