YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4811
KARAR NO : 2023/374
KARAR TARİHİ : 01.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen … ilçesi muhtelif cadde ve sokaklar pis su ve yağmur suyu kanalizasyon inşaatı işine ait 14/05/2008 tarihli sözleşmenin mali acze dayalı başvuruları gerekçe gösterilerek davalı idare tarafından feshedildiğini ve teminatın irad kaydedildiğini, davacı şirketin mali acze düşmesinin sebebinin davalı idarenin sözleşme hükümlerine aykırı davranması olduğunu, davalının işyerini ve uygulama projelerini sözleşmede öngörülen sürelerde teslim etmediğini, … Belediyesi’nin işleri 23 gün durdurduğunu, hakediş raporlarının sözleşmede belirtilen sürelerde onaylanmadığını ve ödenmediğini, 13 no.lu hakedişin düzenlenmediğini, değişik saiklerle sözleşme ve eklerinde gösterilen yerlerde çalışma yaptırılmayarak ve farklı yerler gösterilerek davacının mağdur edildiğini, davacının 2009 yılı içinde 5.091.331,29 TL bedelli imalat yapmış olmasına rağmen alacağının tamamını alamadığını, davacının mali aczine ve sonuçta işin haksız feshine, davalının tutum ve davranışlarının neden olduğunu, işin haksız feshedilerek 600.000,00 TL bedelli teminatın irad kaydedildiğini, sözleşme dışı imalatlar için KDV hariç 300.000,00 TL, 14/06/2010 tarihli yazıda belirtilen kesintiler ile 13 no.lu hakediş raporu tutarı toplam KDV hariç 523.481,48 TL ve hakedişlerden kesilen %10 teminat karşılığı KDV dahil 772.000,00 TL ve teminat bedeli 600.000,00 TL olmak üzere toplam 2.195.481,48 TL’nin ödenmesinin talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek ıslah dahil 1.649.131,71 TL’nin dilekçede belirtilen tarihlerden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 21/05/2008 tarihinde yer teslimi yapıldığını, 10/06/2008-02/07/2008 tarihleri arasında işe ara verilmesi nedeniyle davacıya 22 takvim günü ek süre verildiğini, teslim edilmeyen haklardan dolayı da 72 takvim günü süre uzatımı verildiğini, mahal listesi içeriğine göre 24/05/2008 tarihli tutanak ile 15 takım projenin yükleniciye elden teslim edildiğini, işyerinin, sözleşme ve eki YİGŞ’ye göre davalı yükleniciye kısımlar halinde teslim edilebileceğini, davacının kapsama alınan ve çıkarılan yerlerle ilgili bir itirazının olmadığını, bu durumun sözleşme ve eklerine de aykırılık oluşturmadığını, yeni kapsama alınan yerler için ayrıca 52 gün ek süre verildiğini, hakediş ödemelerinin geciktirildiği iddiasının doğru olmadığını, 06/05/2010 ve 26/05/2010 tarihli uyarı yazılarına rağmen Nisan 2010 tarihinden itibaren davacının hiçbir imalat yapmadığını, 12 adet hakediş karşılığında 6.507.673,29 TL ödeme yapıldığını, işin bitim tarihinin 22/05/2010 tarihine kadar uzatılmasına rağmen işi tamamlamadığını, 26/08/2010 tarihli dilekçe ile davacının sözleşmenin feshedilmesini talep ettiğini, davacının çalışmaları sırasında verdiği zararlar nedeniyle idare aleyhine tazminat davaları açıldığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2013 tarihli ve 2011/47 Esas, 2013/182 Karar sayılı kararıyla; 14/05/2008 tarihli sözleşme ile davacı şirket … İlçesi muhtelif cadde ve sokaklar pis su ve yağmur suyu kanalizasyon inşaatı işinin yapımını 9.865.500,06 TL bedelle üstlendiği, iş yerinin 21/05/2008 tarihinde davacı yükleniciye teslim edildiği, davalı genel müdürlüğün 11/08/2009 tarih ve 6660 Sayılı oluru ile … Belediyesi tarafından işin durdurulması nedeniyle 22 takvim günü ve teslim edilmeyen mahallerde imalat yapılamamasından dolayı 72 takvim günü olmak üzere toplam 94 takvim günü ek süre verilerek 13/09/2009 olan iş bitim tarihi 15/12/2009 tarihine uzatıldığı, davalı genel müdürlüğün 09/02/2010 tarih ve 7113 sayılı oluru ile bir kısım işlerin sözleşme kapsamından çıkarılması, bir kısım yeni işlerin sözleşme kapsamına alınması ve Aykome genel kurul kararına göre 25/09/2009 tarihinden