Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/5186 E. 2009/8015 K. 12.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5186
KARAR NO : 2009/8015
KARAR TARİHİ : 12.05.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman tahdidine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar …, … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 142 ada 51, 52, 53 ve 62 parsel sayılı sırasıyla 2800,12167,6630 ve 856 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile 1993 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında kaldığı belirtilerek 52 ve 62 sayılı parsellerin kadastro mahkemesinde davalı olduğundan maliki açık bırakılmış, 51 ve 53 sayılı parseller ise birbirine bitişik olmasına rağmen Hazine adına tespit edilerek kesinleşmiştir.
Davacılar … ve … 29.06.1992 günlü dilekçesinde Orman Kadastro Komisyonunca 2016-2019 orman tahdit sınırları ile 2/B kapsamında gösterilen yaklaşık 25 dönüm taşınmazın mirasen kaldığı ve zilyetlik iddiası ile orman kadastrosunun iptali ile adlarına tescili istemi ile dava açtıkları, dava edilen yerin sonradan kadastro tutanağı düzenlenen 142 ada 51, 52, 53 ve 62 parsel sayılı taşınmazlar olduğu anlaşılmış, Orman Yönetiminin 52 parsel için açtığı dava bu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ve 62 sayılı parselin tamamı ile 51 sayılı parselin (B)=1952 m2, 52 sayılı parselin (A)=8326 m2 ve 53 sayılı parselin (B)=4633 m2 bölümlerinin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında ve tarla niteliğiyle Hazine adına tesciline, bu bölümlerin davacıların zilyetliğinde olduğunun şerh edilmesine, ayrıca; 62 parsel içindeki su kaynağının haftada 6 gün … , bir gün … Akçalının yararlanmasına, 51 sayılı parselin (A)=885 m2, 52 sayılı parselin (B)=3995 m2, 53 sayılı parselin (A)=2252 m2 bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar …, … ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman tahdidine ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 12.05.1992 tarihinde ilan edilen ve dava açılması nedeniyle kesinleşmeyen 6831 Sayılı Yasa uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulması vardır. Genel arazi kadastrosu orman kadastrosundan sonra yapılmış ve aynı yerler için kadastro tutanakları düzenlendiği anlaşılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacılar Halit ve … ‘ün temyiz istemleri aşağıdaki bentte açıkalanan hususlar gözönünde bulundurulduğunda yerinde görülmediğinden REDDİNE,
2) Davalı Hazinenin temyiz istemine gelince; davalı Hazine temyiz dilekçesinde 2/B madde kapsamında kaldığı kabul edilen bölümün dört tarafının devlet ormanı ile çevrili orman sayılan yer olduğu ve bu niteliği ile Hazine adına tescili gerektiğini istemiş olup her ne kadar
-2-
2009/5186-8015

alınan uzman bilirkişi raporunda 2/B ile nitelik yitirmenin yeterli olup olmadığı tam olarak açıklığı kavuşturulmamışsa da Orman Yönetiminin açtığı bu dosya ile birleştirilen Kadastro Mahkemesinin 1997/96-121 sayılı dosyasında yapılan keşifte alınan uzman bilirkişi raporunda 52 sayılı parselin tamamının öncesi itibariyle memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planınında orman sayılan yerlerden olduğu, kısmen orman ağaçları ile kaplı bulunduğu açıklanmış, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile Hazine adına orman dışına çıkarılan ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen dava konusu edilen 2016 ila 2019 orman tahdit sınırları içinde kalan ve daha sonra kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili yer olduğu ve orman içi açıklık kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca

-3-
2009/5186-8015

benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek, çekişmeli taşınmazların tamamının öncesi davalı olması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 30. maddesine göre … hanesi açık olduğu, tüm sınırlarının orman sayılan yer olup, orman içi açıklığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, orman olan taşınmazlar içinde bulunan suyun düzenlemesinin yapılamayacağı ve davalı Hazinenin temyiz dilekçesindeki beyanları da gözönünde bulundurularak dava konusu taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması yerinde değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün I, II, III ve IV numaralı bölümlerinin tümden çıkartılarak bunun yerine “… Köyü 142 ada 51, 52, 53 ve 62 parsel sayılı taşınmazların tamamının 6831 Sayılı Yasanın 11 ve 17. maddelerine göre orman niteliği ile Hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. Maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12.05.2009 günü oybirliği ile karar verildi.