YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17842
KARAR NO : 2009/2803
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …. Köyü 1816 ada 30 parsel sayılı 76083,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar dava konusu taşınmazın 28 kanunu sani 319,554/9694 sh. No: 50, Haziran 1950 tarihli tapu kaydı ile sahip olduklarını belirterek tespitin iptalini istemişlerdir. … …. ve arkadaşları davaya müdahil olarak katılmışlardır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya gore dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1992 yılında yapılmış ve kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Taraflar arasında görülmekte olan dava sırasında Didim Kadastro Mahkemesinin 25.01.2007 gün ve 2003/9 E. – 2007/4 K.sayılı görevsizlik kararının 21.05.2007 tarihinde kesinleştirilerek dava dosyasının Didim Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, mahkemece duruşma açılıp, taraflar usulüne uygun şekilde davet edilerek savunma ve delilleri sorulmadan dosya üzerinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Savunma … Anayasa (m.36) ile güvence altına alınmış olup, H.Y.U.Y.’.nın 73. maddesinde de ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez. (H.Y.U.Y. mad. 73 ). Buna göre, hakim Anayasa ile güvence altına alınan ve H.Y.U.Y.”da da ayrıca düzenlenmiş bulunan iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır. Savunma hakkını kısıtlayacak şekilde, duruşma açılmadan dosya üzerinde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 19/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.