itibaren yükleniciye yer teslimi yapılamadığından harcanamayan ödeneğe karşılık 52 takvim günü ek süre verilerek işin bitim tarihinin 22/05/2010 tarihine ötelendiği belirlendiği, dosya içeriğinden 13/11/2009-15/12/2009 dönemini kapsayan 12 no.lu hakedişe göre davacının sözleşme fiyatları ile 6.223.122,02 TL’lik imalat yaptığı, bu dönem itibari ile işin parasal olarak %63,08 fiziksel olarak %51,63 oranında gerçekleştiği anlaşıldığı, davalı idare tarafından davacıya gönderilen 06/05/2010 tarih ve 2919 sayılı yazıda 2010 yılında çalışmalara başlanılmadığı, iş programının ciddi boyutta aksatıldığının belirlendiği, verilen 20 gün içinde çalışmalara başlanmaması halinde sözleşmenin 26. maddesine göre hareket edileceğinin davacıya bildirildiği, davacı yüklenici 26/08/2010 tarihinde davalı idareye verdiği dilekçesinde mevcut piyasa ve iş şartları nedeniyle imzaladığı sözleşmenin, YİGŞ’nin 48. maddesine göre “yüklenicinin mali aciz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte bildirmesi” durumuna göre işlem yapılması, idare adına gelir kaydedilecek olan teminatın alacaklarından tahsil edilmesini talep etmiş bulunması üzerine bu talep dikkate alınarak davalı idarenin 26/08/2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile taraflar arasındaki sözleşme feshedildiği, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi başlığını taşıyan 19. maddesinde sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında yüklenicinin mali aciz içinde bulnması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bildirmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir düzenlemesi bulunduğu, aynı düzenlemenin YİGŞ’nin 48/1 maddesinde de yer aldığı, böylece sözleşmenin, kanun ve sözleşme hükümleri uyarınca davacının talebi üzerine haklı olarak feshedildiği, kesin teminatın da aynı hükümler gereğince gelir kaydedildiği, davacının, davalı idarenin sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle mali aciz içine düştüğünü belirterek sözleşmenin haksız feshedildiği ileri sürdüğü, davacının tacir ve basiretli bir iş adamı gibi davranmakla yükümlü olduğu, idareye verdiği dilekçenin doğuracağı sonuçları bilebilecek durumda olduğu, davacıya değişiklikler nedeniyle yeterli ek sürenin verildiği, sözleşme bedelinde de değişiklik olmadığı, davacının kapsama alınan ve çıkarılan yerlere itirazı da olmadığı, hakediş ödemelerindeki kısmi gecikmelerin taahhüdün ifasını zorlaştıracak nitelikte olmadığı, hakediş ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle ilave süre uzatımı verilmesi halinde dahi işin fiziksel ve parasal gerçekleşme oranı dikkate alındığında işin süresinde bitirilmesinin mümkün olmadığı ve sözleşmenin feshine engel bir durum oluşmayacağı, belirtilen sebeplerle sözleşmenin 26. maddesi uyarınca feshin koşullarının oluştuğu ve feshin haklı olduğu, sözleşme eki YİGŞ’nin 48. maddesinde sözleşmenin feshi ve tasfiyesi hallerinde yapılacak işlemlerin belirtildiği, sunulan belgelere göre davalının durum tesbit tutanağı ve hesap kesme hakedişi düzenlemediği anlaşıldığı, davacının gerek sözleşme konusu gerekse sözleşme dışı yaptığı imalatlar nedeniyle alacaklı olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalı idare hesap kesme hakedişi düzenlemediği için davacının düzenlediği 13 no.lu hakediş davalıya tebliğ edildiği davalının bu hakedişe itirazlarını bildirmesi için süre verildiği, ayrıca sözleşme dışı imalatlara ilişkin davacının sunduğu ve davalı elemanlarınca imzalanmış 21 adet ataşmanlar değerlendirildiği ayrıca 12 adet hakedişten yapılan %10 kesintiler icmali ve %2 kesintiler icmali listesi getirtildiği, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 05/04/2013 tarihli 2. ek rapordaki hesaplama dosya içeriğine mevzuata uygun ve denetime elverişli bulunduğu, buna göre davacının 13 no.lu hakediş kapsamında emanete alınan 