YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18984
KARAR NO : 2022/15541
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına, dosyadan el çekilmesine dair verilen 12.05.2021 tarih ve 2021/İHK-14087 sayılı kararın davacı vekilince süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 26.05.2018 tarihinde davacının yolcu konumunda olduğu ve davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu müvekkilinin %10 oranında malul kaldığını, davalıya trafik sigortalı aracın kusurlu olduğunu, sundukları maluliyet raporu yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davalıya yapılan başvuruya karşın ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ve belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 15.02.2021 tarihli miktar artırım dilekçesiyle talebini 84.418,24 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlenmiş bir rapor olduğunu, anılan yönetmeliğe uygun rapor alınması için talep yazısı yazılmasına karşın davacının bireysel başvuru ile rapor aldığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 88.418,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; dosya kapsamında bulunan üç maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ara karar verildiği, raporun karar verme süresinin son gününe kadar ulaşamama ihtimali nedeniyle ek süre talebine davalı tarafından muvafakat verilmediği, davacının ara kararı uyarınca Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesine müracaat ettiği, pandemi sebebiyle davacıya 17.05.2021 tarihinde randevu verildiğinin davacı vekilince bildirildiği, ancak karar verme süresinin 16.05.2021 tarihinde sona ereceği nazara alınarak, davalının itirazının karar verme süresi içerisinde karşılanmasına yasal sürenin yetişmemesi ve davalının ek süre talebine muvafakat vermemesi nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması ile dosyadan el çekilmesine, davacının zamanaşımı süresinde ait olduğu hukuk mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.09.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %10 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde hem Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hem de Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu açıktır.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davalının bu raporu kabul etmediği gerekçesiyle, kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne göre adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten 19.01.2021 tarihli ve %9.3 oranlı kök ve 26.01.2021 tarihli ve %14 oranlı ek maluliyet raporu alınmıştır.
Davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından ise dosya kapsamındaki her üç maluliyet raporunda belirlenen oranlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacı tarafından rapor alınması için ara kararı verildiği, davalının 2 aylık süre uzatımına muvafakat vermediği, ara kararı gereği davacının Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesine müracaat ettiği, pandemi sebebiyle BT çekimi için 17/05/2021 tarihine randevu verildiğini bildirdiği, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12 hükmü uyarınca iki aylık süre içinde karar verilmesi gerektiği, karar verme süresinin 16.05.2021 tarihinde sona ereceği, karar verme süresi içerisinde gelmesi beklenen raporun henüz hazırlanmadığı gerekçesiyle; dosyadan el çekilmiştir.
Her ne kadar 5684 sayılı Kanun’un 30/12. maddesi gereği, İtiraz Hakem Heyeti dosyanın kendisine intikalinden itibaren 2 ay içinde kararını vermek zorunda ise de, bu sürenin tarafların muvafakati ile uzatılmasına yasal bir engel bulunmadığı; ancak, davalının itiraz ettiği maluliyet raporundaki eksikliğin tamamlanmasına ilişkin usuli işlemlerin yapılmasına muvafakat vermeyişinin TMK madde 2’deki iyiniyet kurallarına uygun düşmeyeceği ve korunmayacağı hususları da gözetilerek inceleme yapılması gereklidir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 15.09.2020 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde, konusunda uzman doktor bilirkişi heyeti tarafından ve kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı da kurularak düzenlendiği, karara esas alınabilir bir rapor olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması, davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına ilişkin diğer itirazları da değerlendirilip karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, dosyadan el çekme kararı verilmesi bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.