YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7723
KARAR NO : 2023/1508
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/36 E., 2022/159 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satışı yapılan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/2543 Esas, 2021/6759 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 130 ada 1 parsel sayılı, 13.313,36 m² yüzölçümlü taşınmaz, 2010 yılında Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek ve davalılar … ve …’nun müşterek kullanımında olduğu beyanlar hanesine şerh verilmek suretiyle tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, baba isimlerinin tutanağa yanlış yazılması nedeni ile kullanıcılarının tespite yaptıkları itiraz üzerine, … (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi’nin 2010/44 Esas, 2010/6 Karar sayılı kararı ile davacıların baba adının düzeltilmesine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, karar temyiz incelemesinden geçerek 09.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmaz, sonrasında, 6292 sayılı Kanun uyarınca 30.07.2013 – 31.07.2013 tarihinde davalılar adına tescil edilmiş, eldeki dava 09.10.2013 tarihinde açılmıştır.
2. Davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde, dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2/B çalışmaları sonucunda orman sınırları dışına çıkarıldığını ve Hazine adına kayıt edildiğini, zilyet olarak davalılar … ve … adına tespit yapıldığını, ancak, taşınmazın tarafların ortak murisi … tarafından kullanıldığını, ölümü ile mirasçılarının hukuken hak sahibi olduklarını açıklayarak, taşınmaz üzerinde mirasçıların hisseleri oranında zilyet olduklarının tespitine karar verilmesini istemiş, 20.06.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazın dava açılmadan önce satıldığını beyan ederek, tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar … ve … cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın muris babaları …’nun zilyetliğinde iken 1978 tarihinde ölümü ile kendilerine geçtiğini, taşınmazı nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullandıklarını, davacıların taşınmazda kullanımlarının olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.11.2014 tarihli ve 2013/439 Esas 2014/602 Karar sayılı kararı ile, … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar … ve … adına olan tapusunun iptali ile 2/5 payının 1/5 er olarak davacılar adına tesciline kalan kısmının davalılar üzerinde bırakılmasına, davalı Hazine adına açılan davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2014 tarihli ve 2013/439 Esas, 2014/602 Karar sayılı kararına karşı davalılar vekili ile Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/2543 Esas, 2021/6759 Karar sayılı ilamı ile 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan ve sonuçları 05.03.2010 ilâ 05.04.2010 tarihleri arasında ilan edilen kadastroda, dava konusu 130 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalılar … ve …’nun müşterek kullanımında olduğunun belirlendiği ve 6292 sayılı Kanun uyarınca dava tarihinden önceki bir tarihte, kullanım kadastrosu sırasında hak sahibi olduğu belirlenen gerçek kişilere satılarak 30.07.2013 tarihinde davalılar … ve … adına tapuya tescil edildiği, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiği ve taşınmazı satın alan kişi adına tapuya tescil edilip mülkiyet belirlendikten sonra, şahsi hak niteliğindeki şerhe yönelik olarak açılacak davaların dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.03.2022 tarihli ve 2022/36 Esas 2022/159 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın, 6292 sayılı Kanun gereğince, dava tarihinden önce, davalılar Mehmet ve …’nun hak sahibi olmaları nedeniyle satışı yapılarak, 30.07.2013 ve 31.07.2013 tarihlerinde adlarına tescili yapıldığı, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satıştan önceki bir tarihte ve Hazineye yöneltilerek açılması gerektiği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, davalıların beyanları ve ikrarları doğrultusunda ilk hükümde davanın kabul edildiğini, dava konusu taşınmazın ortak muris tarafından yıllarca kullanıldığını, zilyetliğin murise ait olduğunu, taksim olmadığı takdirde bir mirasçının zilyetliğinin, diğer mirasçılar adına sürdürülmüş sayılmayacağını, mirasçılar arasında zamanaşımın işlemeyeceğini, tarafların ortak mirasçıları ile ilgili hiçbir açıklama yapılmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre , uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince satışı yapılan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil davasının dinlenip dinlenemeyeceğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 ve 439/2 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Temyiz edilen İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,15.03.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.