326.513,85 TL dahil olmak üzere toplam 601.376,36 TL, 12 hakedişin tamamamında yapılan %10 teminatlar karşılığı KDV dahil kesinti toplamı olarak 734.328,38 TL ve yine 12 hakedişin tamamında yapılan %2 işletme projesi teslim kesintileri karşılığı KDV dahil 134.805,11 TL, sözleşme dışı imalatlar nedeniyle KDV dahil 178.621,86 TL olmak üzere 1.649,131,71 TL alacaklı bulunduğu anlaşıldığı belirtilerek 1.649.131,71 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, bu bedelden 10.000,00 TL’sine dava tarihinden, geri kalan kısmına ıslah tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi uygulanmasına karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2013 tarihli ve 2011/47 Esas, 2013/182 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 25.11.2014 tarih ve 2014/5468 Esas, 2014/6828 Karar sayılı ilamında; davalı iş sahibinin 26.08.2010 tarihli yönetim kurulu kararı ile sözleşmenin feshedildiği, mahkemece de kabul edildiği üzere davacı yüklenicinin mali aciz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 48. maddesine göre bildirmesi, buna göre işlem yapılması, gelir kaydedilecek olan temanatın alacaklarından tahsilini talep etmiş bulunması ve süre uzatımlarına rağmen işi tamamlayıp teslim etmemesi sebebiyle 4735 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 48. maddesi gereğince sözleşmeyi fesih ve teminatı irad kaydetmekte haklı olduğu, Mahkemece öncelikle davacıya süre verilerek dava dilekçesinde talep ettiği 10.000,00 TL’nin içerisinde hangi alacak kalemi için ne miktarda talepte bulunulduğu açıklattırılıp yargılamaya devam edilmesi gerekirken bu işlemin yapılmadığı, sözleşmenin 9.2.3 maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi ek olduğundan sözleşme dışı imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan şartnamenin 23. maddesindeki yönteme göre hesaplanması gerektiği, sözleşme, davalı iş sahibinin feshi ile sonlandırıldığına göre davalı iş sahibine uygun süre verilerek sözleşme ve eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi ile teknik ve idari şartnameler çerçevesinde fesih tarihi itibariyle işin kesin hesabı çıkartılması gerektiği, davacının, davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte olan 14.01.2011 günlü yazısının davalı iş sahibine tebliğ edildiği tarih itibariyle yazıda belirtilen alacaklar için temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmesi gerektiği, mahkemece öncelikle dava dilekçesindeki alacak kalemleri için talep ettikleri miktar davacıya açıklattırılarak; sözleşme ve eki şartnameler hükümleri çerçevesinde, fesih tarihi itibariyle işin kesin hesabının çıkartılması, çıkartılacak kesin hesabın yükleniciye tebliğ edilmesi, yüklecinin kesin hesaba itirazı halinde, itirazı da eklenerek kesin hesabın mahkemeye gönderilmesi için davalı iş sahibine uygun süre verilerek, çıkartılan kesin hesaba itiraz edilmemişse, sözleşme dışı işler dışındaki davadaki alacak kalemleriyle ilgili üzerinde uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre hüküm kurulması, sözleşme dışı imalât bedellerinin de hükme esas alınan raporu veren bilirkişi kurulundan alınacak gerekçeli ve denetime elverişli belirtilen biçimde araştırılıp Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 23. maddesi hükmüne göre hesaplattırılarak davanın sonuçlandırılıp, davalı iş sahibi tarafından çıkarılacak kesin hesaba yüklenici tarafından itiraz edilmişse yine yukarıdaki paragraflarda belirtilen hususlar dikkate alınarak, tarafların itirazları da gözönünde tutulmak suretiyle tasfiye kesin hesabının bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla çıkarılarak, teminat kesintileri yönünden de iade koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün taraflar lehine bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; taraflar arasında imzalanan … ili, … ilçesindeki muhtelif cadde ve sokakların pis su ve yağmur suyu kanalizasyon inşaatının yapımı işinin davalı yüklenici tarafından üstlenildiği, işin yapımına başlandıktan sonra davacı yüklenici şirketin mali acze düşmesi üzerine 26/08/2010 tarihli dilekçesine istinaden sözleşme eki niteliğindeki yapım işleri genel şartnamesinin 48, sözleşmenin 26 ve 27, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 19,25/f ve 26 maddeleri gereğince davalı şirketin yönetim kurulunun 26/08/2010 tarihli ve 182 sayılı kararı ile feshedildiği, üçüncü bilirkişi heyeti ek raporunun denetime elverişle ve dosya kapsamına uygun nitelikte olduğu, anılan ek rapor doğrultusunda davacının davalıdan 134.305,11-TL %2 oranındaki hakediş kesinti alacağını sözleşmenin 33.12 maddesi gereğince sözleşmede belirtilen emanete alınan paranın işletme projesinin onaylanmasından sonra gerçekleşen iade koşulu oluştuğundan davalıdan talep etmekte haklı olduğu, diğer taraftan dava konusu olan ve davalı kurum tarafından davacının hakedişlerinden kesilerek emanet hesabına alınan 44.941,95-TL kısmi gecikme cezasının da sözleşmenin “ödeme yeri ve şartları” başlıklı 12. maddesinin 2 bendinde yer alan düzenleme kapsamında gecikme nedeniyle davalı idarenin süre uzatımı vermesi gerektiği dikkate alındığında hukuki dayanaktan yoksun olup davacıya iadesi gerektiği, diğer taraftan dava konusu 13 no.lu hakediş alacağı yönünden ise; benimsenen 13/12/2021 tarihli ek rapor ve toplanan delillere göre davacının 13 no.lu hak edişinin davalı tarafından ödenmediğinin sabit olduğu, ek rapor kapsamı da dikkate alındığında davacının yapılan kesin hesaba göre 13 no.lu hak ediş alacağının KDV dahil 1.030.202,62-TL olup davacının talebine konu 593.876,36-TL alacaktan ek raporda hesaplanan 44.941,45-TL alacak mahsup edildiğinde davacının davalıdan 548.934,91-TL 13 no.lu hak ediş bedeli alacağının tahsilini talep edebileceği, öte yandan taraflar arasındaki sözleşmenin “İşe Başlama ve Bitirme Tarihi ve Gecikme Halinde Alınacak Cezalar” başlıklı 10.2.2 maddesi gereğince; davacı yüklenici tarafından onaylanmış iş programındaki aylık iş tutarını tamamlayamadığı takdirde harcanmayan kısmın sözleşme bedelinin % 0,06 (onbinde 6) oranında günlük kısmi gecikme cezası kesileceği belirtildiği, her ne kadar davacı yüklenicinin hak edişlerinden kesinti yapılarak ve kısmi gecikme cezası altında emanet hesabına toplam 44.941,45-TL aktarılarak davacıya ödenmemiş ise de dava konusu 13 no.lu hak edişi davacı yükleniciye haksız yere ödemediği ve kendi edimini ifa etmediği sabit olan davalı işveren kurumun davacı yüklenicinin edimini yerine getirilmediğinden bahisle uzatılmış süre bitimi olan 22/05/2010 tarihinden 26/08/2010 olan infisah tarihine kadar geçen süre yönünden gecikme cezası uygulayarak yaptığı hak ediş kesintilerini emanet hesabına almasının açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu nedenle de dava konusu 44.941,45-TL kesinti alacağının da davacıya iadesi gerektiği, diğer taraftan ek raporda davalı tarafından işletme projesi yapımı için dava konusu işin bulunduğu yerde asfalt altında kalan baca ve ızgara kapaklarının bulunması için yapılan harcamanın belgelenmesi halinde ise; 53.675,57-TL’nin davacının alacağından mahsup edilebileceği belirtilmiş ise de; dosya kapsamında buna yönelik davalı kurumun iç yazışmaları haricinde davalının bu konudaki ödeme iddiasını kanıtlar nitelikte delil bulunmadığından, sözkonusu miktarın davacı lehine hüküm altına alınacak miktarlardan mahsup edilemeyeceği, yine davacının dava konusu diğer taleplerinin de haklılığının da dosya kapsamında usulüne uygun deliller ile kanıtlanamadığı kanaatine varılmakla; davalı kurum yönünden davacının kendisine muhatap ve dosyada örneği mevcut 14/01/2011 tarihli yazıya 26/01/2011 tarihinde cevap verildiği ve yazı cevabından önce işbu davanın 