Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/798 E. 2023/2401 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/798
KARAR NO : 2023/2401
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2014 tarihli ve 2014/1225 Soruşturma, 2014/379 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 110 uncu maddesi uyarınca dava açılmıştır.
2. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/626 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2019/12326 Esas, 2022/12855 Karar sayılı kararı ile;
“Sanık …’ın, mağdurenin dayısı olduğu ve şartları oluşmadığı halde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 109/3-e madde ve fıkrasındaki nitelikli hal uygulanarak alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli ve 2022/776 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Yerel mahkemenin kabulünün hatalı olduğuna,
2. Mağdurun gönüllü olarak polislere teslim edildiği halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına,
3. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
4. Sanığın atılı suça iştirak etmediğine,
5. Sanığın mağdura cebir uygulamadığı halde 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlendiğine,
6. Ve sair hususlara, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın yeğeni olan ve reşit olup kendi rızası ile evi terk eden mağduru babası olan diğer sanık … ile birlikte gittiği Manisa merkezinden cebir kullanmak suretiyle Soma’daki evine geri götürmek suretiyle hürriyetinden alıkoydukları iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur 27.06.2014 tarihli Soma Şehit Halil Taşçı Polis Merkezi Amirliğinde alınan beyanında, 22.06.2014 günü evden ayrılıp Manisa’ya gittiğini, babası … ve dayısı …’nın olay günü Manisa’ya gelip kendisiyle görüşmek istediklerini söylediklerini, birlikte Manisa otogarının arka tarafında bulunan bir kafeye gittiklerini, buradan çıkarken sanıkların kolundan tutarak zorla dayısı olan sanığa ait araca bindirdiklerini, Soma’ya doğru yola çıktıklarını, Saruhanlı’ya varmadan araçtan atlamak istediğini ancak sanığın buna kolundan tutarak engel olduğunu, babasının aracı sağa çekerek durdurup emniyeti aradıklarını, ifade vermesi gerektiğini söylemeleri üzerine Yeniköy’den sonra kendi rızası ile sanıklar ile birlikte geldiğini ifade etmiştir.
3. 27.06.2014 tarihli tutanak ile haber merkezine Akhisar ilçesinden Soma ilçesi istikametine seyir halinde olan 35 ** **** plakalı araç içerisinde hakkında kayıp müracaatı bulunan mağdur ile sanıkların bulunduğunun bildirilmesi üzerine aracın durdurulduğu, mağdurla yapılan görüşmede babası ve dayısı olan sanıkların kendisini zorla araca bindirerek Soma ilçesine getirdiklerini ifade ettiği belirlenmiştir.
4. a) Soma İlçe Devlet Hastanesinin 27.06.2014 tarihli raporu ile mağdurun her iki el bileğinin iç ve dış yüzeyinde yaygın kızarıklık ve yüzeysel ekimoz, sağ el bilekte hassasiyet mevcut olduğu belirlenmiştir.

b) Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.06.2015 tarihli ve 2015/851 sayılı raporu ile mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif derecede olduğu belirlenmiştir.
5. Sanık savunmasında, mağdura babasının evine dönmesi için ikna etmeye çalıştıklarını, kabul etmeyince arabaya zorla bindirdiklerini, yolda araba hareket halinde iken de kendisini atmaya çalıştığını, bunun üzerine Soma İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürerek mağduru teslim ettiklerini belirterek atılı suçlama ile ilgili ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.
6. Mağdurun babası olan diğer sanık …, kızının gelmek istememesi üzerine aralarında tartışma yaşandığını, bu tartışmayı gören şahısların kendilerini polise ihbar ettiklerini, kayınbiraderinin plakasını vermeleri nedeniyle polisin sanık …’yı arayıp haklarında ihbar olduğunu söylediğini, Soma İlçe Emniyet Müdürlüğüne ifade vermesi gerektiğini söylemeleri üzerine emniyete gidip kızını teslim ettiklerini ifade etmiştir.
7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın mağdura cebir uygulamadığı halde temel cezanın 5237 sayılı kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenmesine yönelik
Cebir, failin mağdur üzerinde maddi zor kullanmasıdır. Mağdur üzerindeki maddi zor, onun bir yere gitmesi veya bir yerde kalması için veyahutta hürriyetinden yoksun bırakıldığı sırada uygulanması gereklidir. Cebrin eylemin devamı süresince uygulanması gerekli değildir; başlangıçta mağdurun direncinin kırılmasına elverişli olması yeterlidir. Somut olayda, mağdur aşamalarda dayısı olan sanığın, temyiz dışı diğer sanık babası … ile birlikte Soma’daki evine dönmek istemediğini söylemesi üzerine kollarından tutarak zorla araca bindirdiklerine dair beyanı ve bu beyanın doktor raporu tarafından doğrulanması karşısında, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin cebir kullanılarak gerçekleştirildiğinin kabulü ile temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına yönelik
5237 sayılı Kanun’un “Etkin pişmanlık” başlıklı 110 uncu maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı ikinci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrasının (e) bendine göre;
“Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi” ifade eder.
Somut olayda, mağdurun babası olan temyiz dışı sanık …, otogarda kızının gelmek istememesi üzerine bir tartışma yaşandığını, bu tartışmayı gören şahısların kolluğa ihbarı üzerine polisin kayınbiraderini aradığını beyan etmesi ve bu beyanın 27.06.2014 tarihli tutanak ile doğrulanmasına göre, ihbar üzerine kolluğun olayı haber alması ile soruşturmanın başladığı, polisin yönlendirmesi ile sanıkların kayıp müracaatına dair mağduru polis merkezine götürdüklerinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin koşullar oluşmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Diğer yönlerden
1. Mağdurun aşamalardaki anlatımları, bu anlatımları destekleyen doktor raporu, kolluk tutanağı, sanığın ikrarı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yeğeni olan ve evi terk eden mağduru, babası olan temyiz dışı sanık … ile birlikte Manisa merkezden Soma’daki evine dönmek istememesi üzerine kollarından tutarak zorla araca bindirmek suretiyle hürriyetinden alıkoyan sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından temyiz dışı sanık … ile iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli ve 2022/776 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi.