Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17462 E. 2022/14290 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17462
KARAR NO : 2022/14290
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesine dayanan tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafın itirazının kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü

K A R A R

Davacı vekili; 13/12/2019 tarihinde davalı … nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olan aracın trafik kazası sonucu hasara uğradığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 40.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 40.387,96 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın usulden reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile davanın kabulüne, 40.387,96 TL hasar tazminatının 21/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalında tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilince sunulan hasar araştırma raporuna göre, davacının araç kiralama firması bulunduğu, bu iş ile uğraştığı, hatta Samet isimli bir arkadaşı ile ortak olarak çalıştığı, kaza sonrasında kazayı yapan sürücünün arkadaşı olduğu iddia edilen araç sahibi ile hiç görüşmediği belirtilmiştir. Dava konusu aracın hangi sebeple sürücünün kullanımında olduğuna dair dosyada bir bilgi yoktur.
Dava konusu sigorta poliçesinde sigorta konusu aracın kullanım şekli “özel otomobil” olarak belirtilmiştir. Sigorta poliçesinde, kiralık araçların teminat dışında olduğu düzenlenmiştir. Hakem Heyetince yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yargılama sırasında yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmış olmadığından, eksik incelemeyle karar verilmiştir.
İspat külfeti somut olayda davalı sigortacıda olmakla, aracın özel araç olarak kullanılmadığını, kiralık araç olarak kullanıldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamalıdır.
O halde hakem heyetince tarafların tüm delillerinin toplanması, davacının özellikle kaza tarihinde rent a car işiyle iştigal edip etmediği, bahsi geçen şirketin ticari defterleri, kayıtları, sözleşme ve faturaları getirtilerek aracın şirket envanterinde kayıtlı ise ne olarak kayıtlı olduğu,
vergi dairesi, trafik tescil birimi ve başkaca ilgili kuruluşlara yazı yazılarak aracın rent a car olarak işletilip işletilmediğinin araştırılması, KABİS (kiralık araç bildirim sistemi) kaydı olup olmadığı, sürücü ile davacı arasındaki ilişkinin ortaya konulması bakımından tüm belgeler toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılarak dava konusu sigortalı aracın rent a car (kiralama) işinde kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesinden sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
2- Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 09/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.