18/01/2011 tarihinde açıldığı dikkate alınarak davalı yönünden temerrüt olgusunun 18/01/2011 tarihinde gerçekleştiği kabul edilerek bu tarihten hüküm altına alınan alacak kalemlerine avans faizi işletildiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile dava konusu 134.305,11-TL (KDV Dahil) %2 oranındaki hakediş kesinti alacağının, 548.934,91 TL 13 no.lu hakediş alacağının ve 44.941,45 TL emanet kesinti alacağının dava tarihi olan 18/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Hükme esas alınan raporda aleyhe hususlara itirazları olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini,
2.Mahkemece sözleşme dışı imalatın tamamının reddedilmesinin hatalı olduğunu,
3.Sözleşmenin feshinin haklı olduğu ve irad kaydedilen teminat mektubunun iadesinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin hazırlık işlemlerinin gereği gibi yapılmaması, akdin ifası aşamasında iş programına uygun zamanda imalat yerlerinin teslim edilmemesi, ödemelerin süresinde yapılmaması sebebiyle feshin haksız olduğunu, sadece süre uzatım verilmesinin davacının zararının tümünü ortadan kaldırmadığını, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
2.Davalı Vekili Temyiz Dilekçesinde;
1. Dava konusu 134.805.11 TL (KDV dahil) %2 oranındaki hakediş kesinti alacağının dava tarihi 18/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesinin yerinde olmadığını, yapılan hesaplamada çelişki olduğu, bu çelişki giderilmeden karar verildiği,
2. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden 548.934,91 TL 13 no.lu hakkediş alacağının dava tarihi 18/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
3. Sözleşmenin 10.2.2. maddesi uyarınca idare tarafından yapılan 44.941,45 TL emanet kesinti alacağının dava tarihi 18/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesinin hatalı olduğunu, açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu esas alınarak verilen Yerel Mahkeme hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında 14.05.2008 tarihinde imzalanan “… ilçesi Muhtelif Cadde ve Sokaklar Pis su ve Yağmursuyu Kanalizasyon İnşaatı” işine ilişkin sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle bakiye hakediş bedeli, sözleşme dışı imalât bedeli, haksız fesih nedeniyle irat kaydedilen teminat mektubu bedeli, 12 hakediş boyunca yapılan ve davacının davalı iş sahibine verdiği 14.06.2010 tarihli dilekçesinde belirttiği kesintiler ve emanete alınan alacakların tahsili ile sözleşmenin 32.2. maddesince yapılan nakdi teminat kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu m.19, YİGŞ m.48/1, m.6, m.23
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yapım İşleri Genel Şartnamesi m.48 uyarınca idare tarafından yüklenicinin aciz halinde olduğundan taahhüdünü yerine getiremeyeceğini belirtmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatın gelir kaydedileceği, sözleşmenin feshedilerek tasfiyeye gidileceği belirtilmiş, Yargıtay bozma ilamında da sözleşmenin feshi ve teminatın irad kaydedilmesinin haklı olduğu hususu bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olduğundan davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
3.Bilirkişi raporlarında yüklenici tarafından yapıldığı ispatlanan, idare belgelerinde tespit edilen değerler üzerinden imalat bedelleri hesaplanmış, KDV’ye ilişkin yapılan hesap, sözleşmede öngörülen kesintilerin mahsubu, sözleşme hükümleri ve önceki hakedişlerde kesinleşen hususlar da dikkate alınarak mükerrer kesinti yapılmadığı görülmüş, yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde mahkemece çelişki de giderilmiştir.
4.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraflarca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının taraflara yükletilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
01.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.