Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/320 E. 2023/1329 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/320
KARAR NO : 2023/1329
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/345- 2022/230
DAVACILAR :1-…
2-…
3-…
4-…
5-… vekilleri Avukat …
DAVALILAR : 1-Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat …
2-…Yönetim Hizm. ve İşl. Ltd. Şti vekili Avukat …
3-…Tekstil San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 03.10.2013
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında görülen iş kazası tespiti davasında verilen ve istinaf incelemesinden geçen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar murisinin davalılara ait işyerinde boyama işi yaparken fenalaşıp ölümüyle sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, meydana gelen kazanın iş kazası sayılabilmesi için sigortalının yürütülmekte olan iş dolayısıyla iş kazası geçirmesi ve olay ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, meydana gelen olayın iş kazası olarak sayılmasının mümkün olmadığını, kurumca yapılan tahkikat sonucu düzenlenen raporda olayın iş kazası olmadığı sonucuna varıldığını, iş kazası tespiti davalarında işverenin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesinin gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı …Yönetim Hizmetleri Şti. vekili, davanın husumetten reddinin gerektiğini, davanın müteveffanın gerçek işvereni olan … Çarşı yönetimine karşı yöneltilmesinin gerektiğini, davalı şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 11/b maddesi gereğince iş kazasından dolayı davalı şirketin sorumlu tutalabilmesi için olayla yürütülen iş arasında illiyet bağı bulunmasının gerektiğini, tanık ifadelerinden müteveffanın geçmişte kalp spazmı geçirdiğinin anlaşıldığını, bu durumda adli tıp raporu alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı …Tekstil Şti vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin13.06.2017 tarihli ve 2017/100 Esas, 2017/108 Karar no sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacılar murisi …’nun 01.03.2005 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile bilirkişilerin ve yerel mahkemenin yaptığı çıkarımlar dışında kalp spazmının nedenini ortaya koyacak başka delil veya bulgu mevcut olmadığını, bu nedenle de dava konusu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyanın davalısı … Yönetim Hizm. ve İşl. Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile davalı şirketin davacıların murisinin işvereni olmadığını, kazanın meydana geldiği … Çarşı’nın işletmecinin …Tekstil olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyanın davalısı …Tekstil vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile İlk Derece Mahkemesince yalnız tespit konusunda karar verildiğini, diğer istemlerin kabulü ya da reddi konusunda da bir karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2019 tarih ve 2019/356-2019/1493 Esas ve Karar sayılı ilamı ile sigortalının kalp krizi geçirdiği tarihteki çalışmasının hizmet sözleşmesine dayalı olduğu, asıl işverenin … Konutları Çarşı Yöneticiliği olduğu, olayın meydana geldiği işyeri kiracısının …Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş. olduğu, olay anında davacıların murisinin işveren adına çalıştığının sabit olduğu, ölümle sonuçlanan ve kalp krizi sonrasında meydana geldiği konusunda uyuşmazlık bulunmayan olayın İlk Derece Mahkemesince iş kazası olarak kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçeleriyle davalıların istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarih, 2019/5362 Esas ve 2020/2646 Karar sayılı ilamı ile;
“Sosyal Güvenlik Kurum müfettişi ve Çalışma Bakanlığı iş müfettişi tahkikat raporlarında, davacılar murisinin işvereni “… … Çarşı Yönetimi” olarak tespit edilmiştir. İş kazasının tespitine yönelik davada, tahkikat raporlarında tespit edilen ve davacı adına sigorta prim ödemesi yapan işverenin 506 sayılı Kanun’un 26 ve 27 inci maddeleri gereğince davada zorunlu hasım olduğu ve bu davanın hak alanını ilgilendirdiği dikkate alınarak, gerçek işverenin yöntemince tespit edilmesi, davaya dahil edilmesi ve yine davalılar arasında hukuki ilişkinin tespiti ile sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru değildir” denilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda ” davacıların murisinin çalıştığı çarşı işyerinin dava dışı Türkiye İş Bankası Mensupları A.Ş. tarafından 1999 yılında on yıllığına …Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş’.ne kiralandığını, yönetim defterine göre ise … Çarşı Yönetiminin ise diğer …Yönetim Hizmet ve İşl. Ltd. Şti. Tarafından yerine getirildiği, Kadıköy Tapu Müdürlüğü’nün 02.08.2021 tarihli müzekkere cevabına göre …,… Mahallesi 1244 ada 40 parsel sayılı taşınmazın tüm bağımsız bölüm malikinin dava dışı Türkiye İş Bankası A.Ş.Mensupları Munzam Sosyal Güvenlik ve Yardımlaşma Sandığı Vakfı olduğu, 06.06.2003 tarihli yönetim planın 5. maddesinde anagayrimenkulün kat malikleri kurulu tarafından yönetileceğinin belirtildiği, tüm dosya kapsamında toplanan delillerden … Çarşı’nın işletmesinin davalı …Tekstil ve San. ve Tic. A.Ş.’ye devredildiği, anılan şirket tarafından ise yönetim yetkisinin diğer davalı …Yönetim Hizm.ve İşletmecilik Ltd. Şti.’ye verildiği, dolayısıyla taraflar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davacılar murisinin iş yerinde boyama esnasında meydana gelen kazanın sosyal güvenlik hukuku anlamında dar anlamda kaza kavramının içinde kabul edildiği, bu sebeple kazanın işin görülmesi süre zarfında ve işin yürütümü sırasında vuku bulduğu gerekçeleriyle olayın iş kazası olduğu kanaatine varılmış ve hüküm ihdas edilmiştir” gerekçesine dayalı olarak;

“Davacının davasının kabulü ile
Davacılar murisinin 01.03.2005 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine,” şeklinde karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile Kurum tarafından tanzim edilen 10.12.2006 tarihli raporda olayın iş kazası olmadığının, ölüm nedeninin kalp spazmı olduğunun açık bir şekilde ifade edildiğini, Mahkeme tarafından müteveffanın bireysel sağlık durumunun kazanın meydana gelmesinde etkisinin bulunup bulunmadığının da araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyanın davalısı …Yönetim Hizm. ve İşl. Ltd. Şti. vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile dava konusu iddiaların zamanaşımına uğradığını, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, İlk Derece Mahkemesince bozma gereğinin yerine getirilmediğini, … Çarşı Yönetiminin davaya dahil edilmesi gerektiğini, halbuki davalı şirketin davacıların murisinin işvereni olmadığını, davalı şirketin Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında yönetici olmadığını, şirkete yöneltilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, yaşanan olayın iş kazası olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dosyanın davalısı …Tekstil Anonim Şirketi vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidildiğini, ilk derece mahkemesi ilamında yalnızca taraflar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin bulunduğu kanaatiyle sorumluluklarına hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, müteveffanın işvereninin …Yönetim şirketi olduğu, ücretlerin bu şirket tarafından verildiğini, sigortalarının bu şirket tarafından yapıldığı ortada olduğunu, …Yönetim şirketinin bağımsız bir işveren olarak sorumlu olduğunun tanık beyanları ile açıkça ortaya konulduğunu, ceza yargılamasında davalı şirketin yöneticisi … kusursuz bulunduğunu, davalı şirket ile diğer davalı …Yönetim şirket arasındaki ilişkinin layıkıyla gözetilmediğini, dava dışı Türkiye İş Bankası Mensupları Vakfı davaya dahil edilmeksizin kurulan hükmün hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıların murisi sigortalının 01.03.2005 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.